- Kategori
- Özel Günler
Dünya çevre günü ve çevre bilinci

5 Haziran günü tüm dünyada ve ülkemizde Dünya Çevre Günü olarak kutlanmaktadır. Bu tarih 1972 yılında Stockholm’de toplanan “Birleşmiş Milletler Çevre ve İnsan Konferansı”nın yıldönümü olan tarihtir.
Çünkü bu konferansta BM “temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamanın temel bir insan hakkı olduğunu karar altına almıştır. Toplantının gerçekleştirildiği günde Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmiştir.
Biz insanlar için çevre üstünde yaşadığımız toprak, soluduğumuz hava, içtiğimiz sudur. Özetle bizi çevreleyen doğal yapıdır. Bu doğal yapının kirlenmesi, dengesinin bozulması, başta doğal hayat olmak üzere insanoğlunun yaşam kalitesinin bozulması ve dünyanın yaşanmaz hale gelmesidir.
Dünyada 19. Yüzyılda başlayan ve 20 yüzyılda hız kazanan sanayileşme süreci ve şehirleşme sürecindeki hatalı politikalar sonucu ne yazık ki dünyanın doğal dengesine büyük zararlar verilmiştir. İnsanoğlu kendi eli ile adeta kendi mezarını kazmıştır.
Bu süreç küresel ısınma ve iklim değişikliği ile vahim bir dönemece girdiği 21 yüzyılda en çok önem verilen konular arasına girmiştir. İster geri kalmış, isterse gelişmiş ülke olsun insanoğlunu dünyanın tek çatısı altında yaşadıklarının farkına varmasını sağlamıştır.
Artık tehlike çanları sınır aşan hale gelmiştir. Çevre sorunları küresel ısınma Uluslararası kuruluşların birinci gündemi haline gelmiştir. Yaşanan doğal afetler, sel baskınları, kuraklık dünyanın gıda güvenliğini tehlikeye soktuğu gibi, insanlığın can güvenliğini de tehdit eder hale gelmiştir.
Her ne kadar gelişmiş bazı ülkeler bu süreci kendi lehlerine kullanmanın yollarını arasalar da, geçmişte yaptıkları gibi enerji kaynaklarının yanında su ve gıda kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için politikalar uygulasalar da, sorunun çözümü için tüm dünya ile ortak hareket etmek zorundadırlar.
Tabii ki artık geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde bu tehditleri ve tehlikeleri gözardı etme lüksüne sahip değildirler. Geleceğin dünyasının küresel iklim değişikliğinin meydana getirdiği yeni baskılarla şekillendirilmek istendiğinin farkındadırlar. Bu nedenle bu sorunlar karşısında istikrarlı ve akıllı çözümler üretmek mecburiyeti ile karşı karşıyadırlar.
Bu ülkelerden birisi de ülkemizdir. Tüm sektörleri ile çevre sorunlarının çözümü noktasında birlik ve beraberliğe büyük ihtiyaç vardır. Ticari rekabet uğruna çevrenin gözardı edilmesi, geleceğimizin yok edilmesidir. Politikaları güçlü kılan ve başarıya götüren kesimlerin birlik ve beraberlik içinde sorunların çözümünde çalışmalarıdır.
Tabii ülkemizde çevre sorunlarının çözümü için ister resmi ister sivil toplum örgütleri düzeyinde önemli adımlar atılmakta, sevindirici çalışmalar yapılmaktadır. Ancak yine de gerek 2 B gerekse HES’ler konusunda üzücü kararlar alınmakta ve uygulamaların önü açılmak istenmektedir.
Küresel ısınma karşısında en önemli doğal kaynağımız olan ormanlarımız ve doğal çevremiz tehdit altına sokulmaktadır. Hem de çevre sorunlarının gün ve gün önem kazandığı günümüzde uygulanan politikaların doğruluğunu savunmak zordur.
Toplumun çevre bilinci içinde hareket etmesi hiç şüphesiz gerek topraklarımız gerekse dünya için geleceğe atılacak bir adım olacaktır. Çevremizi korumak çocuklarımızı ve geleceğimizi korumaktır.
Hepimizin arzusu her Dünya çevre gününde çevre sorunlarının tüm dünyada azalarak yok olmasıdır. Karar vericilerin çevre duyarlılığı ile hareket etmesidir.
http://cevreorman.gov.tr/COB/Files/duyuru/anasayfaDuyurular/Turkiye_Cevre_Sorunlari_Oncelikleri_Rapor_(2007-2008).pdfhttp://cevreorman.gov.tr/COB/Files/duyuru/anasayfaDuyurular/Turkiye_Cevre_Sorunlari_Oncelikleri_Rapor_(2007-2008).pdf