​ Tüketim sorumluluğu / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Tüketim sorumluluğu

Yaşamış olduğumuz kriz aslında çoğu insanı yıprattı. Otomotiv sektöründe birçok kişi işsiz kaldı. Döviz kurundaki değer kaybı yüzünden birçok şirket borcunu sürdüremez hale geldi. Bunun yanında kredi veren bankalar kesenin ağzını kapadılar. İyice herşeyi berbat ettiler. Belki onlar da haklı.
Ancak bu kısır döngü ekonomiyi daha da kötüye götürüyor. Bankacılıkta en az hasar gören ülkeyiz ama kredi faizleri hala çok yüksek, hala insanların kanı emilmek isteniyor.
Benim görüşüm ise bu krizi ancak tüketerek aşabiliriz. Türkiye' de parası ve gayrimenkulu olan birsürü insan var ya da parası dolarda olan ya da yıllık yüzde 10 faizle bankada bekleten.
Bir anda eğer yerli mallarımız olan ve krizdeki sektörlerden alışveriş yaparsak hem ülkeyi hem de kendimizi bu krizden kurtarabiliriz. Birçok insan hayır işlemek ister. Ancak düşünün siz parayı yüzde 10 ile bankaya kullandırırken o yüzde 70 kredi faiziyle insanları süründürüyor.
Birey olarak paramızın getirisinin yanında para döngüsünün sonunda kime yarar ya da zarar getireceğine de bakmalıyız.
Parası olan kişiler eğer gelecekten çok da endişeli değillerse gitsinler örneğin araba alsınlar.
Bir araba almakla kaç kişinin, kaç emekçinin belki de işsizlikten kurtulması için çaba sarfetmiş olacaklar.
Benim görüşüm, dinen ya da felsefi olarak zor dönemde yardım etmek insanlığın gereğidir. Fiyatların zaten ucuz olduğu bu dönemde
tüketerek hem kendimize hem ülkemize hem de vicdanımıza katkı sağlamalıyız.
Bu ülke yıllardır tefecilere ve faizle rant sağlayan bir kesime çalıştı. Parası olan insanlar tüketmeli ve bu krizi
beraber aşmalıyız. Şimdi şöyle bir örnek vereyim. Parası olan bir kişi çok sevdiği bir dostu para istese verir. Ancak yaptığı harcama
dolaylı olarak ekonomiyi hareketlendirecek ve dolaylı olarak sevdiklerine ve pek çok insana iş imkanı olarak geri dönecektir.
30 milyara araba alan bir kişi dolaylı olarak belki de 300 milyarlık paranın piyasada hareket etmesini sağlayacaktır.
Bu krizden en güçlü çıkabilecek ülkelerdeniz yeter ki sanayii şirketlerimizi yalnız bırakmayalım.
Bu krizde bankalar da hükümet de o kadar fazla sanayiyi düşünmüyor. Biz Türk vatandaşları olarak paramız varsa tüketelim.
Milyarlarca dolarlık tesisler atıl kalmasın. Unutmayın aldığınız her otomobilde, her ticari araçta ya da her buzdolabında bir
babanın evinin ekmeğini bir gün daha kazanması yada bir firmanın çekini tahsil edebilmesi olanağı yatıyor.
Başka zamanlarda değil, dünya zaten tüketirken değil şu anda tüketmeye ihtiyacımız var.
Zaten yüzde 50 değerlenmiş olan dövizi hala tutup kumar oynamak yerine bozdurup ekonomimize değer kazandırmaya ihtiyacımız var.
Atatürk gibi bir lider olsaydı şu anda zaten bu dediğim şeyler doğal olarak olurdu.
Ancak, tüketelim...
Bankalara da sözüm şu. Aylık faizlerin yüzde 1 lere indiği ortamda yüzde 60, 70 yıllık kredi kartı faizi almak fırsatçılık ve
vatan hainliğidir. Hele krizin insanları vurduğu bu anlarda insanlara destek çıkmak gereklidir. Unutmasın bankalar kapital
onları besleyen tüketici toplumu yok ederse hiç bir şeye ulaşamaz.
Bankacıları ve sermayeyi vicdanlı olmaya çağırıyorum. Şu anda okuduğumuz haberlere göre insanlar tefecilerin elinde oyuncak
olmuş. Neden buna izin veriyorlar...
Devlete sesleniyorum. Ham madde fiyatlarının bu kadar düştüğü bir ortamda alt yapı yatırımları yapmanın tam zamanıdır.
Bu krizden güçlü çıkabiliriz çok etkilenmedik ama ancak doğru adımlar atarsak. Unutmayalım ki 2. dünya savaşında en az
zarar gören Avrupa devletlerinden biriydik ama şimdi bakın geldiğimiz yere savaşı kaybeden Almanya' dan kat kat geriyiz.
Krizler sadece az zarar görmekle değil sonrasında atılan doğru adımlarla fırsata çevrilir.
Harcadığınız her kuruşu ekonomik döngüde kimlere gidecek diye harcayın ve hem kendiniz hem vicdanınız hem de ülkemiz için
bir şeyler yapalım. Buna şu anda çok ihtiyaç var...

 
Toplam blog
: 4
: 582
Kayıt tarihi
: 06.08.08
 
 

Endüstri mühendisiyim. Yazılım sektöründe çalışıyordum ancak bir süredir yüksek lisans yapıyorum. D..