- Kategori
- Şiir
Düğümlü gece

En içten şarkılar kadar güzel,
En güzel şarkılar kadar içtendiniz hepiniz.
Siz benimle öyle güzeldiniz ki
Salt dört duvara bakarken değil
Durup dururken de özledim sizi
Gülerken de özledim
Hatta sesinizi bekledim dar ve ıssız ıstasyonlarında şehrin
Oysa bir yağmur yağsa o anda dünyaya
Ve toprağın kokusunu duysam
Dinginliğimi yitirecektim.
Ama her nasılsa karanlıkta yağmur yağmıyor
Ve kimliğini kıskanıyordı gece.
Düğümlü, hazin, boş boş bakan
Hastalıklı bir gece.
Şimdi ben ağlarım da kimseler bilmez
Kayıp bir dukhaya ağlar gemiciler
Trenler son seferini yapar Ankara’ya
Çocuklar daha bir usludur uyuyakalmak için
İşçiler üçüncü vardıyadan dönme bir yorgunlukla
Böler yalnızlığının yarısını sessiz evlerin,
Ben daha bir düşünür olurum
Bu ıslaklığı.
Sonra,
Sabahçı kahvelerinde ‘’Handan’’ çalar,
‘’Adını bilmediğim kuşlar’’uçar üstümde
Bir Sadri Alışık daha anlar
Menekşe gözlerde vefa olmadığını
Ama ben ağlarım kimseler bilmez
Kimseler. Anlamaz benim ağladığımı
Sade gemiciler bilir ve mırıldanırlar
İç sesimden bir Zeki Müren şarkısını
Ama unutmamak gerekir ağlamamayı
Size gelince, yine size .
Bak ‘’Ne güzel şey size yoldaşım diyebilmek’’
Durup dururken ya da salt dört duvar arasında değil öyle
Sözcükleri abanarak yüzünüze ve
Kalabalıkta dahi herkesi unutarak
‘’Yoldaşım’’ diyebilmek size
Bu köhne gecede bu mahur gecede
Ah ! En içten şarkılar kadar güzel
En güzel şarkılar kadar içtendiniz hepiniz…