​ Dişi Kuş'u hatırladım / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '15

 
Kategori
Deneme
 

Dişi Kuş'u hatırladım

Osmanlılarda gazete yayınından sonraki zamanlarda mecmua, olarak Vakayi-Tıbbiye, ilk çıkan sağlık dergisiymiş. Ayda bir yayınlanmış iki yıl sonra dergi kapatılmış. Matbaa denilince aklımıza gelen İbrahim Müteferrika, tarihimizde önemli zaman diliminde yer alır. Ortaokulda tarih kitaplarımızda ismi geçmiştir. Türkiye'de ilk matbaa 1729 yılında İbrahim Müteferrika tarafından kurulmuştur. Matbaa resim, yazı, şekilleri deri, kumaş, kağıt gibi malzemeleri üzerine özel teknikle basarak çıkaran, nüshalarda çoğalmasını sağlayan makinedir.Cumhuriyet'ten sonra haftalık dergilerimiz Papağan, Resimli Ay gibi isimlerle basılmış, yayınlanmıştır. Dergiler çeşitli alanlara hitap ederler, özelliklerine göre çeşitleri vardır. Sanat, moda, mizah, edebiyat, turizm, magazinlerdir.                                                          

1955-1960'lı yıllarında rahmetli annemin almış olduğu ''Dişi Kuş''isimli dergiyi yazarak, sizlerle paylaşmak istiyorum. Abimler dünyaya geldikten sonra babama destek olabilme düşüncesi ile giysileri kendisinin diktiğini anlatırdı. Dikiş eğitimi almadan, kendisini yetiştirerek Dişi Kuş'un bilgilerini okuyarak, dikiş sırasına göre biçki yaptığını, ustalıkla diktiğini, anlattığı zamanları hatırlarım. Bir gecede ya pmak istediğini diker, bitirirmiş. Yıllardan sonra atmaya kıyamadığı bu dergilerin örneklerini şu anda ben saklıyorum. Mekine Nakış branşında öğretmenlik yaptığım yıllarda, kursiyerlerime Dişi Kuş'un paftalarını tanıştırmıştım. Dikiş makinelerinde çalıştıkları eserleri inşallah kullanıyorlardır. Geçmişten günümüze kadar gelen kadın ve moda dergileri gündemde kalıyor, yenileri yayınlanıyor. Biz hanımlar dikiyor, işliyoruz. Güzel mekanlarda kullanarak, beğendiklerimizi seçiyor, yaşantımıza yerleştiriyoruz. Dişi Kuş'un ilk sayfalarındaki kadın resimlerine baktığımızda, yüzümüze gülümseme beliriyor, sararmış sayfalarında nezaket yüklü saygınlık yer alıyor. O zamanlarda kadınlarımız neler öğrenmemiş ki...Erkeği ve kadını konuşturan sözleri, bir kadının evinin erkeğini evine bağlayan ilkeleri, duygularını kullanarak, ''önce eşimi düşünmeliyim''anlayışıyla ''nasıl karşılamalıyım'', ''nasıl güzel konuşmalıyım'' asaleti ve sabırlı olmanın değerini anlatan konular mevcuttu. Çok yönlü olan bu dergi, hasta ve çocuk bakımını, ev, bahçe temizliğini, makyaj eğitimini vermiş. Derginin ilaveleri içinde kırmızı, mor, lacivert, yeşil, turuncu renklerde çizilmiş, örneklerle kalıplar mevcut. Hayvan figürlerinin yüzleri ise sürekli gülmüş.                      

Ben bu satırları yazarken, gözlerim doldu fakat sevinçle yazdım. Annemin bu dergiden kültürel bilgileri aldığını şimdi daha iyi anlıyorum. Elleriyle çevirdikleri kollu dikiş makinelerinde kimbilir kaç kadınımızın el emeği göz nuru vardır, sevgilerimle hayal ediyorum onları... İçinde bulunduğumuz yıllarda Dişi Kuş'a benzer dergiler pekala yayınlanıyor, belki daha iyi olanları mevcut. Geleceğin filizlerini yetiştirecek olan annelerimize ve tüm basın kuruluşlarına teşekkür ederim. Dişi Kuş'u unutmayacağız...

 
Toplam blog
: 24
: 122
Kayıt tarihi
: 25.08.15
 
 

1962 Yılında İzmit'te Doğdu.1981 İzmit Kız Meslek Lisesi ve Akşam Sanat Okulu Resim Bölümü'nden m..