Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
387
 

Dolgu malzemesi

Dolgu malzemesi
 

Aşkların nedense hep iki kişilik olduğu düşünülür. Bir kaçan vardır bir de kovalayan, bir seven bir de sevilen, bir erkek bir de kadın. Bütün şiirler böyle anlatır aşkı, kitaplar hep böyle aşklardan bahseder, filmlerde iki kişilik aşkları anlatır. Ben bir tek “selvi boylum al yazmalım" filmini hatırlıyorum. Orda da Türkan Şoray- Kadir İnanır aşkı anlatılıyordu, Ahmet Mekin dolgu malzemesiydi sadece.

Dolgu malzemesi; hani bütünü tamamlamak için kullanılan aslında pek de bir özelliği olamayan üstü genelde başka bir parlak bir maddeyle kaplanan materyal. Gerçek aşklar da böyledir sadece bütünü tamamlarlar bu üçüncü kişiler. Ya kıskandırmak için kullanılmışlardır ya da hedef şaşırtmak için belki de birini unutmak için. Sonucu belli olduğu için genelde istemem yan cebime koy havaları vardır. “duygularımı sezemiyorum, sen yine de kendini fazla kaptırma gibi laflarla hep bir açık kapı bırakılır. Bu arada bazı aile fertleriyle tanıştırılır, şiirler yazılır arada sırada, düğünümüzde arabamız şu renk olsun gibi laflar edilir kaçmasın diye. Sonra zamanı gelince terk edilir. Kıskanan kıskanmıştır veya aile fertleri kandırılmıştır. Bak işte başkasıyla denedim olmadı diye. Asıl aşıkların parıltısı kapatır üstünü.

Ben size onların yani üçüncü kişilerin, dolgu malzemelerinin bakış açısını anlatmak istiyorum. Önceleri acaba doğru kişi mi diye düşünürsünüz. Mantığınızla duygularınız arasında kalırsınız. Onun hep kaçacak gibi durmasına anlam veremezsiniz. Sonra yavaş yavaş ağına düşersiniz. Zannedersiniz ki aşk mücadele ister ne kadar mücadele edersen o kadar iyi olur. Seni seviyorum , pembe pancurlu evimiz olacak , hiç ayrılmayacağız cümleleri havada uçuşur. Şiirler yazılır, kapısında beklenilir, hediyeler alınır. Nihayetinde “ben senden önce başkasını sevdim onu unutamadım ama yine de seninle görüşebiliriz sen iyi bir insansın” gibi bir cümleyle terk edilirsiniz. Anlamazsınız şaka zannedersiniz olanları. En yakınlarınıza anlatırsınız, onlar da hep aynı cümleleri kurar size “ verilmiş sadakan varmış ya evlensen de öğrensen ne olacaktı” ya da “zamanla geçer unutursun zaman her şeyin ilacıdır” veya” başkasını bul çivi çiviyi söker” Anlatırken de aşık oldum diyemezsiniz gururunuz engel olur söylemenize “ ona karşı zaafım var hala “ dersiniz ne güzel laf değil mi ona karşı zaafım var. Midenizde kocaman bir kazık vardır artık hazmedemezsiniz oturur midenize. Sonra kendini sorgulama başlar niye ben diye kendinizi salak gibi hissedersiniz nasılda anlamadım diye. Oysaki defalarca tüyoları vermiştir. Ama siz anlamazsınız anlamak istemezsiniz. Hayatınız değişmeye başlar zaman geçtikçe daha asabisinizdir. Dostluk kavramı ve aşk kavramı hayatınızdan çıkar. Yoktur öyle şeyler ne dost ne de aşk sadece arkadaş vardır. Onunla gittiğiniz yerlere gitmeye cesaret edemezsiniz içiniz acır yüreğiniz sızlar. Sadece müzikten ibaret olduğunu zannettiğiniz şarkılar ne kadar da anlamlıdır artık hele birde ayrılık şarkısıysa. Karşınıza bazen yeni birileri çıkar ama sırf diğerinin acısı geçmediği için cesaret edemezsiniz yeni bir aşka midenizdeki kazık engel olur buna. Zaman geçer saçlarınız ağarır biraz ama unutmazsınız. Zaman hiçbir şeyi çözmez unutturmazda. Allah’a dua edersiniz oda çeksin benim çektiklerimi diye, beklide çekiyordur ama siz bilemezsiniz bunu. Günler geçer fakat kazık durur olduğu yerde.

Terk edene ne mi olur? Onu ben de bilmiyorum. Çok da merak ediyorum aslında o neler hisseder diye kullanır atar ve unutur mu hemen acaba? Vicdan azabı çeker mi, yoksa ben ona söyledim anlamadı diye mi düşünür. Kalbi sızlar mı hiç cezasını çeker mi ya da cezalı mıdır gerçekten belki asıl suçlu sizsinizdir kimbilir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aşk denilen oyunda başrol herkese kısmet olmuyor:)) oyun arkadaşınız başkasını tercih etti diye aşka küsmeyin hocam, bu bir oyunsa yanlış insanla karşılaşmış olmanız doğru insana giden yolda size sunulan bir engeldi. siz o engeli geçtiniz inşallah hakettiğiniz mutluluk kapınızdadır.

berceste berceste 
 04.11.2007 22:53
Cevap :
tercih edilmemek yada beğenilmemek kabul edilebiir ve anlaşıır bir durum. kötü olan kullanılmak aslında hiç sevilmemişken seviliyormuş gibi yapmak. ben hala kendimi kandırılmış hissediyorum. filmin şimdiki bölümünü merak ediyorsanız söyleyim; sanırım sen haklı çıktın. Doğru insanı buldum:) yakında evleneceğim. sevmenin ve mutluluğun ne dmek olduğunu yeni yeni anlamaya başladım. umarım Allah herkeze kendine uygun ve seven bir eş nasip eder.  06.11.2007 12:37
 

Evet, ben de terkedilenlerdenim, hem de dolgu malzemesi olduktan sonra terkedilenlerdenim. Benim sizden bir farkım var, ben hala onun hayatının kıyısından izliyorum olanları. İzlemek zorunda kalıyorum aslında. Yine bir dolgu malzemesi bulup, benzer duyguları yaşıyor ve yaşatıyorlar, hiç acımadan ve üzülmeden. Hani onları üzen olmuş ya bir zamanlar, intikam alıyorlar sanki diğer insanlardan... Umarım bu yaralar sarılır yüreklerimizdeki ve biz de tekrar yaşamaya cesaret edebiliriz:) Sevgilerimle,

Sadece Sen... 
 08.06.2007 9:36
Cevap :
teşekkür ederim. ben midemde koca bir kazıkla yaşıyorum ve hala hazmedemedim . umarım bir gün herkez yaptığı hatayı anlar ve herkez mutlu olur...  09.06.2007 23:05
 

Çok güzel anlatmışsınız ayrılık acısını. Ben de bunu hep merak ederim. Hani ona da biri aynen bunu yaşatsın deriz ya gerçekten yaşar mı acaba aynı acıları? Yani ilahi adalet tecelli eder mi eninde sonunda? Bunu yaşayan biri varsa ve paylaşırsa memnun olacağım.

turkuaz75 
 23.02.2007 17:12
Cevap :
merhaba yorumun için teşekkür ederim. beni birilerinin anladığını bilmek bile mutluluk veriyor. Bende senin hakkında bilgi sahibi olmak ve bir kaç bloğunu okumak isterdim ama nedense ulaşamadım? kendine iyi bak...  25.02.2007 23:25
 

Hoşgeldin aramıza ilk yazınızdaki depresif duygularınızı umarım daha sonra üzerinizden atabilirsiniz. Milliyet blog bu konuda mükemmel bir paylaşım aracı. Saygı ve sevgiler...

drgayemm 
 08.02.2007 14:58
Cevap :
merhaba ilk bloğuma ilk yorumu siz yaptınız. teşekkür ederim. bundan sonra daha iyimser bloglar yazacağım umarım onlarıda okur ve yorum yazarsınız.  28.02.2007 23:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1337
Kayıt tarihi
: 10.01.07
 
 

35 yaşındayım, bekarım. Kayseri'de bir meslek lisesinde öğretmenim. Uzun yıllar mesleki teknik eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster