- Kategori
- Ekonomi - Finans
Dinime küfreden Müslüman olsa bari!

Kesin atın şu kredi kartlarını...Hakaret yemekten iyidir!
“Kriz teğet geçiyor” diye kafayı devekuşu misali kuma gömdükleri yetmedi, bir de üstüne milyonlarca kredi kartı mağduruna hakaret!
“Maaşımla geçiniyorum, kredi kartı borçlarımı ödeyemiyorum, banka ve icra peşimde”…Bu sözleri Türkiye’de kaç milyon insan günde kaç kez sarfediyor?
Kaç insan POS lu sanal tefecilerin elinde, sanal tefecileri de geçtim kaç insan bankaların yüzde 80 lere varan kredi kartı faizlerinden bizar durumda?
Hangi ülkede “kredi kartı mağdurları” diye bir kesim var?
Yıllardır bankaların kredi kartı satışına ilişkin düzenlemeler getirilir, ne işe yaradı? Uygulandı mı?
Kredi kartı borçlarından bizar olmuş insanların karşısına geçip “Kredi kartıyla borçlananları farklı bir yere koyuyorum, onlara da dürüst diyemeyeceğim” diyen kaç ülke Başbakan’ı vardır?
Akıl veriyor; "kredi kartın varsa fazlasını kullanma"!
Çarşaf çarşaf reklamlarla, şöyle bonus, böyle taksit kampanyası diye ortalığa dökülen, yolda yürürken bile önünü kesip kredi kartı satmaya çalışan, kredi kartı müşterisini zamanında borcunu ödediği zaman en kötü banka müşterisi ilan edip, borcunu geciktiren müşteriyi velinimeti ilan eden bankalara ne demeli?
Sistem boyna “tüketin tüketin yoksa batacağız derken”, tüketimi insanların kimliği haline getirirken, asgari ücretle geçinmeye çalışanlara bir değil, iki değil, üç kredi kartı birden sunulurken siz neredeydiniz?
Kredi kartı borçları silinemezmiş, hakkaniyete sığmazmış… haktan bahsedenlere bakınız, bakmaz haline yırtar çulunu!
Ücreti yetmeyen ve bankalara borcunu borçla döndüremeyecek hale gelen çalışan ya da emekliler, bunların arkasından gelen işsizler, harcamaya özendirilen ama parası yetmeyen gençler…hani nerede bunların hakkı, hukuku?
Kartın faizine bile yetişemeyen insanların evi barkı dağılıyor, icralar, hacizler peşpeşe geliyor, maaşlarına emekli ikramiyelerine el konuluyor. Kimileri hiç kimseye bildirmeden adres değiştiriyor, kimlik değiştiriyor, yaşadığı şehri terk ediyor, köye göçüyor veya bulduğu ilk fırsatta bir şekilde yurtdışına kaçıyor. Bir yandanda kredi kartı borcu katlandıkça katlanıyor.
Bir ülkenin Başbakan’ı olarak bu insanların karşısına geçip, onları sahtekarlıkla suçlayamazsınız. Bu insanları ve onların bu sıkıntısını görmezden gelemezsiniz!
Bu insanlara “dürüst değiller” diye hakaret edemezsiniz!
Dürüst olmayanlar; kredi kartı borçlarına yüzde 80 lere varan faizi uygulayan bankalardır.
Dürüst olmayanlar; halkı olmayan parası ile borçlandırarak tüketim yapmaya teşvik edenlerdir.
Dürüst olmayanlar; ekonomik kriz teğet geçiyor diye milleti uyutanlardır.
Bu kadarına pes artık!