Dişi ağrıyan adam... / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
 

Dişi ağrıyan adam...

Dişi ağrıyan adam...
 

Herif, çadırdan yanağını tutarak ve inleyerek çıkar ; hemen yan çadırda uyumakta olan kirvesine bağırır:

''-Ölürem ağam ölüreem...Yetişş ! ''

Kirve abey, telaşla uyanır ve koca göbeğini sallayarak yaklaşır; korkudan kucağındaki ''Kedisi'' de kaçıverir...

''-Ne oldu yeğenim...Ne zırliiseenn ? ...Sebbah sebbah adami uyandirisen ? Ayıptır lo ! ''

Adam zırlar...

''-Vıy anam, aha bu çürük diş anamı ağlatiir ! Bir toktur yok mudur ? Bu melmekette ?..''

''-Ula sen bilmez gibi konuşuyorsun ? Tokturların yarısını eski kral aslanlara attıydı...Yarısını da bizim eşekler tepti !..''

''-Bre kirvem !..berber.. bir berber yok mudur ? Gel beraber bir berbere gidek de dişi çektirem ? ''

''-Yok olmaz !.. Onların çoğu casus; koltukta dişini teslim edersin ;kellen gider !..

Dur aklıma bir fikir geldi !..''

''-Haydi söylee söylee !..''

Herif, eli yanağında topaç gibi dönmektedir...İskele babasına bu korkaklık pek yakışmaz ya neyse...

''-Haydi hazırlan...Seni Frengistan'a göndereceğim...Orada tanıdığım bir dişçi var...Eeee şeeyy ! ''(Duraklar )

''-Haydi abey...Ben öleceğim yahu !.. Konuşşş !..''

''-Oraya yengeyi, çocukları götüremezsin...Biraz uzun sürebilir...Avradından bu kadar ayrı kalabilir miseen ?''

''-Ula avradı batsın...Ben valizimi hazırlirem !..Sen uçağı çağırıver...''

Herif, ailesiyle vedalaşır. Şato gibi yaptırdığı evinin perdelerini ve çarşaflarını da komşuya ısmarlar...

Yabancı bandıralı bir kargo uçağına binerek ; mayınlara basmadan tıngır mıngır Frengistan 'a gider...

Gidiş o gidiş...Günler günleri...Aylar ayları kovalar...Adamdan ses yok !...

Yakındaki ve ıraktaki tüm ülkeleri merak sarar...Değişik efsaneler uydurulur...

Yok efendim...suikast...falan...Yok efendim...Rabıta ilişkileri falan...filan...

İnsanın da başına hep ''Meraktan '' gelirmiş bazı işler...Ne gerek...baklava börek !..

Gelmişken, dişlerdeki çürük, çarık temizlenir...Beş dolgu, iki takma, üç altın kaplamayla ağız içi halledilir.

Frengistan'lı doktorlar , ''Para peşin; kırmızı meşin '' derler ve alacaklarını ABD Doları olarak oracıkta tahsil eylerler.

Herif, bu arada iki sauna, bir gazino, bir de pavyon ziyaret eder...Bacaklarında mecal kalmaz !..

Tavsiye üzerine bir de ''Geyşalı masaj salonu'' ziyaret etmiştir. Gelmişken ha şuraya ha buraya derken epey dolaşır.

Nasıl olsa, ''Soluğu gevşetmiştir.'' Adamları ''Peşkirleri'' de üşümüşler, evlerine çekilmişlerdir...

Bu fırsatları değerlendirmeden gidemezdi ya ! Telefonun da kapalı tutar...Rahatsız edilmek istemez...

Üzerindeki Frengistan elbiseleri rahatsız etmeye başlayınca aklına şalvarı ve uçkuru gelir...Ne rahattı onlar !..

Herifin uçkuru aklına gelince evdeki hatunu düşünür...Hiç bu kadar ayrı kalmamamıştı...

Genç ve güzel eşi bu kadar yalnız bırakılmamıştı...Sonra...evet..sonra teslim ettiği yerler pek ''Tekin '' değildi...

İçine bir sıkıntı düşer ve hemen akşamki uçaktan yerini ayırtır...Evine geleceği zamanı söylemez...

Sürpriz yapmak ister... Traşını olur...Aynada yeni dişlerini ''Takırdatır ''...Kalın kaşlarını azıcık alır, kibarlaşır !..
...........

Evine doğru yol alırken karısını düşünür ve bıyıklarına ''Hacı yağından '' biraz daha sürer...Hayal eder...

Evine geldiğinde saat gece yarısını biraz geçmektedir...Ama o da ne ?..

İçeriden müzik sesleriyle birlikte garip sesler gelmektedir...

Yahu bu sesler, diş ağrısı seslerine benzer gibidir...Yoksa karısının da mı dişleri ?...

Hayır...Hayır...Bu işte bir bit yeniği vardır...İçeriye yalnız girmemelidir...Hemen kirvesini arar...Gelmesini ister...

Kirvesiyle birlikte gizlice eve girerler...Sesler, yatak odasından gelmektedir...Oraya süzülürler...Kapıyı açarlar ki...

Aman yarabbi !... Karısı bir ''coniyle'' halvet olmuş...Havva-Adem ikilisi gibi...Üryan mı üryan...rezil mi rezil...

Hemen silahına sarılır...Namusunu temizlemek ister...Kadın hemen çarşafa sarılıp...''-Duurrr !!..'' der...

Herif:''- Niye ???'' Der...Kadın şehvetten irileşmiş gözlerini daha da açarak...

''-Bak...Herif...Dinle ..İçinde bulunduğumuz bu şato gibi evi kim aldı biliyor musun ? ''

''-Hayııırr !! ''

''-Çocukları Amerika'da kim okutuyor sanıyorsun ? Coloradodaki apartmanları, Bodrumdaki yazlıkları kim aldı ha ?

'' -???***!!!!....''

''-Kuzeydeki yeni tripleks villayı kim yaptırıyor zannediyorsun ? Hepsini işte bu adam yaptırıyor !..''

Herif bunları duyunca daha da sinir katsayısı artmış...Yanındaki kirvesine dönmüş ve ''acayip'' sinirli soruvermiş ...

''-Kirve !...Ne yapayım ben bu adama ha !!! Ne yapayım...SÖYLE !!! ''

Kirvesi çok sakin bir sesle:

'' -Yeğenim ört üstünü üşümesin...''


 
Toplam blog
: 1521
: 1639
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..