Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
691
 

Doğmamış güneşlerin yasındayım...

Doğmamış güneşlerin yasındayım...
 

O üç ana için takvimler 6 Mayıs 1972’nin üzerinde dondu…  

O sabah da Ankara’ya güneş doğdu…  

Ama o sabah 3 ananın yüreğindeki güneş bir daha doğmamak üzere battı…  

Deniz, Hüseyin, Yusuf yoktu artık…  

Yüreği güneşsiz bırakılan analarından UTANIYORUM!  

Gözlerini kırpmadan, 2 yaşındaki çocuktan 80 yaşındaki nineye kadar tecavüz edenler, bizler evlatlarımızı koklamaya kıyamazken töre uğruna gencecik kızlarını öldürenler, dedelerin ninelerin üç kuruş emekli maaşlarını çalmak için yaşlı insanları katledenler, kolay para kazanmanın açgözlülüğüyle körpecik bedenleri zehirleyen uyuşturucu tacirleri ellerini kollarını sallayarak ülkemde dolaşırken tek suçları vatanlarının bağımsızlığını, halklarının mutluluğunu, insanlarının eşitliğini isteyen Deniz’ine Hüseyin’ine Yusuf’una bir daha doyasıya sarılıp koklayamayan analarından UTANIYORUM!  

Bu ülkeyi emperyalist güçlerin işgalinden kurtarmak, tam bağımsız Türkiye hayalini gerçekleştirmek için Kurtuluş Savaşı’nda kanlarını akıtan iki dedenin torunu olan ben tek suçları “Kahrolsun Emperyalizm”, “Tam Bağımsız Türkiye”, “Halkların Kardeşliği” sloganları şiarları olan Deniz’in, Hüseyin’in, Yusuf’un hayalini gerçekleştiremeyip tam bağımsız Türkiye çatısı altında işe, emeğe, insana saygılı, barış içinde yaşayan bir toplum olamadığımız ve acılarını hafifletemediğimiz için analarından UTANIYORUM!  

Ülkemin topraklarının parsellenip, kurumlarınınsa özelleştirme adı altında yabancı sermayeye satıldığı, benim paramın Dolar – Euro karşısında pul olduğu ve hatta T.C. Devletinin resmi parası olan TL. ile çok katlı alışveriş merkezlerinin Türk malı satılmayan mağazalarında Türk parası geçmediği için alışveriş yapılamayan, güney sahillerini süsleyen tatil merkezlerinde Türk parası geçmediği için konaklanamayan ülkemde benim yabancı kılındığım, “hedefimiz tam bağımsız dimdik kendi ayakları üzerinde duran Türkiye” nutukları atanların “sömürüye son” diyen Deniz’i, Hüseyin’i, Yusuf’ u ve daha nicelerini "asmayalım da besleyelim mi?" söylemlerinden eylemlerinden gelinen noktada ilkokul çocuklarının dahi yurtdışında yaşama hayalleri kurduğu ülkemde, ülkesini ve halkını kendi yaşamlarından çok seven Deniz’ in, Hüseyin’in, Yusuf’un çocuklarını okşayamayan, torunlarının ilkokula gittiğini göremeyen analarından UTANIYORUM!  

Onların o inançlı, umutlu, sarsılmaz söylemleriyle o vatan ve halk sevgisiyle dolu gözleriyle tanıştığımda ben çocuktum, onlarsa bana ağabey yaşlarındaydı, oysa şimdi hepsi çocuğum yaşında. Ben genç oldum, ilk maaşımla anneme hediye aldım, anne oldum, orta yaşlı oldum, babaanne olacağım oysa onlar gençliklerini yaşayamadılar, orta yaşlı olamadılar, baba olamadılar, dede olamadılar… Deniz’in, Hüseyin’in, Yusuf’un şimdi benim ağabeyim olma yaşını ellerinden aldılar, onları benim çocuğum yaşında bıraktılar ve ben oğullarının ilk maaş hediyesini, orta yaşlarını, baba oluşlarını, dede oluşlarını göremeyen, babaanne olamayan analarından UTANIYORUM!  

Ve anne yüreğimden taşan evlat sevgimle delikanlımın pırıl pırıl umut dolu, inanç dolu gözlerine bakarken "annem seni çok seviyorum, seni hiç yalnız bırakmayacağım, yaşlandığında da sana ben bakacağım” diyen sevgi dolu sesiyle mutlandığımda hep yüreğimin bir yanı acıyor... Çok acıyor… Yaşlandıklarında yanlarında olamayan, 6 Mayıs 1972 günü oğullarının “ annem seni çok seviyorum” deme hakkı ellerinden alınan Deniz’ in, Hüseyin’ in, Yusuf’un analarından UTANIYORUM! !  

HEM DE ÇOK UTANIYORUM!  

Ve yüreği güneşsiz bırakılan bütün analar adına İSYAN EDİYORUM…  

Sevtap Özkahraman  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Demişti ya büyük şair "... ben yanmasam.. sen yanmasan.. nasıl çıkar...." Toplumsal histerinin mantık dokusunda birilerinin yanması gerekiyormuş, bu günkü hale gelebilmemiz için. Ve daha bir çok karanlıklarımızın olduğu gerçeği de beni korkutuyor. En çok annelerinin yerinde olmak istemezdim. Işıklar içinde yatsınlar.

Ahmets 
 17.05.2011 15:06
 

''Halkın ulusu, rüzgârın kardeşiydi onlar / ateşin övündüğü üç alınteri nebisi / bir şafak vakti zulmün dehlizinde/yiğitlik anıtı süsledi bedenleri...Halkın ulusu, rüzgârın kardeşiydi onlar / ölüme taviz vermedi hiç biri''...R.Durbaş'ın bu şiirini okuyorum çocuklara...mayısı unutmayan çocuklara...eyvallah...

nedim üstün 
 12.05.2011 13:13
 

"Annem seni çok seviyorum, seni hiç yalnız bırakmayacağım, yaşlandığında da ben bakacağım." Mediha teyzenin çok gereksinim duyduğu bir zamanda geldi bu sözler blogla birlikte. Ancak, duysa da artık çok geç, alzheimer'in pençesinde yaşama tutunmaya çalışıyor Mediha teyze. Üç yıl önce yaptığımız söyleşide Yusuf'un mezarına gidip gitmediğini sorduğumda; "mezarına gidip ne yapacağım, toprağa mı sarılayım" diye yanıtlamıştı. Yalnız yaşadığı evinde bir kare fotoğraf bile bulundurmuyordu, "o" diyordu sadece. Duygulu yazınızın çıktısını abla Emel öğretmene verdim, okudu. Supcin öğretmenin dediği gibi sadece yüreğinin kanadığını hissedebiliyorsunuz. Size sonsuz selam ve saygılarını iletmemi istedi. Mediha teyze, güneşe doğru yol almakta 39 yıldır özlemini çektiği, yüreğini dağlayan Yusuf'una doğru... Selam ve saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 07.05.2011 12:31
Cevap :
Lütfen sizde Emel Öğretmene ve Mediha teyzeye benim saygılarımı iletin...  08.05.2011 16:05
 

Asıl utanması gerekenler (bırak utanmayı, yerin dibine giresiceler) acaba bir gün olsun bu ülkeye, bu ülke insanına yaptıklarıyla gelecek nesillerin kendilerini nasıl lanetle anacağını, adlarını nasıl tiksintiyle okuyacaklarını düşünmüş olabilirler mi? Her yıl Deniz'leri hatırasını bayrak yapanların, onları kucaklayanların, onları sevgiyle, hasretle ananların sayısı arttıkça, onların canına kastedenler halkın gözünde daha çok küçülüyor, daha çok rezilleşiyor, daha çok adileşiyorlar.

hazandagüzeldir 
 07.05.2011 5:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 573
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 739
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

1958 Balıkesir doğumluyum. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü mezunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster