​ Düşüncenin Kökeni veya Cehaletin Kökeni / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
 

Düşüncenin Kökeni veya Cehaletin Kökeni

Düşüncenin Kökeni veya Cehaletin Kökeni
 

İnsanlar sorunlarını ilk ne zaman düşünmeye başladıklarını tam olarak bilmemiz oldukça zor. Hele Türkiye’de yaşıyorsak ve bilimi İngilizce, Fransızca, Almanca gibi dilleri öğrenmek olarak algılayan bir toplumda bunu başarabilmek zor. “O sarı öküzü” verdiğimizden beridir sürekli kazanıyormuş gibi görünürken kaybediyorken düşünme ile fikir yürütmek zor.

Sarı öküz hikâyesi de nedir diyebilirsiniz! Hikâye şöyle:

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış: "Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz''ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk''u istemişler:

"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz''ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı.”

 

Herkese göre sarı öküz illaki vardır. Günlük hayatta yaşadığımız olayların muhasebesini yaparken, evlilik hayatımızı, hayatımızı sorgularken her zaman sarı öküz hikâyesi aklıma gelir. Bir şeye bağlamak gerekmese de bizler özgür düşünebilen insanlar değildik, kendimizi asla tam ve doğru olarak ifade edebileceğimiz zamanlar asla olmadı, seçimden seçime oy kullandık. Okula gittik, öğretmenden, askere gittik komutandan, resmi daireye gittik, kapıcıdan hatta çaycıdan, amirden, patrondan, lüks arabası ile trafikte karşımıza çıkan otomobilden korktuk. Kısacası bizler korkak yaşadık, korkak büyüdük. Hata yapmaktan korktuk, aşağılanmaktan korktuk, yanlış anlaşılmaktan korktuk.  Korkuyoruz. Korkmaya devam ediyoruz. Soru sormayı beceremedik, doğru soru sormayı ise hiç beceremedik. O yüzden de doğru fikirler üretemedik, geleceğe kalıcı eserler bırakamadık, birbiriyle iyi anlaşan, kavga etmeden yaşamayı bilen bir nesil, yaşanabilir bir hayat.

Korktuk biz, bizler kim miyiz? 12 Eylül sonrası yetişen nesiliz. Asker görünce hazır ola geçen, polisi görünce dizleri titreyen korkak bir nesil olarak büyüdük. O yüzden düşünemedik ki düşüncenin kökenini bulalım…

 

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..