- Kategori
- Anılar
Düşenin dostu omaz

çaktırmam ama çok utanırım düşünce yaa:(
Cumartesi Sim’ in okulda folklor çalışması vardı, her yer kar ama görev aşkıyla yanan kızımı da caydıramadım, düştük yollara, (bu arada Adıyaman yöresinin oyunuymuş, bayıldım harikaydı)
Okul yürüme yolu Allah dan ama hava şartlarından yürüyememe yolu olmuş ve benim kar botları, kara dayanıksızmış, (hem de meşhur istiridye içi bir ayakkabıcıdan almıştım) her adımda kaykılmam sonucu anladım.
Kız baktı annesi dengeyi tutturamıyor, kaçıp kendini kurtardı önden, önden.
İşimiz bitti , bir erkek arkadaşı ve annesini eve çaya davet ettik, dönüş yolunda bir merdiven var, aman diyorum çocuklar dikkat edin, tutunun, lafım yarım kaldı ağzımda, ayağım yerden kesildi, üç basamak falan kaydım, süründüm.
Millet baktı kaldırılacak gibi de değilim, talimat veriyorlar durdukları yerden, oradan tutun böyle bas falan, neyse çok şükür kemikleri koruyacak malzeme bol, ağrı sızıları saymazsak hafif atlattık.
Evde çocuklara yemek hazırladım , çay içiyoruz bizde, oğlan iki yudum bir şey yiyor, ben evlenmeyeceğim diyor, bir iki dakika daha geçiyor yine ben evlenmeyeceğim diyor.
Kadının da huyunu suyunu pek bilmiyorum, gülmemek için zor tutuyorum kendimi.
Bir tabak makarnayı bitirene kadar belki on kere ben evlenmeyeceğim dedi şiştim artık, dayanamadım, oğlum bunlar seni zorla evlendirmeye mi kalktılar yoksa hayırdır dedim :)
Kadın da tuhaf tuhaf bakıyor yüzüme, yaaa evlenmem ben dedi dudaklarını gösterdi, çözmeye çalışıyorum bıraktım çayı mayı, öpüşmek zorunda kalırım ıyğğğkkk iğrenç dedi :))))
9 senedir çocuklarla haşır neşirim ama hala nasıl bir düşünme yöntemleri var çözebilmiş değilim, dedim ki yok çocuğum sevdiğinle öpüşmek iğrenç değil, ama sen yine de evlenme :) , çalış ev bak, çoluk çocuğun sorumluluğu ohooo zor iş :)) , kadıncağızda öyle bakıyor, sanki büyük adamla muhabbet ediyormuşum gibi :)
Kafaları farlı çalışıyor, ben bizim zamanımız çocuklarından zekiler mi , rahatlar mı anlamadım :) belki biz de böyle sivri düşünüyorduk da, sıkardı biraz konuşmak.
Ben aşk şarkıları söylüyorum diye teyzem kulaklarımı koparmıştı ilk okulda, sen kötü kız mı olacaksın diye :) niye çocuk şarkıları söylemiyor muşum ?
Şimdi benim kız Sıla’nın …..dan sonra isimli şarkısını ezbere biliyor birde o biiipli yeri çözmüş offf :(
Korkmuyorlar akıllarına ne gelirse söylemekten çünkü biz azarlamıyoruz ya da canlarını yakmıyoruz. O yüzden de yaw şimdiki çocuklar ne zeki diyoruz boylarından büyük konuştuklarında.
Yılbaşı gecesi Mete’ye bakmaya gideceğim için annemlere bırakıyorum Sim’i.
Dedim ki kızım ben senin huyunu bilirim şimdi tombala tombala diye milletin canını yersin, sıkma insanları.
Olabilir anne dedi, tutturabilirim.
Allah Allah dedim tutturma…
İyide ne yapabilirim benim huyum bu dedi.
Derin bir nefes aldım. Tamam da dedim, insanlar sıkılabilir.
İyi de dedi, o insanlar 50 yaş üstü, sıkılan kendi söyler.
Sanane diyor yani, karışmasana her halta. Avukat mısın ?
Kalk perdeyi düzelt dedim, aralanmış :)))
Not: (konularla alakasız olacak ama merak ettim, o kadar blog yazdım en çok okunan "Msn" oldu, millet Msn adresimi falan mı verdim sandı nedir :))) )