​ Domat tezler / Sağlıklı Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '08

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
 

Domat tezler

Domat tezler
 

search.everyzing.com


Babadan gelen İstanbullu genler sebebi günahım!

Hem Egeli geçinirim; hem de “Domates” yerim!

Hayatımda hiç “Domat” diyemedim; sanki vitamin C zengini domatesin çok umurunda!

Macerayı seven, hovarda ruhu; yüzyıllar önce Kristof Kolombus’un peşine takılmasına, Avrupa’ya göç etmesine neden olmuş!

Avrupalı; kendi gelene şöyle bir baktıktan sonra “ Kırmızı! Bu şey zehirli olmalı “ Keçinin tanımadığı ot…” “En iyisi biz önce Amerikalıyı süs bitkisi olarak kullanalım; görünüşü de pek güzel” Demişler.

Avrupa mutfağına girmek için ne kadar bekledi?

Domatesliğinden ne kadar ödün verdi? Verdi mi?

Hiçbir bilgim yok lâkin sarı renkli armut biçiminde; insanoğlunun istediği şekle bürünmüş, asimile olmuş domatesleri gördüğüm an içim cız etmişti!

Avrupalının mutfağına girmeyi başaran özgün domateslere; tanışma döneminde her nedense ilginç bir kısıtlama getirilmiş!

“Bekâr kızlarımız domates yemesinler!”

“ Neden kardeşim?”

“Cinsel isteği kamçılar, görmüyor musun kor ateşler gibi yanıyor”

Günümüzde: Domatesin çekirdeği kırmızı ve seksi değil. Hiç kimse, mevsimsiz seradan gelene, ucuz olana çabuk bozulana rağbet etmesin!

Domates dediğin, yamru yumru irili ufaklı olmalı; mis gibi kokmalı!

Yazın yenmeli, kışın ona hasret çekilmeli!

Bolluk her zaman bereketin simgesi olamıyor!

Emek tarlada çürüyor! Toprak yüzünü ekşitiyor! Hormon, ilaçlama çiftçiyi yiyip bitiriyor! Milletimizi hiç tanımadığı illetlerin pençesine teslim ediyor!

Dünya gözünü yavaş, yavaş olsa da açmaya başladı. Biz de küllerimizden doğalım! İster cennet elmasından (rivayete göre, domatesin diğer bir adı) İster demirbaş gıda yumurtadan başlayalım!

Biyolojik adımlar atalım! İyi doğru güzel; nerden gelirse gelsin, örnek alalım!

Sırf kendi sağlığımız için merhamete gelelim! (Beni; bir nebze olsun tanıyanlar, becerikli kanatlılar için de Yüceden merhamet dilediğimi bilirler.)

Tanrının, çayır çimende yaşamasını uygun gördüğü canlıları: Karanlık, dar, dışkı kokan mikrop yuvası mahpushanelerden azat edelim!

Biz zaten hep böyle yapardık da; elin oğlu aklımızı çeldi!

Gel gör ki, elin oğlu yüz seksen derece çark etti!

Ürkek gıt gıt gıdakların, mesuliyetini çilli horoza devretti!

Gökten yerden gelebilecek tehlikeyi anında fark edebilen, çoluk çocuğu hemen uyaracak “Haşmetli Horoz” işsiz güçsüz bir baba ve eş konumundan ibiğini sıyırdı sayılır!

Sanki biz yapamazmışız gibi; elin oğlu kolayca yer değiştirebilen mobil kümesler icat etmiş! Neden? Yeşillik seyrelince, arazinin, otu çiçeği, böceği çimeni daha bolca bölgesine “ Kanatlıların karavanını”

çekivermek için tabiî ki! Kanatlılar mutluluktan sadece kanat çırpmıyorlar, halis muhlis yumurtalar yumurtluyorlar!

Halis yumurta, essah seksi kızıl derili Amerikalı, bol soğan, ince

kıyılmış yeşil taze acı biber ile menemen yapalım!

Has undan yapılmış köy ekmeğini de sizler getirin!

Yemesek de yanında yatalım!

17-Eylül- 2008 Çarşamba 23.53

Çanaklıköy
 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..