Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1342
 

Dişlerimize ne kadar iyi bakıyoruz?

Dişlerimize ne kadar iyi bakıyoruz?
 

Yemek yerken, konuşurken, sosyal hayatımızda görevlerini yerine getiren dişlerimiz için yeterli bakımı sağlamak ve onları sağlıklı tutabilmek, çok başarılı olmadığımız bir konudur. Kimimiz ihmalkarlıktan, kimimiz vakitsizlikten, kimimiz de elinden geleni yapmasına rağmen bir türlü istediği sonucu alamamaktan dert yanarız. Aslında doğru bilgiler ile doğru ağız ve diş bakımının sağlanması, düşünüldüğü kadar zor ve ulaşılamaz bir hedef değildir.

Ağız Bakımı İlk Dişler ile Başlar

Ağız ve diş bakımı, ilk dişlerin ağızda görülmesiyle başlaması ve ömür boyu devam etmesi gereken bir süreçtir. Çürük yapıcı bakteriler, ilk dişlerin sürmesiyle birlikte barınacak, beslenecek ve üreyecek yaşam alanlarına kavuşurlar. Çocuğun anne sütüyle başlayan beslenme süreci biberonla beslenme ve katı gıdalarla beslenme şeklinde gelişim gösterirken, ağız hijyenini kendi başına sağlayacak becerileri geliştirmekten henüz çok uzaktadır. Çocuğun bu ihtiyacı, anne baba tarafından ve her öğün sonrası karşılanmalıdır. Bunun için nemli bez ya da parmak fırçası ile macun kullanılmadan temizlenmesi gereklidir.

Çocuk Ebeveynlerini Taklit Ederek Öğrenir

Süt azı dişlerinin ağızda görülmesi, ortalama 2-3 yaşlarına denk gelir. Diş fırçasını tek başına kullanmaya başlaması için uygun bir dönemdir. Bu dönemde asıl istenen şey, çocuğun dişlerini fırçalama alışkanlığını kazanmasıdır. Çocuğun anne babasını dişlerini fırçalarken görmesi hatta ağız bakımının hep beraber yapılması, bu alışkanlığın kazanılmasında büyük rol oynar. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, çocuğun dişlerini fırçalamayı zorunlu olarak değil de oyun olarak görmesini sağlamaktır. Diş fırçalamayı eğlenceli bir aile aktivitesi haline getirmek, çocuklar için üretilmiş diş fırçası ve diş macunları kullanımı çoğu zaman işe yarar. Çocuk macunları, çocukların seveceği aromalar içerdiğinden zaman zaman yenilebilirler. Bu yüzden macun çok az miktarda kullanılmalı, çocuğun macunu yutmamasına dikkat edilmeli ya da diş hekiminiz tarafından aksi önerilmedikçe florid içermeyen çocuk macunları kullanmaya özen gösterilmelidir.

6-12 Yaş Arası: Karışık Dişlenme Dönemi

İlk kalıcı dişler, ortalama 6 yaşlarında ağızda görülmeye başlar ve süt dişlerinin yerlerini kalıcı dişlere bırakması 12 yaşlarına kadar devam eder. Bu süreler, çocuklar arasında farklılık gösterebilir. Gerçekleşen bu değişiklikler, ağız ve diş sağlığı açısından da önem arz eder. Çocuklar, sürme ağrıları yüzünden ya da süt dişlerini kaybetmenin verdiği kaygı nedeniyle dişlerini fırçalamaktan vaz geçebilirler. Ailenin çocuğa süt dişlerinin yerini delikanlı/genç kız dişlerinin aldığını, bu değişimin büyümelerinin bir parçası olduğunu anlatarak ve gerekirse ödüllendirme yoluna giderek teşfik etmeleri hem çocuğun psikolojik gelişimi hem de ağız hijyeni açısından önemlidir. Karışık dişlenme döneminde ailenin olumlu yönlendirmeleri, ilk sürekli dişlerin ağızda görülmeye başlamasıyla diş hekiminiz tarafından uygulanan koruyucu ve önleyici tedaviler ve erken dönemde kazandırılan hijyen alışkanlıkları sayesinde bu sancılı dönem, çürüksüz ve sağlıklı bir şekilde atlatılabilir.

Her Yöntem, Doğru Yöntem Değildir

Ağız ve diş bakımı hakkında hepimiz öyle ya da böyle pek çok şey duyuyoruz. Bunlardan en yaygın olanı, dişleri karbonat ile temizlenin çok iyi bir bakım ve beyaz dişler sağlayacağıdır. Karbonat, bazı diş macunlarının içeriğinde de bulunabilen bir madde olmasına karşın çok az ve özel olarak ayarlanmış oranlardadır. Dişleri karbonat ile temizlemek, geçici bir beyazlık kazandırsa da etkin bir temizlik sağlayamayacağı gibi ileride ciddi diş problemlerine ve renklenmelere neden olabilir.

Dişleri sert fırçalamak da akla ilk anda geldiği kadar iyi bir fikir değildir. Diş fırçalarının kılları, gerek yetişkinler gerekse çocuklar için üretilmiş olsun, belirli sertlik derecelerinde ayarlanmışlardır. Gereğinden fazla kuvvet uygulayarak temizlemek, diş yüzeylerinde aşınmalara, diş etlerinde tahriş ve çekilmelere neden olabilir.

Son günlerde en çok konuşulan teknik ise, dişleri bal ile temizlemektir. Bal, gerçekten de doğal antimikrobiyaller içeren bir besin maddesidir. Yararları tartışılmayacak kadar çoktur. Ancak; dişlerin temizliğinde kullanabilmek için balın hiç bir katkı maddesi içermeyen ya da hiç bir işlemden geçmemiş doğal bal olduğundan emin olmak gerekir. Laboratuar şartlarında bile zor anlaşılan bal kalitesi ve şeker içeren yapışkan bir madde ile dişlerin temizlenmeye çalışılması sonucu ortaya çıkabilecek sorunları düşününce, bu iş için üretilmiş diş macunlarını kullanmak, diş macunu kullanmak istenmiyorsa da fırçayı ıslatarak dişleri temizlemek daha doğru bir karar olacaktır.

Asla Geç Değildir!

Etkin bir ağız ve diş bakımı alışkanlığı kazanmak, çocukluk çağlarında daha kolay olsa da asla imkansız değildir. Ağız içindeki mevcut sorunların giderilmesi, hem ağız içindeki mikroorganizma sayısını kontrol altına alınması hem de yeni bir başlangıç yapmanız için ön koşuldur. Bununla birlikte sizin için en uygun teknikler, diş hekiminiz tarafından öğretilebilir. Öğrendiğiniz teknikleri doğru uygulayana ve bunu alışkanlık haline getirene kadar sık görüşmeler sonrası yıllık düzenli kontroller ile ağız sağlığınızın devamlılığınızı sağlayabilirsiniz.

Mutlu ve sağlıklı gülüşler dilerim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5735
Kayıt tarihi
: 17.12.11
 
 

1981 Samsun doğumluyum. Kendime ait klinikte diş hekimi olarak mesleğimi yapmaktayım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster