Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
172
 

Dijital ruh, muhteşem yalanlar ve mahremiyetin bedeli

Dijital ruh, muhteşem yalanlar ve mahremiyetin bedeli
 

Ben yapmadım o yaptı!


Elektronik ortama eklediğimiz herşey Google tarafından otomatik olarak, hızla arşivleniyor. Bunu artık hepimiz kanıksadık. Bu durum, tıpkı uzayın herşeyi absorbe etmesi gibi Google’ın da kontrolsüz, dev bir dijital arşiv haline gelmesine neden olmaktadır. Kontrolsüz bir şekilde içine atılan herşeyi öğüten, gerçeküstü dev bir canavar artık Google.

İşte bu dev bizim için gece gündüz çalışıp herşeyi sineye çekerken bir yandan da bazı suçlara alet oluyor, ister istemez. Örneğin geçtiğimiz günlerde Avustralya'da bir mahkeme Google’ı sanal alemde paylaşılan her çılgın içerik için yasal sorumlu kabul ederek 200.000$ ödemeye mahkum etti.

Alınan bu karar çok kritik bir kırılma etkisine neden olabilir. Çünkü bu durumda arama motorları ve editörleri sundukları içerikten sorumlu olduklarında her yayın unsurunun kontrolden geçmesi söz konusu olacak. Dolayısıyla, bu kararın sonuçları içeriğin elektronik ortama aktarılma süresinin artmasından, arama motorlarının varlığını sürdürememesine varıncaya kadar kapsamlı bir etki yaratabilir. Sanal alemin kralı, yayınladığı andan itibaren insanların yalanlarına ortak kabul ediliyor...

Yayıncılık ciddi bir mesele, sanal da olsa bu konuda dikkatli olunması, kişiler hakkında yalan yanlış, gerçeğe aykırı durumlara ilişkin bilgilerin yayılmasının engellenmesi gerekiyor.
Hayatta olan kişiler gerçeğe aykırı durumları dava edip haklarını arayabiliyorlar. Kimse bu durumda, sanal dünya bu, “belgesel değil” diyemiyor. Hele de bu yalanları ekranlara taşıyor olsanız neler olacağını bir düşünün...

Bizim ekranlarımızda ise hanedanlık istenildiği gösterilebiliyor. Bir milletin manevi değerleri göstere göstere çiğnenip, padişahların yatak odası istenildiği gibi ifşa edilebiliyor. Evet, bir belgesel değil bu, o zaman neden bizim padişahlarımızın isimleri çekinmeksizin kullanılabiliyor? Bir cihan padişahının kişilik haklarına ve bir milletin saygınlığına neden kimse sahip çıkamıyor?

Kendi tarihimizden bir kesiti alıp telif gerekmeksizin, yüz elli milyon kişiye gönül rahatlığıyla, “böyle yorumlanmış biz de izletiyoruz” ifadesiyle sunabiliyorsak... bir dakika!
Bu konuda biraz kafa yormamız gerekmez mi?
Kendi kendimizi maskara etmek için para aldığımızı mı söylüyorsunuz? Bizim manevi değerlerimiz bu kadar ucuz olmamalı. Ruhumuz o manevi değerlerle besleniyor, güçleniyor. Mahremiyetimiz de o değerlerin bir kalkanı olarak kalmalı... Daha yüksek sesle hep birlikte bu konuda tedbir alınmasını savunmalı, bu görüşü destekleyenlerin de arkasında olmalıyız.

Muhabbetle kalınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 79
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 647
Kayıt tarihi
: 07.04.10
 
 

Sazsız söze ezgiler diziyoruz, birer birer. "Kim" olduğumuzun belli olmadığı bu dünyada K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster