​ Durağan Doğu'nun depremleri / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '11

 
Kategori
Sosyoloji
 

Durağan Doğu'nun depremleri

Durağan Doğu'nun depremleri
 

depremde kul ölür, birey yaşar


Doğu durdu, durağanlaştı, kendini yineledi ve geriledi; bunu batı da istedi, batıda etkiledi. Koca bir kıta, milyarlarca insan, bir Pazar oldu, enerji kaynağı oldu, batı sömürüyü katmerleştirdi, işbirlikçi erkler yarattı, doğu doğulu tarafından batının zulmune, sömürüsüne terkedildi. Dünyanın enerji kaynağı, bir avuç soysuz doğulu erk ile batı sömürgen güçleri arasında onlarca yıldır sömürüldü.

Batı... durmadı...

Batıda insan birey oldu.

Doğuda insan, kul olarak kaldı.

İşte İran’da deprem, maddeyi anlamamaktan, anlamamakta direnmeden dolayı çok can aldı. Kul bu olanları sorgular mı? Neden  der mi? Bilinmez ama çok zor.

İşte, Türkiye’de deprem aynı gerekçe ile çok can aldı.

Sonra bazı vicdansızlar, inançsızlar “Allahı suçladı, suçu Allaha attı.” O yaptı dediler, o cezalandırdı. Çeşitli suçlar türettiler, bu suçlara karşı Allah’ın cezasıdır dendi.  Batının da istediği tam buydu. Gerçeğin anlaşılmaması sağlanmalıydı. Bunu kendileri yapıyorlardı. Ne güzeldi işte...

ABD’de daha yüksek şiddette bir deprem, işte sonuç 3ölü,

Japonya da daha yüksek şiddette bir deprem, 2 ölü

İran’da Bem kentinde evler KERPİÇ’ten, Kerpiç, doğadan olduğu gibi alınan bir madde; toprağın suyla biçimlenmesi, hepsi bu. Yaratıcılık yok ve 60-70 bin ölü.

İşte Irak’ta, Afganistan’da camiler bombalandı, insanlar bombalandı, çocuklar bombalandı,elsiz, kolsuz, kafasız kaldılar.  Doğulu öldü, diğer doğulular izledi. Anasını, kardeşini aslan parçalayan, ceylanlar, kuzular gibi bir şey yapamadan, öylece izledi. Korktu, hatta öldürenlere, bombalayanlara ortak oldu, suçu bölüştü. Utanmazca, vicdansızca, ahlaksızca. Soysuz bir katil gibi, kimliksiz bir tetikçi gibi. Çünkü o bir kuldu, birey olamamıştı. Vatandaş bilinci yoktu, bir canlıydı...

Deprem sonrası, Türkiye’de ve İran’da doğulu doğuluyu, Türk Türkü, Fars Farsı Kürt Kürdü yağmaladı, çaldı, deprem demedi, acı demedi, günah demedi, yardım malzemeleri bile çalındı, hem de örgütlü olarak, çadırlar satıldı.

İşte batılı, 80 yaşında, eşiyle birlikte doğuyu dolaşıyor, turist olarak.

İşte doğulu, köyünden, kentinden, mahallesinden  çıkmış değil; kendi ülkesinde denizi görmüş değil, tatil yapmış değil, dinlenmiş değil, yaşamış değil.

Batı doğuya düşmandır, batının batı olarak sürmesi için doğunun doğu olarak kalmasını ister. Doğu batı gibi olursa, batı batar. Doğu batı gibi olursa, batı batacak. Güneş yeniden, doğudan doğacak. Doğu batıyı düşman olarak bilmeli, ancak, doğulu da düşünmeyi maddeyi ellemeyi, incelemeyi, değiştirmeyi dönüştürmeyi, öğrenmeli. Yoksa doğu daha da batar.

Doğu, batı olarak, batıya katılarak kurtulamaz. Doğu doğu kalarak, ama maddeyi inceleyerek, kuşku duyarak, devindirerek,dönüştürerek doğululaşmalı, içeriğini dönüştürerek.

Çünkü, doğulu, batıda maddeyi dönüştürebiliyor, araştırabiliyor

Doğulu,doğuda da bunu yapabilir, yapmalı, başka çıkarı yok.

Doğu batı olmaya çabalamamalı, olamaz da.

Ama yinede, bunca yoğun,hızlı, kahredici olaylardan sonra

Doğulu, daha, hala, kadını kapatmakla/soyundurmakla uğraşıyor,

Doğulu, kuşku duyarak, maddeyi araştırması gerektiğini anladı mı, artık dersiniz?

Emin değilim, ama anlamak zorunda?

Anlamazsa, salt batının doğusu olarak kalacak.

 
Toplam blog
: 47
: 781
Kayıt tarihi
: 26.08.11
 
 

"Ya Bilim ya da Kaos ve Ölüm" Türkçe, dil, dilbilim, dil eğitimi çalışma alanlarımdır. Eğitim, kü..