- Kategori
- Şiir
Dolunayda Yontulan O Kadın

Amber Gokken
Amber Gokken'e
Sen yoksun yüzün yok hiçbir bakışta seğirmiyor yüzünün kırık dalı
Üşüyor çıplak kavakların üzerinde yıldızlar ve rüzgar
Kuşlar donup kalmış karanlığın buzdan perdesinde
Yalnızım dünyayla başbaşayım
Gülüşüm çıplak bir dala konmuş kuş gibi
Yeryüzü lekesiz beyaz toprağı süren
Madeni eriten eller uzandılar gülhatmilere
Dünyayı değiştirmekten söz eden yüreklerle
Gözlerinin kırlangıçlarını şafağa salan gece
Gülünce açılıyor yüreğinin penceresi
Şiirin kozasını örmekte zaman
Kelebeklerin kanatları altında
Rahmaninov'un adıyla başlıyorum
Cehenneme su taşıyan deliyim
Yüzümüzü suskulara gömdük demiştik oysa
Ince bir su gibi sol yanımda
Çocuk gözlerinin elası
Yığdığımız korkularımızı
Ve sevgiyi söküp içimizden
Düş kuyusunun insansız karanlıkların içinde
Bilinmez sürgünlere yolladığın
Turnaların acısını
Bir kez daha yenildi
Ama yanılmadı burda hayat
Yanmış kapıların küllerinde
Sessizliğinde dilsiz taşlarına
Yıkık köprülerin acı gülümseyişine
Mor yıldızları döverek
Denizden çıkıp nehir yoluyla
Ulaştırdık tarla kuşlarının
Uçtuğu uçurumların
Ucunda bildik yaşamayı
Yırtılmış yelkenler gibi
Kanatları rüzgarlar
Gördük güldeki kan kırmızı dudakları
Yeryüzünün ilk sevişme anı
Kelebek kanadında
Güllere konmuş yabanıl ilk dokunuşun
Ürküttüğü ilk kadına Lilith dedik adına
Yaşamın herkese yeten
İlk meyvesiydi bir düş ağacının
Dolunayda yontulan o kadın
Mehmet Özgür Ersan 09 Ağustos 2017 kadıköy