- Kategori
- Deneme
Dur ve düşün...

Bağıra çağıra gelmişti tedavi salonuna. Ne olduğunu anlayamadan kendimi onu dolu olan randevuma fazladan yazmak zorunda bulmuştum birden. ama istemeden sinirlenmiştim. O 21 gün nasıl bitecek diye kara kara düşünmeye başlamıştım.
İlk gün tedaviye geç kaldı, servis onu unutmuştu. Bağırıp çağırıp tedaviye girdi. Gerçekten karamsarlaşmıştım artık. Bu durum 3- 4 gün devam etti. Ben her geçen gün yavaş yavaş tanımaya başlamıştım. Ve kısa sürede neden bu kadar sinirli ve anlayışsız davrandığını anlamıştım. bir gün özür diledi benden. Ve ne kadar zor bir hayatı olduğunu anladım o anlattıkça.
5 çocuğu vardı. Ve çok ilginçtir ki 2 tane ikiz sahibiydi. 7 yıl önce bir çocuğunu bisiklet kazası geçirip hayatını kaybetmişti. Onun yokluğunda avunmak için tüp bebek yöntemiyle hamile kalıp ikiz oğlan doğurmuştu. Bir engelli evlat annesiydi aynı zamanda. 14 yıldır onun mücadelesini veriyordu. anne karnında diğer kardeşine yastık olmuş ve ezilmişti.
Doğuştan sağ tarafı felçliydi Serpil'in. Ve 14 yıldır fizyoterapistimizle biraradaydı. Yürüyordu artık. Bu zorlu yolun sonunda kendi başına hayata devam edebilen bir bireydi.
O mücadeleci annenin evladıydı. konuşamayan, yürüyemeyen biriykenn pes etmemiş ve onca ameliyatın, onca fizik tedavinin sonunda başarmışlardı.
Biz kendi karmaşamızda kimseyle ilgilenmeden devam ederken etrafımızdaki hayatlara da bir göz atmalıyız. Geçiştirmeden, anlayarak yaklaşmalıyız. Kestirip atmadan bir durup düşünmeliyiz.
Bir el uzatın o sessiz yüreklere...
Durun dinleyin...
Ben yaptım ve güzel yürekler kazandım...