​ Dünya dini özgürlük raporundan Türkiye'ye bakış / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '11

 
Kategori
Güncel
 

Dünya dini özgürlük raporundan Türkiye'ye bakış

Dünya dini özgürlük raporundan Türkiye'ye bakış
 

Dünya Dini Özgürlük Raporundan Türkiye ye Bakış


“İhtiyacı Olan Kiliselere Yardım Kurumu” tarafından hazırlanan Dini Özgürlük Rapor’unda hıristiyanların zorluk yaşadığı 34 ülkeden 22’sinde yaşam koşullarının kötüleştiği kaydedildi. Raporun Türkiye ile ilgili kısmında, Hıristiyanlar’a uygulanan şiddette artış görüldüğü belirtildi. Hıristiyanların nüfuslarını bir kuşak daha devam ettirip ettiremeyeceklerinin belirsiz olduğu da vurgulandı. 

" Milliyet 17 Mart 2011 "

Biz mi duymuyoruz yoksa burada Hristiyanların Türkiye ye bakış açısını kötü yönde etkilemek için özel bir çaba mı var ? Hani deseler ki

" Türkiye de dini özgürlük yoktur, Müslümanlar dinlerini istediği gibi yaşayamıyor"

"Türkiye de kişisel özgürlük yoktur. İsteyen içkisini istediği gibi içemiyor"

"Türkiye de basın özgürlüğü yoktur. gazeteciler istediğini yazamıyor"

"Türkiye de siyasi özgürlük yoktur. Her kim siyaset sahnesine çıksa hemen kara çalınıyor"

"Türkiye de ekonomik özgürlük yoktur. Halk pazardan fileler boş dönüyor."

"Türkiye de fikir özgürlüğü yoktur. Kim ki fikrini açıkça beyan ederse tiz kellesi vurula!"

"Türkiye de hukuk özgürlüğü yoktur. Muhalefetten yana karar alırsa iktidar, iktidardan yana karar alırsa muhalefet baskı yapıyor.

......

Hani neresinden tutarsanız elinizde kalacak bir memleketimiz var.

Hadi bir de başka yönden bakalım olaya. İğneyi batırdık, sıra çuvaldızda.

Öncelikle halk olarak birilerinin eliyle kutuplaştırıldığımız aşikar. Toplumun hassas olduğu konularda öyle bir gaz veriliyor ki, hep beraber bu gazla son sürat gidiyoruz, sonunda duvara değil, birbirimize çarpıyoruz. Yaralanan ve can çekişen herzaman olduğu gibi bizim özgürlüğümüz, bizim demokrasimiz. Peki bunun ne kadar farkındayız?

Birbirimize saygılı olmak bu kadar mı zor? Biri bize yan baktı diye, gözünü mü oymak gerekiyor? Bir tebessüm etmeyi ne zaman deneyeceğiz? Şimdi duyar gibi oldum " Biz çok gülümsedik" diyenleri. Yok arkadaşım, sen bir kez daha dene, olmadı bir daha, olmadı bir daha ....

Herşeyin başında hoşgörünün geldiğinin farkında değiliz. Hani konuyla alakalı çok fazla ama hayran kaldığımı ifade etmeden geçemeyeceğim. Evleri yıkılmış, yiyecek ekmeği zor buluyorlar, neredeyse nükleer santralleri patlayacak, büyük bir felaketin etkileri henüz atlatılamamış bir Japonya örneği var karşımızda. Adamlar bu halde bile sıraya geçiyorlar ve birbirlerinin hakkına ne kadar saygılılar. Bizde niye böyle olamıyor?

Basın " nasıl olsa benim arkamda bir kitle var, istediğimi yazarım. Hakarette ederim, çamur da atarım" ; hukuk " ben karar veririm, tutuklarım, göz altına alırım, sorgularım. Bağımsızım ben" ; patron " nasıl olsa işsizlik var, yaptıkları iş 5 liralıkta olsa 2 lira versem yeter" ; Siyasiler " ben yapmadım ya, onun yaptığı iyi de olsa olmamalı" veya " ben iktidarım, muhalefet doğru da söylese benim dediğim olacak" ; Halk " benim başım örtülü, onun da örtülü olması gerek" veya " benim başım açık, onun da açık olmalı " veya " benim görüşüme göre içki yasak, sende içmemelisin" veya " ben böyle düşünmüyorum, sen de düşünmemelisin"...

Nereye kadar?

Anlamakta güçlük çekiyorum. Biz nasıl bu hisleri benimseyebiliyoruz, nasıl bu görüşleri savunabiliyoruz ? Senin hakkına tecavüz etmeyen birini nasıl oluyor da sadece " başı kapalı" veya " içki içiyor" diye suçlu ilan edip, dışlayabiliyoruz.

Açıkçası bunun çok kısa sürede düzelebilecek bir hastalık olduğunu sanmıyorum. Evet, bu bir hastalık. Paronayak ve saygıdan yoksun, gülmeyi unutan, hastalıklı bir toplum olduk.

Tedavi mi?

Bir tebessüm ötemizde...


Saygıyla kalın. 

 
Toplam blog
: 28
: 444
Kayıt tarihi
: 23.04.10
 
 

Merhabalar, Balıkesir de ikamet ediyorum. 30 yaşındayım. Muhasebe işi ile ilgileniyorum. Genel olara..