Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
603
 

Dilencilere para veriyor musunuz?

Dilencilere para veriyor musunuz?
 

komikya.blogspot.com


 

Dün Milliyet gazetesinde "Dilenci değil, sanki işadamı" başlıklı yazıyı okuyunca yıllar önce bankada ilk şube müdürlüğü yaptığım dönem aklıma geldi. Dün gazetede çıkan yazıda ise 3 Haziran 2012 tarihinde Adana'da üzerinden 11 bin 518 lira para çıkan dilencinin cebinden bir gün önce de 4 bin 495 TL. sı çıkmış. Zabıta ekipleri ise kabahatler kanununa muhalefetten adama 83 lira ceza keserken, dilencinin üzerinden çıkan paralar ise belediyeye gelir olarak kaydedilmiş. 
 
İlk şube müdürlüğünü küçük bir semt şubesinde yapıyordum. O semtte her sabah yaşlı bir adam hesabına yüklüce bir para yatırıyordu. Ancak dikkatimi çeken tek nokta ise adamın yatırdığı paraların çoğunun bozuk para olmasıydı. Kısa bir zaman sonra o kişi bizim iyi mevduat müşterilerimiz arasına girmişti. Birkaç yıl sonra ise başka bir şubeye tayin olduğumda Süleymaniye camiinin önünden geçerken bizim o hatırlı mevduat müşterimizi caminin önünde dilenirken görünce  bozuk paraların sırrı da ortaya çıkmıştı. O gün, bu gündür sokaktaki hiçbir dilenciye para vermedim. 
 
Kuran-ı Kerim de sadakayla ilgili birçok ayet vardır. Onlardan bir tanesi ise şöyledir.
 
Bakara suresi 273. ayet.
 
Sadakalar kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın, İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir. 
 
İçinde bulunduğumuz bu ay içersinde duygu sömürüsü yapan o kadar çok insan var ki, insanlar da sevap kazanmak için bu sadakaları el açanlara vermekte bir sakınca görmüyorlar. Bazıları ise elinde kalem veya mendil satarak bu duygu sömürüsünü daha başka boyutlara çekmektedirler.
 
Hayır yapmak tabii  ki güzel bir duygu ama bu hayır, hakedilene yapılınca bir anlamı oluyor. Eğer birilerine yardım yapmak istiyorsanız, bunu gerçekten ihtiyacı olana yapmak gerekir. Peki biz bu ihtiyaç sahiplerini nereden buluruz?
 
Ben okulların açık olduğu zamanlarda, arkadaşlarıma da öncülük yaparak, fakir semtlerdeki okullara gider ve okul müdüründen ihtiyaç sahibi çocukların listesini alarak, yanlarına da bir öğretmen almak suretiyle bizzat giyim mağazalarına giderek o çocukları bayramlarda tepeden tırnağa giydirir ve sonrasında o çocukların gözlerindeki mutluluğu görmek  bize yeterdi. 
 
Şu sıralarda, ise fakir semtlerdeki muhtarlar veya camiilerdeki din görevlileri bu fakir kişileri bulmamıza yardım edebilirler. Ancak bütün bunlardan önce ihtiyaç sahibi akraba, dost ve bildiğiniz yakın kişiler varsa bunlara öncelik vermek dinimiz gereğidir. 
 
Bir de yardım kuruluşları var. Ben şahsen hiçbir yardım kuruluşuna güvenmiyorum. Neden mi?
Geçmişte yardım kuruluşlarından ihale alan bazı müşterilerimin verdikleri bilgiler  benim o kuruluşlara olan güvenimi sarmıştı. Adam ülkenin en büyük yardım kuruluşunun açtığı ihaleye giriyor ve örneğin vereceği mala 10 TL. değer biçiyorsa, yönetim bunu 12 TL. olarak kabul ediyor ve 2 lirasını yönetim kendi arasında paylaşıyordu. Daha ilerki yıllarda ise bu yolsuzluklar ortaya çıkmış ve o yardım kuruluşunun bütün yönetim kademesi değişmişti. 
 
Bundan birkaç yıl önce camilerin yanında Deniz Feneri Derneğinin yardım toplama çadırları vardı. Şimdi o çadırları görebiliyor musunuz? Göremezsiniz tabii. Adamların artık yardım toplamaya yüzleri kalmadı ki....Kimbilir belki de zamanında siz de bu derneğe yardımda bulundunuz. Herhalde şimdi hakkınızı helal etmiyorsunuzdur....
 
O bakımdan zekat veya sadaka verirseniz, biraz zaman harcayıp, bu yardımlarınızı gerçekten ihtiyaç sahiplerine yapın. Böylesi daha hayırlıdır. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, Deniz Feneri'nde ben de birkaç kez kurban kestirmiştim. Nereden bilebilirdik ki bizim paralar dolanıyormuş! Kağıt mendille dilenenlere de 5 krş verip, mendili alıyorum; suratlarını görmelisiniz:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 07.08.2012 21:38
Cevap :
Bloglarınızı da, yorumlarınızı da özlemişiz Ata bey. Hayır yapacağız derken dolandırılmak tabii ki hoş bir duygu değil. Kağıt mendil yönteminiz ise gayet güzel. :) Ben de o çocukların yüzündeki ifadeyi görür gibiyim. Teşekkürler, sevgiler....  07.08.2012 22:35
 

Ekonomi ve din kimin umurunda Erol abi. Şimdi herkes kul hakkı peşinde. http://blog.milliyet.com.tr/acilin--ben-muhalifim---kul-hakki-tuzagi-/Blog/?BlogNo=373594 Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 05.08.2012 4:24
Cevap :
Ne yazık ki herkesin kendi çıkarını düşündüğü bir dünyada yaşıyoruz. Teşekkürler, sevgiler...  05.08.2012 13:30
 

Bilirim ki doğru ve düzgün insanlar çok fakir de olsalar dilenmezler, çalışmaya çalışırlar. Ne yardım kuruluşları ne dilenciler bu konuda katıyım. Yerine gideceğini düşünmüyorum. Yardımımı kendi elimle, bildiğim gerçekten yoksul olanlara yaparım Erol bey. Aydınlatıcı yazınıza teşekkürler. Sağlıkla kalın...

Şükran Okyay 
 29.07.2012 11:05
Cevap :
Sizinle aynı görüşteyiz Şükran hanım. Dilencilerin üzerinde çıkan paralar, yardım kuruluşlarındaki usulsüzlükleri duyduğumuzda en iyi yolun görerek, yardım yapmak olduğu da kendiliğinden ortaya çıkıyor. Teşekkürler, saygılar, selamlar...  29.07.2012 16:19
 

Bence biz birçok şeyde olduğu gibi bunda da kafa yormadan, canımızin istediği gibi davranıyoruz...Çünkü yolda gördüğümüz bir dilenciye para vermek zahmetsiz, hem de anlık da olsa içimizi rahatlatan bir şey...Ama gerçek fakiri arayıp yardımı ona bulaştırmak emek gerektirir..!

Arzu Elif 
 26.07.2012 9:53
Cevap :
Yolda acıyıp da para verdiğiniz insanların belki de durumları sizden çok daha iyidir. Önemli olan gerçekten fakir olup da el açamayan kimselere yardım etmek. Teşekkürler Arzu hanım. Selamlar...  26.07.2012 17:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 974
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3404
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster