- Kategori
- Haber
Diziler sakıncalı mıdır ki?

Pek çok kişinin hayatında büyük bir önem taşıyor pek çok dizi. Ve tutkunu olduğumuz dizilerin bir kısmı mercek altına alınmış. "Bazı" dizilerin "bazı" karakterlerinin "bazı" tavır ve huyları, "bazı" kişileri rahatsız etmiş besbelli.
Haberde adı geçen dizilerin bazı bayan karakterlerinin kişileri rahatsız etmelerinin sebebi; Türk aile yapısına, örf ve adetlerine ters düşecek tavır ve davranışlarda bulunmaları. Yani aslında evli olmasına rağmen başkasıyla ilişkide olmak, evli olmadığı halde flört dönemini uzun tutmak, ve belki de kendi ayakları üzerinde tek başına durabilmek...
Türk aile yapısına aykırı bulunan karakterler arasında "Yaprak Dökümü"ndeki Ferhunde, "Kavak Yelleri"ndeki Canan, "Aşk-ı Memnu"daki Firdevs var. Bu karakterler insanları evlilik dışı ilişkilere ve boşanmalara özendiriyormuş!Yani iddiaya göre, insanlar "Aaaaaa Ferhunde kocasını aldatıyor, o zaman ben de aldatayım" diyerek Ferhunde'yi örnek alıyor. Normal şartlarda, normal (ortalama) bir zekâya sahip olan biri, dizi oyuncularının olumsuz yönlerini örnek almaz. Alındığını iddia eden biri varsa, bazı yetişkinlerin zihinsel gelişiminin henüz tamamlanmamış olduğunu düşünmüş olmalı kanımca...
Çocukların dizilerden etkilenmeleri kaçınılmazdır, çünkü onların zihinsel gelişimleri henüz tamamlanmamıştır ve hayal güçleri had safhadadır; dolayısıyla, gördükleri herhangi bir şeyden kolaylıkla etkilenebilirler (Çizgi film karakterini örnek alarak uçmaya çalışan çocukların haddi hesabı yoktu mesela). Yetişkin olup da bir dizideki karakterden etkilenen biri ise, ya kör cahildir ya da zekâsından şüphe edilmelidir.
Öğrencilerimde gözlemlediğim ve dikkatimi çeken en önemli şey, konuşma tarzları mesela. Geçen yıl kızlar önce Avrupa Yakası'ndaki "Selin" gibi konuşuyorlardı ("Oha falan oldum yaniii"). Sonra "Şahika Koçarslanlı" taklidi yapmaya başladılar (Ayy bebeğim, kalitemi bozdurttun işte). Erkekler ise, önce "Burhan Altıntop" gibi konuşmaya başladılar (Hep benim başıma geliyiii, ağzını burnunu dağıtıcam senin), şimdilerde tamamen "Recep İvedik" şivesiyle konuşuyorlar (Nasıl bir şiveyse, "e" sesleri hep kapalı sesletiliyor).
Sınıfta uyguladığım küçük testleri eğlenceli hale getirmek için öğrencilerden, testlere kendi adlarını değl de, seçtikleri bir rumuzu yazmalarını istiyorum bazen. Ve erkek öğrencilerin, futbolcu isimleri yazanlar hariç genellikle "Polat Alemdar" ismi yazdıklarını farkediyorum. Birkaç tanesini kenara çekip sebebini sorduğumda, ona hayranlık duyduklarını, onun çok güçlü olduğunu, çok iyi silah kullanabildiğini vs. söyleyerek afallamama sebep oldular!
Yani onlar çocuk, hepsi ilköğretim öğrencisi; dolayısıyla ekranda popüler olan kişilerden etkilendikleri için onları suçlamıyorum. Ama yetişkinlerin etkilendiklerinin iddia edilmesi komik ve aynı zamanda saçma geliyor kulağa.
Dizilerin incelemeye alınmasında gerekçe olarak "Çocuklar için sakıncalı" olduğu söylense belki anlarım, ama gerekçe olarak "Türk aile yapısına aykırı" olarak gösterilmesi tuhaf değil mi sizce de? Gerçek hayatta halihazırda var olan şeylerden birer kesit sunan diziler nasıl Türk aile yapısına aykırı olabilir ki?
Ben hiç "Makbule ile Burhan uzun süredir flört ediyor, ben de edeyim o zaman" diyen bir şahıs görmedim, duymadım. Yetişkinlerin boşanmaya, aldatmaya ve flörte diziler yoluyla özendiğini düşünmek, toplumumuzdaki insanların akıl sağlığıyla ilgili onlara hakaret etmektir diye düşünüyorum.
Evlilik dışı ilişkiler, uzun süren flörtler zaten geçmişten beri vardı ve hep var olacak, bu kaçınılmaz. Ama bunların gerçekleşmesinin sebebini dizilere bağlamak ne derece gerçekçi, orası bilinmez. Diziler sadece eğlence aracı. İnsanlar günün yorgunluğunu ve stresini atmak için uzaktan kumandalarına başvuruyor; çünkü eğlenmenin ve stres atmanın en ucuz yolu bu...
Diziler gerçek hayatı yansıtırken, ortalama bir zekâya sahip olan bir insan olumsuz davranışlara özenmek şöyle dursun, kendine onlardan ders çıkarabilecek ve ibret alabilecek kapasiteye sahiptir. Kısaca, Türk insanı aptal değildir ve aptal yerine konmamalıdır...
<özlem boral="">özlem>
Haberde adı geçen dizilerin bazı bayan karakterlerinin kişileri rahatsız etmelerinin sebebi; Türk aile yapısına, örf ve adetlerine ters düşecek tavır ve davranışlarda bulunmaları. Yani aslında evli olmasına rağmen başkasıyla ilişkide olmak, evli olmadığı halde flört dönemini uzun tutmak, ve belki de kendi ayakları üzerinde tek başına durabilmek...
Türk aile yapısına aykırı bulunan karakterler arasında "Yaprak Dökümü"ndeki Ferhunde, "Kavak Yelleri"ndeki Canan, "Aşk-ı Memnu"daki Firdevs var. Bu karakterler insanları evlilik dışı ilişkilere ve boşanmalara özendiriyormuş!Yani iddiaya göre, insanlar "Aaaaaa Ferhunde kocasını aldatıyor, o zaman ben de aldatayım" diyerek Ferhunde'yi örnek alıyor. Normal şartlarda, normal (ortalama) bir zekâya sahip olan biri, dizi oyuncularının olumsuz yönlerini örnek almaz. Alındığını iddia eden biri varsa, bazı yetişkinlerin zihinsel gelişiminin henüz tamamlanmamış olduğunu düşünmüş olmalı kanımca...
Çocukların dizilerden etkilenmeleri kaçınılmazdır, çünkü onların zihinsel gelişimleri henüz tamamlanmamıştır ve hayal güçleri had safhadadır; dolayısıyla, gördükleri herhangi bir şeyden kolaylıkla etkilenebilirler (Çizgi film karakterini örnek alarak uçmaya çalışan çocukların haddi hesabı yoktu mesela). Yetişkin olup da bir dizideki karakterden etkilenen biri ise, ya kör cahildir ya da zekâsından şüphe edilmelidir.
Öğrencilerimde gözlemlediğim ve dikkatimi çeken en önemli şey, konuşma tarzları mesela. Geçen yıl kızlar önce Avrupa Yakası'ndaki "Selin" gibi konuşuyorlardı ("Oha falan oldum yaniii"). Sonra "Şahika Koçarslanlı" taklidi yapmaya başladılar (Ayy bebeğim, kalitemi bozdurttun işte). Erkekler ise, önce "Burhan Altıntop" gibi konuşmaya başladılar (Hep benim başıma geliyiii, ağzını burnunu dağıtıcam senin), şimdilerde tamamen "Recep İvedik" şivesiyle konuşuyorlar (Nasıl bir şiveyse, "e" sesleri hep kapalı sesletiliyor).
Sınıfta uyguladığım küçük testleri eğlenceli hale getirmek için öğrencilerden, testlere kendi adlarını değl de, seçtikleri bir rumuzu yazmalarını istiyorum bazen. Ve erkek öğrencilerin, futbolcu isimleri yazanlar hariç genellikle "Polat Alemdar" ismi yazdıklarını farkediyorum. Birkaç tanesini kenara çekip sebebini sorduğumda, ona hayranlık duyduklarını, onun çok güçlü olduğunu, çok iyi silah kullanabildiğini vs. söyleyerek afallamama sebep oldular!
Yani onlar çocuk, hepsi ilköğretim öğrencisi; dolayısıyla ekranda popüler olan kişilerden etkilendikleri için onları suçlamıyorum. Ama yetişkinlerin etkilendiklerinin iddia edilmesi komik ve aynı zamanda saçma geliyor kulağa.
Dizilerin incelemeye alınmasında gerekçe olarak "Çocuklar için sakıncalı" olduğu söylense belki anlarım, ama gerekçe olarak "Türk aile yapısına aykırı" olarak gösterilmesi tuhaf değil mi sizce de? Gerçek hayatta halihazırda var olan şeylerden birer kesit sunan diziler nasıl Türk aile yapısına aykırı olabilir ki?
Ben hiç "Makbule ile Burhan uzun süredir flört ediyor, ben de edeyim o zaman" diyen bir şahıs görmedim, duymadım. Yetişkinlerin boşanmaya, aldatmaya ve flörte diziler yoluyla özendiğini düşünmek, toplumumuzdaki insanların akıl sağlığıyla ilgili onlara hakaret etmektir diye düşünüyorum.
Evlilik dışı ilişkiler, uzun süren flörtler zaten geçmişten beri vardı ve hep var olacak, bu kaçınılmaz. Ama bunların gerçekleşmesinin sebebini dizilere bağlamak ne derece gerçekçi, orası bilinmez. Diziler sadece eğlence aracı. İnsanlar günün yorgunluğunu ve stresini atmak için uzaktan kumandalarına başvuruyor; çünkü eğlenmenin ve stres atmanın en ucuz yolu bu...
Diziler gerçek hayatı yansıtırken, ortalama bir zekâya sahip olan bir insan olumsuz davranışlara özenmek şöyle dursun, kendine onlardan ders çıkarabilecek ve ibret alabilecek kapasiteye sahiptir. Kısaca, Türk insanı aptal değildir ve aptal yerine konmamalıdır...
<özlem boral="">özlem>