- Kategori
- Blog yazarları tartışıyor!
DÜNYA KIYAMETE ZORLANIYOR
Çocuklar için yeni tehlike!
Doğayı katleden, hayvanlara huzur vermeyen, kadına göz açtırmayan, öz çocuğu ya da kimin olduğunu önemsemeden, çocuğa her türlü şiddeti uygulayan zalim insan…
Hepsinde senin geleceğin var, görmüyor musun…?
Bu hastalıklı ruhları ya tedavi edin ya da yok edin…
Gün geçmiyor ki; duyduğumuz, gördüğümüz, okuduğumuz, izlediğimiz haberlerin çıldırtacak derecede felakete gidişimizi.
Yeter artık bitsin!
Çocuktan işçi yaptınız! Dövdünüz! Tecavüz ettiniz! Öldürdünüz, Organlarını aldınız!
Bir gün yüzü göstermediniz...!
Kulağımızı, gözümüzü, daha ne kadar kapatalım!
Hangi kumlara gömelim başımızı!
Görmezden gelirsek, o tarafa bakmazsak, azalacak mı acımız?
Şimdilerde yeni bir sapkınlık haberleri okuyoruz. Haberi buradan yazmak ne kadar doğru bilmiyorum, ancak görmezden gelmekten daha adil geliyor bana.
Birçok ülkede, sözde fuhuşu önlemek adına yapay kadınlar üretiliyor. Bu, herkesçe bilinen bir gerçek. Ancak, sektör bununla yetinmemiş, yenilik peşine düşmüş. “Çocuk seks oyuncakları” üretmeye başlamış.
Japon oyuncak şirketi olan “Trottla”, özel siparişle sektöre damgasını vurmuş. Bunların bahaneleri ise; “Biz pedofiliyi önlemeye çalışıyoruz.”
Pedofili ve sapkınların en kolay hareket ettikleri sahalar, sosyal medya ve internet ortamı, bunu unutmayalım. Siz çocuğunuzu en güzel haliyle paylaştığınızda, kimlerin iştahını kabartabileceğinizi düşünün.
Bir pedofili; böyle şirketlere sizin çocuğunuzun resmini, ya da videosunu yolladığında, sipariş hazırlanabiliyor. Ve müşterilerin büyük çoğunluğu, beş yaş altı çocuk tasarlatıyor.
Norveç başta olmak üzere, birçok ülkede gümrüğe takılan bu oyuncakları Çin, 2013’ten beri bütün dünyaya dağıtıyor. Anne, babalar… Çocuklarınızı kimse ‘çocuk’ olarak görmüyor. Şunu kabul edelim. Dünya masumiyetini kaybetti. Tabiat, hayvan ve çocuklara yaşam alanı kalmadı. Çocuklarınızı koruyun. Sosyal medyada resimlerini paylaşmayın. Çok daha önemlisi, mutlaka kendi kullandıkları hesapları kontrol edecek bir yol bulmalısınız.
Yavrularınız için aldığınız masal kitaplarını, okumadan onların ellerine vermeyin.
Çocuklarınızı bir an bile gözünüzün önünden ayırmayın. Uzaktan da olsa asla kontrolü bırakmayın.
Şu halimize bakın; bu şahane dünyada, anlatılacak onca olağanüstü mucizeler varken, biz nelerle uğraşıyoruz. Nasıl da erimiş, ateşten cam kırıkları üzerinde yürütüyorlar bizi böyle.
Nasıl da, bizi bize yansıtacak aynalardan utanan hallerdeyiz. Altımızda durmaksızın kayan bir kum tepesinde oturuyoruz.
Kıyametler kopuyor!..
Harflerimizde, kelimelerimizde. Yazdıkça yıkılıyor cümlelerim.
UTANIYORUM…