​ Dünya nereye gidiyor? / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '07

 
Kategori
Haber
 

Dünya nereye gidiyor?

Dünya nereye gidiyor?
 

İçinde farklı unsurları bulunduran devletlerin geleceğini görebilmek için Sovyetler Birliği’nin çöküşüne ve BDT çatısı altında yapay birleşip tekrar dağılmalarına, Yugoslavya’nın dağılması ile birlikte bunlarında ayrıca kendi içinde ayrılmalarına diğer taraftan da AB’nin genişleme politikasına, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesine ve devamında ki gelişmelere, medeniyetler arası ittifak projesine ve eş başkanlığını yapan ülkelerin profillerine, Kıbrıs’ta ki gelişmelere ve BM-ABD-AB‘nin yaklaşım politikalarına ve açılımlarına bakmak gerekir. Bununla beraber farklı dokuya sahip kimliklerin, diğerleri hakkındaki uç noktadaki görüşlerine ve bunun neticesindeki tepkileri de gözlemlemek gerekir. Bu çıkışların hiçbiri tesadüf olmayıp, farkı düşünce ve yaşam tarzına sahip olanların şiddetli tepkisini alma pahasına herkesin eteğindeki taşları dökerek farkı kültüre sahip toplumları kışkırtması(!) etkilemeye çalışması ve günümüz iletişim olanaklarının da katkısıyla süreci hızlandırması bilinçli olarak istenen politikalara dayalı bir iletişim ve etkileşim izlenimi vermektedir.

Burada yapılmak istenen, içinde farklı unsurları (etnik /mezhep) barındıran devletlerin, dünyaya farklı açılardan bakmalarından kaynaklanan ve her toplumun kendince uygulamak istediği hukuksal kültürel taleplerinden dolayı yaşanan gerilimlerin çözümü olarak öncelikle içinde bu farklı unsurları bulunduran devletlerin moleküllerini kendisini oluşturan atomlarına olabildiğince parçalamak ve her birini kendi isteği(!) doğrultusunda "küçük olsun ama benim olsun" paydasında buluşturmak. Oluşan bu yeni devletleri ise süreç içinde karşı karşıya kalacakları coğrafi, siyasi ve ekonomik şartlarında zorlamasıyla ABD’de olduğu gibi eyalet ve AB modeli şeklinde karşılıklı iletişimlerle ve gönüllü yeni oluşumlara yeniden birleştirmeye zemin hazırlamaktır. Bunların neticesinde ise BM yapılanması ve etkinliği de radikal bir değişime uğrayabilir.

Mevcut yapısını, sınırlarını korumayı amaç edinen, uluslar arası anlaşmalardan doğan haklarını ilkeli bir şekilde korumasını bilen, çalkantılar yaşayan ülkelere evrensel hukuku/değerleri göz ardı ederek sadece duygusal olarak taraf olmayan, kendi içinde ki farklılıkları karşılıklı olarak içine sindirebilen ve mevcut ortamı fırsat bilerek karşılıklı birbirinden taviz koparmak zihniyetinden uzak olan bununla beraber karşısındakini olduğu gibi kabul eden, yapıcı eleştiri ve öz eleştiri yapabilen bununla beraber olumsuz eleştiriler karşısında eleştiri yapanın tezlerini doğrularcasına bir eylem içine girmeyen ve kendisine yakışan şekilde tepki veren, gerçekten kendisinin de rahatsız olduğu karşıt düşüncelerin beklentileri daha haklı talepler olarak önüne gelmeden, çok sözü edilen "pozitif ayrımcılığın" kişilerden ziyade karşılıklı olarak düşüncelere uygulanmasını ilke edinen ve çözüm üreten, kendisini toplumdan ayrıştırarak kendisini "üstün/farklı" göstereceğine inandığı bir takım simgeleri basamak olarak kullanıp çevresini genişleterek toplumun genelini baskılamayan, farklığı zenginlik olarak gören, her türlü "ideoloji" ve "izm" lerden uzak duran, aklı ön plana çıkaran ve kendini çağın gereklerine göre ilkeli bir şekilde yenileyen toplumların bu girdaba girmesi mümkün değildir. Gözleri boyanan, kısa vadeli beklentilerle girdaba girenlerin ise uzun vade de kazançlı çıkmaları bir kenara, girdap öncesi durumlarına dönmesi dahi mümkün değildir.

Şu Çılgın Türkler’in dip notundan aklımda kalan Atatürk’ün ifadesi karanlıkta yolunu kaybedenlerin önünü aydınlatacak bir meşale gibi gözler önününde durmaktadır.

"Kendilerine bir milletin talihi emanet edilen adamlar, milletin, kuvvet ve kudretini yalnız ve ancak yine milletin gerçek ve elde edilebilir menfaatlari yolunda kullanmakla görevli olduklarını bir an hatırlarından çıkarmamalıdırlar..."

 
Toplam blog
: 22
: 550
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

1968 doğumluyum. Elektrik mühendisiyim. İnsanın kendisini anlatmasının zor olduğu, bununla beraber y..