- Kategori
- İlişkiler
Dostlarım benim için çok önemlidir.

Dostlarla içilen bir bardak sıcak çayın keyfi
Hepimizin aradığı huzur… Evet, etrafına huzur saçan, gözlerinin içi gülen insanlar olsun istiyoruz yanı başımızda. İnsan herkesle arkadaş olabilir ama dostluk başka bir şeydir. Dost olmayı başarmak çaba ister, çok emek ister. Dostluk emek ister. Sevgi emektir. Birlikte ağlamak ister dostuyla insan, birlikte gülmek, sırrını paylaşmak, gerekirse bir ömür geçirmek ister.
Dostlar birbirlerine her şeyden önce gerçek anlamda güveneceği kişilerdir. Maddi çıkar beklentileri yoktur, sevgi saygı temelinde paylaşımları vardır. Gerçek dostunun bir acısında yüreği sızlar, sevincinde de gerçekten yüreğiyle paylaşır. Olumlu gelişmeler yaşadığında kıskanmaz, arkasından dolaplar çevirmez, konuşmaz. Zor günlerinde dostunun yanındadır. Acı söylese bile doğru söylemekten yanadır dostunun iyiliği için. Çünkü onlar bir değer paylaşıyorlardır. Maddi manevi her konuda desteği birbirlerine verebilmek için yanındadırlar.
Aynen hep bildiğimiz şu hikayedeki gibi;
“Bir gün cephede göz gözü görmüyor. Siperde bir asker en iyi arkadaşının meydanda düştüğünü görmüş. Komutana gidip, arkadaşımı alabilir miyim demiş. Komutan, olmaz o zaten çoktan ölmüştür diye reddetmiş. Asker ısrar edince komutan razı olmuş. Asker, nasıl olduysa arkadaşını sırtlayıp sipere getirmiş. Komutan demiş ki: Bak sana demiştim arkadaşın çoktan ölmüş. Oraya gittiğine değmedi. Asker demiş ki: Komutanım, ben yanına gittiğimde hala yaşıyordu. Ve onun son sözlerini duymak benim için dünyalara bedeldi. GELECEĞİNİ BİLİYORDUM DOSTUM. GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…”
Oysa arkadaşlık kavramı daha basite indirgenebilir. İnsan yaşadığı çevrede birçok tanıdığı vardır, hoş sohbetler ettiği, bir şeyler paylaştığı, güldüğü. Eğlence, hoş zamanlar geçirme yönünde insanın belli bir düzeyde beraber olduğu kişilere arkadaşım diyebilir. Bu, işyerinden arkadaşımdır, mahalle arkadaşımdır, okul arkadaşımdır bunun gibi daha birçok sayılabilir.
Toplumda, birisinin sırtına basıp da yükselen, çelme takıp düşüren kişiler o sırtına bastığı veya düşürdüğü kişilere de arkadaşım demiyorlar mıydı? Gerçek arkadaşlık, dostluk sıradan arkadaşlık sözcüğüyle uzaktan yakından ilgisi olmamalıdır. Gerçek arkadaş, dost, diğerinin sırtına basıp yükselmeyi düşünmez. Sıkıntısıyla mutlu olmaz.
Kalite sadece günlük alışverişlerimizde düşündüğümüz bir şey değildir. Dostluk da kaliteli yaşanırsa uzun ömürlü olur. Ancak günümüzde her şeyi hızla tükettiğimiz, her şeye çıkar penceresinden baktığımız ve kalitesiz ilişkiler yaşadığımız için insan ilişkilerimiz de bundan etkilendi. Kimseye güvenemez olduk. Kimseye sırtımızı dönemez olduk neredeyse. Kuşkularla yaşamayı öğrendik.
Ama ben bu konuda kendimi çok zengin hissediyorum. Arkadaşlık ve dostluk adına kendimi çok şanslı buluyorum. Çünkü ben seçici biriyim. Herkesle dost olamam, ama olduklarımı da ömür boyu taşırım. Onların her şekilde acısıyla tatlısıyla yanlarında olmak isterim. Benim kırmızı çizgilerimi geçip içeri girebilenler benim gerçek dostlarımdır.
Hz. Mevlana demiş ki; Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.
Aşklar biter ama dostluklar ölmez. Onlarla içeceğim bir bardak sıcak çayın keyfi hiç bir şeyde yaşanmaz.