Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

22 Eylül '11

 
Kategori
Deneme
 

Dünya çok güzel gördü lakin Hülya Avşar gibi özel bir güzel görmedi

Dünya çok güzel gördü lakin Hülya Avşar gibi özel bir güzel görmedi
 

HÜLYA AVŞAR!


Çocuklugumdan beri güzellik hayatta ilgimi çeken en önemli şeylerden biri olmuştur. Gerçekten güzellik nedir? Bir kadının güzel olması ne anlama gelir? Bir kadın nasıl güzel ve başarılı olur? Bir kadın güzelliği ile yeryüzüne nasıl ışık saçabilir ve yeryüzünün çehresini güzelleştirebilir? Güzellik et midir? Kemik midir? Fizik midir?

Ben bu anlamda Hülya Avşar’ın güzelliğini güneş güzelliği olarak tanımlıyorum. Çünkü Hülya Avşar güzelliği ile hem kadın hem de erkek evrenine ışık saçmıştır. Kadın ruhunun kuytuluk köşelerini aydınlatmıştır, Bir güneş gibi tarafsız ve bereketli ışığıyla durduğu eşit durduğu mesafeden erkek evreninin güzellik tanrıçası olmuştur. Bu anlamda Hülya Avşar’ın güzelliği güneş gibi evrensel bir değerdir. Dil, din, ırk, bölge ve cinsiyet farkı gözetmeksizin insanlığın hayrına doğar ve insanlığın hayrına dolar yaşamın her zerresine. Bundan dolayı güzellik çok özel bir durumdur o her şeyden önce özgür bir ruh halidir. Çünkü ancak özgür, özgün ve özel olan güzel olabilir işte Hülya Avşar’ın güzelliği bu üç özelliginin toplamı olan özünün gözle görünür hale gelmiş olmasıdır.

İşte bu zekanın, zarafetli, zarif güzelliğidir, çünkü zekilikten yoksun bir güzellik ziyan olmaya mahkumdur. Nitekim şöhretin arka bahçeleri nice et, kemik güzellerinin(’) atıldığı, zer, zebil edildiği çöp yığınları ile doludur. Hülya Avşar’ın et, kemik güzellerden farkı bir farkındandık güzeli olmasıdır ve gerçekten sadece farklı olan, güzel olandır. Bir kadının bu fırıldak dünyanın fırlamaları arsından fırlayarak yukarıya çikabilmesi için bir farkındanlığa ve bu farkından lığın farklılığına sahip olması gerekir aksi halde bu fırıldak dünya Hülya Avşar’ı çoktan fırlatıp şöhretin arka bahçesinde şöhretin fantezisiyle baş başa kala kalmışların arasına fırlatmıştı. Çünkü yalnız başina güzellik ele geçirilebilen, kullanılabilen, istismar edilebilen, baskı altında tutulabilen, sahip olunabilen bir kavramdır. Ancak zeki bir kadın güzelliğini zekice koruyabilir, özgürce kullanabilir, onu zekanın güzelliği ile taraçlandırabilir.

Güzellik ancak zekanın ışıltısı ile ışıldayabilir zekadan yoksun bir güzellik vitrindeki mankenlerin ölü gözleri ve donuk suratından başka bir şey taşiyamaz. Bu anlamda Hülya farkından lığı ile kendisini benzerlerinden ayırabilmiş ve kendi benzersizliğine doğru ilerleyebilmiştir. Bundan dolayı Hülyanın güzelliği benzersizdir zaten benzersiz olan güzeldir. Diğerleri birbirinin benzer versiyonlarıdır.

Bu benzer versiyonlar adeta birbirlerine yapışmış gibidir. Bunları çogu zaman birbirinden ayırmak zordur. Her biri ayrı ayrı güzelim diye kasılabilir ama siz onlar arasındaki ayırımın ayrıdına kolay kolay varamazsınız. O yüzden bunlardan biri lazım olduğunda hepsi çağrılır. Arasından kura çekilerek seçilirler gerisi bir dahaki kurada sırasını bekler ve bu da onların kaderi onlarda kendi kaderinin mahkumu olmuş olurlar. Ancak farkındanlıkla ışıldayan bir yüz hemen fark edilir, böyle bir yüzü birbirlerinden farkı olmayanlarla karıştırmak mümkün değildir. Diğerlerinden kurayla bir tane seçilirken bunlardan yeryüzünde her ülkede neredeyse birer tane vardır.

Benzer güzellikler belli bir yaştan sonra güzelliğini kaybedip hiçbir şeye benzemez duruma düşerken bir farkındandık güzelliği farkındanlığı arttıkça, yaşi artsa da güzelliği eksilmez, farkındanlığı oranında çogalır. Çünkü onun farkındanlığı fark edilmiş bilinçtir ki bilinçte yaşlanma olmaz. Bilinç yaşlanmak nedir bilmez.

Farkındanlığa sahip bir güzellik kendisine yaşlı muamelesi yapmaz zira o yaşamanın yaşlanmak nedir bilmediği bilir. O hangi yaşta olursa olsun yaşamaktan başka bir şey bilmez. Bu anlamda o yaşı ile ayrılmış yaşam ile de bütünleşmiştir. Bir farkındandık güzelliği hayatın evrelerinin ve devrelerinin farkındadır hangi evrede hangi enerjisini kullanmasını gerektiğini çok iyi bilir. Bu yüzden o yaşamın her evresinde enerjiktir, dinamiktir. O bir enerji girdabına düşmüş gibidir. O yaşamın her devresinde mükemmel bir devir daim devinimi içindedir. O yaşlanmaktan korkmaz, zira o yaşlanmanın yaşamın kendini yaşla ifade etme (yaşanmış deneyimler) hali olduğunu bilir.

Bu anlamda bir farkındandık güzelliği zamanın ve mekanın ötesindeki sonsuz güzelliğinin farkındadır o. Mevcut güzelliğin bu sonsuz güzelliğin sadece küçücük bir veçhesi olduğunu bilir. Bundan dolayı o sadece sinemada değil kendi geçici güzelliği ile de oynamasını bilir.

Hülya Avşar gibi bir farkındandık güzelliği sadece yüzünü değil, çevreyi, doğayı, hayvanı, çocugu, velhasıl tüm yaşamın güzelliğini korumaya çalışır. Zira o güzelliğin bir olduğunu bir parçadaki bozulmanın bütünü, bütündeki bozulmanın parçadaki etkisini algılayarak güzellikte bütün parça ilişkisinin derinden farkına varmıştır. Nihayet kendini evrenin güzelliğine adamış bir farkındandık güzelliği kendi kişisel güzelliğinin kaybolmasının korkusunu yaşamaz. Zira o evrenin ebedi güzelliği karşisında egosal olanın gelir geçer olduğunun bilincine varmıştır.aynı zamanda kişisel güzelliğini kainatın güzelliği ile kaynaştırma kudretini de gösterir, Çünkü uyumlu olmayanın zamanla uyumsuz ve de uygunsuz duruma düşeceğini bilir.

Bir çok ünlünün yaşlandıktan sonra bunalıma girmesi ya da Marilyn Monro’nin intihari bu uyumsuzluk çerçevesinde değerlendirilebilir ki zengindi, ünlüydü, güzeldi neden intihar etti sorusu bu cevapta anlamını bulur.

Hülya Avşar gibi bir farkındandık güzelliği yaratıcı ve yardım severdir. Ona buraya kadar dedirtmek ve onu durdurmak mümkün değildir.O güzelliğini sadece cam karşisında canlı bir cenaze gibi değil cemiyet karşisında da canlı canlı gösterir.

Böyle bir güzellik sadece seyirlik için satın alınmış bir güzellikle asla kıyaslanamaz. Böyle bir güzellik seyredildiği kadar da seyreder yaşamı gözler, inceler, dokunur. Sahnede bazen kendi dramını oynarken seyredenlerin trajedisini de tanıklık eder. Bu yüzden o hem oyuncu hem seyircidir, böyle bir oyuncu rol yapmakta hiç zorlanmaz çünkü o rol yapmak nedir bilmez. O hayatın zaten bir rol olduğunu bilir.

Hülya Avşar gibi bir farkındandık güzelliğinin temel farklarından biri her ana her güne yeni bir fark getirmeye çalismasidir. Çünkü o hayatın tekrar sürecinden çikmis tekamül moduna girmiştir, bu anamda o tekamül ettikçe güzelleştiğini, güzelliğinin derinleştiğini derinden keşfetmiştir.

Farkındanlığının farklılığı ile geliştirdiği öz güveni ile sadece kendisinin değil başkalarının özgürlügünün yolunu da açmaya çalisir. Bundan dolayı onun soruları özel ve özgürlestiricidir ve o özellikle kadın evreninde bir özgürlük ve özgüven sembolüdür ve erkeler bozulmuş özgüven ayarlarını Hülya Avşar ile ayarlayabilirler. Bundan dolayı Hülya Avşar gibi bir farkındandık güzelliği yaşar ama asla yaşlanmaz çünkü yaşamak yaşlanmak nedir bilmez.

Bir farkındanlık güzelliği fark edilmek isteğinden ziyade çevresine farkındandık getirmeye çalisir. Bundan dolayı onun bakışları ortamda bir radar tarayıcı görevindedir. Bir farkındandık güzelliği insanları uyandırma isteğinde olan bir ruhtur. Bir farkındandık güzelliği uyanmış bir güzellik olduğuna göre o her uyandırma işinde uyanan kişi ile birlikte uyanıp biraz daha güzelleşeceğini bilir. Bundan dolayı o dikkatini yoğun olarak başkalarına vermiştir çünkü o sürekli uyanık kalmak için uyandırmak gerektiğini bilir. Bu farkındandık güzelliği şişeden çikmis cin gibidir geri dönüşü mümkün değildir bundan dolayı Hülya Avşar gibi bir farkındandık güzelliği kadınların kendilerinin daha çok farkına varmaları daha çok uyanmaları ve uyandırmaları yolunda motor güçtür.

Bu dünyanın bütün kanunlarından, kurallarından daha kudretli bir güçtür. Ve bu öyle bir güçtür ki kullandıkça kudretine kudret, kuvvetine kuvvet katılır. Farkındandık güzelliği neşeli bir güzelliktir aynı zamanda herkese bulaşabilir bir anda bütün Türkiye kendini Hülya Avşar zannedebilir. Çünkü neşe bir birlik duygusudur neşe insanın ruhudur neşe bir insana verilebilecek en güzel hediyedir. Çünkü bir insana neşe vermek onu kendisine geri vermektir. Bu anlamda Hülya Avşar’ın güzelliği insana kendini geri veren bir güzelliktir ve bir insana verilebilecek en güzel hediye ona kendisini geri vermektir.

 (m.ali şirin tarih öğrt) 

 
Toplam blog
: 124
: 736
Kayıt tarihi
: 28.06.08
 
 

Kelebek için kanat neyse insan için kelime odur. (m.ali şirin) 1969 senesinde  Tunceli/ pülümürde..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara