​ Düş kırıklıkları / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '08

 
Kategori
Felsefe
 

Düş kırıklıkları

Düş kırıklıkları
 

bır anlık...


Zamanın düş kırıklıkları şimdinin kanayan ama belirgin olmayan yaraları gibi . Kimi zaman belirgin olmasada , o sola bakışlar , gözden ırak kalabalık ama yalnız duruşlar , zamanın düş kırıklıkları olarak nitelendirilen olayı özetler gibiydi. Peki bir insan için ne kadar önemli düş kırıklıkları , gerçekleşmeyen istekler , yarım kalmış mutluluklar , özlenen geçmiş ve diyerleri. Bunlar ne kadar önemliydi ve neden gerçekleşmeliydi.

Ruh güneşten güçlüydü, ne kadarda örtmeye kalksak , güneşin parıldamasına inat , ruh delip geçerdi.

Oysa hayatta mümkün olmayan yoktu , insanın düşunce sistemi , onu doğanın en vahşi yaratığı kılmaktaydı , ama bu bariz durum karşısında , duşuncelerınde bır işe yaramadığı ve bazen aciz durumlar ortaya koyduğu görulmekteydi.

Düş kırıkları yanı sıra zamanda hızlı adımlarla bitiş noktasına koşar adım gidiyor , yine insan oğlunun diktiği ufak bir filiz olanca hızı ıle büyüyordu . zamanla herşey değısıyor insan yüzunun hatları ortaya çıkıyor , hatlardakı masumıyet yerini cıddıyete bırakıyordu. ama hiç bir damla bile engelleyemiyordu içimizdekı sızıyı.

Hayat kendi anlamsızlığını vurgular yaparak bize en güzel sekilde öğretıyordu , en güzel anlam anlamsızlıktı . Yüzde oluşan belli belirsiz bir duruştu , ve herzaman ağlamayı ağlamak olarak değil , göze toz kaçtı olarak gostermekti. Tümü hayatın terk edilmiş raflarındaki tozlu yapraklarındakı duygusuzluktan ıbaretti ...

 
Toplam blog
: 29
: 526
Kayıt tarihi
: 31.12.07
 
 

Şafak Soysal Ünıverste öğrencısıyım, yazı yazmayı ve okumayı cok sevıyorum sanırım bu kadarı yeter..