- Kategori
- Haber
Dışişleri Baykal'ı doğruladı ve Abdullah GÜL’e de yakışmadı…

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalede bulunmaması hususunun, Türkiye ile ABD arasında 22 Eylül 2003’te imzalanan hibe anlaşmasının ön koşulu haline hiçbir zaman gelmediğini, Türkiye’nin, bu anlaşmayla tek taraflı müdahale konusunda bir taahhütte bulunmadığını bildirerek bir açıklama yapıyor.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada:"Anlaşma uyarınca Türkiye’ye taksitlerle verilmesi öngörülen 1 milyar dolar hibenin ödenmesi sürecinde, Türkiye’nin Irak’a tek taraflı müdahalesi söz konusu olursa, ABD tarafı ödemenin geri kalanını askıya alma hakkına sahipti. Nitekim tek taraflı müdahale halinde anlaşmaya esas teşkil eden anlayışın ortadan kalkacağı anlaşmada kayıt altına alınmıştı. Bu, ABD’yi bağlayan tek taraflı bir karardı.”
Yani ne olmuş diye baktığımızda, Sayın Dışişleri Bakanı hemşerimiz Abdullah GÜL’ün ısrarla “Yok böyle bir anlaşma” dediği aslında var. İmzalanmış, Bakan Babacan 22 Eylül 2003 de bu antlaşmayı imzalamış.
Peki, neden “Yok böyle bir anlaşma” diye inkâr yoluna gidiyorsunuz? Yakışıyor mu “Devlet adamı” olarak olan bir şeyi olmamış gibi göstermek.
Bakanlık açıklamasına devam ediyor: “Onay için TBMM’ye sevk edilmeyen ve yürürlüğe hiçbir zaman girmeyen bu anlaşmaya ilişkin unsurların kamuoyunun dikkatine bir kez daha sunulmasında yarar görülmüştür" diyor.
Neden TBMM’ye sevk edilmediği, neden yürürlüğe girmediği ayrı bir konu, ona bakılır. Yine yapılan açıklamalara göre, sözüm ona “ekonomide iyileşme olmuş da bu hibe ve kredinin kullanılmasına gerek kalmamış” mış.
Evet… Deniz BAYKAL’ın iddia ettiği gibi 22 Eylül 2003 tarihinde böyle bir sözleşme imzalanmış. Bu sözleşmeye göre ABD, hibe ve kredi koşulu olarak kendi limitlerini belirtmiş. Bu sözleşme şu ya da bu nedenle de yürürlüğe hiçbir zaman girmemiş, girememiş.
Girmesi için gereken koşul, sözleşmenin TBMM’den geçmesi idi. AKP, bu sözleşmeyi bir nedenle TBMM’ne getirmemiş ve yürürlüğe de girmemiş. İptal ettiğini, daha doğrusu “Vazgeçtiğini” de ABD’ye bildirmiş.
Şimdi sormak gerekmez mi Sayın Abdullah GÜL ve AKP’ye…
Hani böyle bir antlaşma hiç imzalanmamıştır…
İşte “Temel sıkıntı” buradadır. Millet adına hareket eden iktidar, milleti nereye götürdüğünü millete anlatmamaktadır. Sıkıntımızdan biri de budur.
Konuları işlerine geldiği gibi ortaya koymakta, işlerine gelmeyeni de yalanlamaktandırlar.
Kendileri meydanlarda istedikleri gibi konuşmakta bir sakınca görmemektedirler. Ama başkaları konuşunca, bakın ne oluyor.
Gazetelerden haber yine…
“Erdoğan'dan Bahçeli'ye dava… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı bir yazılı açıklamada, 'kişilik haklarına saldırıda bulunduğu' iddiasıyla Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli aleyhine Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 20 bin YTL'lik manevi tazminat davası açtı.”
Sen meydanlarda herkese her şeyi söylerken bir şey yok da, sana söylenince mi “Hukuk” aklınıza geliyor?
Ki o hukuk hakkında “Matematiği yok” diyordunuz.
Anlamadık gitti doğrusu…
07 TEMMUZ 2007