Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
231
 

Düşmanlar alışverişte görsün!

Düşmanlar alışverişte görsün!
 

Düşmanların arasını bulan eski Bursasporlu yeni ve 'doğuştan' Beşiktaşlı Yusuf Şimşek


Yusuf Şimşek'in transferinde, kamuoyu Yusuf'un yaşı, bonservis bedeli ya da karşılığında Aydın'ın verilmesinde yoğunlaştı. Benim en çok şaşırdığım ise, yıllardır aralarında 'suni husumet' gündemi yaratılmış iki kulübün, işin içine para ve çıkar ilişkisi girince nasıl 180 derece dönebildikleri oldu.

Herhalde birbirinin deplasman maçına gidemeyen taraftarlar, Beşiktaş Çarşı'sını cam kırıklarıyla dolduran Ankaragücü ve Bursaspor taraftarı, Samet Aybaba'yı Beşiktaşlı olduğu için benimseyemeyenler, buna hak veren Bursaspor yönetimi, tribünde tek başına şov yapıp 'bu tribünde bir Beşiktaşlı olacak, yoksa yıkarım buraları' naraları atan Yıldırım Demirören, 'kanımız ayrı akar' edebiyatı yapan, arabulucuları geri çeviren , gerginliği tırmandırmak için elinden geleni yapan her iki kulüp yöneticileri, işin içine çıkar girince, her şeyi unutup bir gecede transferi bitiriverdi!!!

Toplumumuz unutur derler, ama bu kadar balık hafızalı olamaz sanırım.. Bu iki kulüp için atasözümüzü degiştirerek ancak 'düşmanlar alışverişte görsün' diyebiliriz sanırım..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle hoşgeldiniz MB'a...Nihat bey gibi bende bir Fenerli olarak yorum yapmak istedim siyah beyaz sayfanıza... Konu Bursa Bjk meselesi değil bence, başkanınızdaki "Fenerbahçe modeli" hevesi veya kompleksi devam ettiği sürece bu tarz transferler eksik olmayacak Beşiktaş'ta... Saygılarımla

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 19.01.2009 8:13
Cevap :
Evet haklisiniz Ahmet bey, Yıldırım Demirören zamanında yapılan 8. Fenerli futbolcu transferi olmus bu.. Bu süreçte devamlılık sağlayabilen sadece Rüştü ve Nobre oldu, burada tabii bu futbolcuların yerine de daha iyisi alınamaz mıydı sorusu geliyor ki Nobre'nin bonservis parası ve şu an pazarlık edilen yıllık ücreti, Rüştü'nün Fener'in 'asla vermem' dediği yıllık ücreti de gözönüne alınmalıdır. Burada şu soru akla geliyor, kendi karakteri olan 3. büyük mü olmak iyi (ki Beşiktaş taraftarı özgün kimliğini her zaman ispatlamıştır) yoksa başka bir takımın eskilerini toplayarak oluşturulmuş çakma 1. büyük mü? Ben birincisini tercih ediyorum, ancak Yıldırım Demirören başkanlığında bu mümkün görünmüyor.. Saygılar..  19.01.2009 13:52
 

umarım buradaki yazma sürecinden kısa zaman da sıkılmaz ve terk-i diyar eylemezsiniz. Bu arada Beşiktaş'lı olduğunuzu görüyorum. Çok çekişeceksiniz biz Fenerlilerle. Tekrar hoş geldiniz. Selamlar.

Yıldız Nihat 
 16.01.2009 17:58
Cevap :
Cok tskler Nihat Bey, devam ettirmeyi çok istiyorum, başaracağıma inancım sonsuz. Yazılarım devam ettikçe, Beşiktaşlı kimliğimle değil, futbolu çok sevmem ve objektif olmamla ön planda olmayı seçtiğimi göreceksiniz. Sevgiler&Saygılar  17.01.2009 13:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

29 yaşındayım. İTÜ Tekstil Mühendisliği mezunuyum. Evliyim. Çocukluğumdan beri futbol gönüllüsüyüm. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster