Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
273
 

Düşünmek lazım

Düşünmek lazım
 

Aşağıda yazılanlar Mustafa Kemal Atatürk tarafından yazılan NUTUK kitabından aynen alınmıştır. (Melisa Batbaacılık , Alfa Yayınları 2006) İkinci yazımda da devam edip bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

1919 Yılı Mayısının Ondokuzuncu Günü Samsun'a çıktım. Ülkenin Genel Durumu ve Görünüşü Şöyleydi:

Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup , 1. Dünya Savaşı'nda yenilmiş , Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş , şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış , Büyük Savaş' ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi 1. Dünya Savaşı'na sürükleyenler , kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat , Hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış , şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükümet aciz , haysiyetsiz ve korkak. Yalnız , padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.

Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...İtilaf Devletleri Ateşkes Antlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Birer bahane ile İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul'da , Adana ili Fransızlar ; Urfa , Maraş , Gaziantep İngilizler tarafından işgal edilmiş , Antalya ve Konya'da İtalyan askeri birlikleri , Merzifon ve Samsun'da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette . Nihayet , konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce , 15 Mayıs 1919 'da İtilaf Devletleri'nin uygun bulması ile Yünan Ordusu'da İzmir'e çıkartılıyor.

Yerli Azınlıklar Örgütleniyor

Bundan başka , memletin her tarafında Hıristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye , devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar. Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaşılmıştır ki , İstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Heyeti , illerde çeteler kurmak ve idare etmek , gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul. Yunan Kızılhaç'ı ve Resmi Göçmenler Komisyonu , Mavri Mira Heyeti'nin çalışmalarını kolaylaştırmakla görevli. Mavri Mira Heyeti tarafından yönetilen Rum okulları'nın izci teşkilatları , yirmi yaşından yukarı gençleri de içine almak üzere her yerde kuruluşunu tamamlıyor.

Ermeni patriği Zaven Efendi'de , Mavri Mira Heyeti ile birlikte çalışıyor.Ermeni hazırlığı da tıpkı Rum hazırlığı gibi ilerliyor. Trabzon , Samsun ve bütün karadeniz sahillerinde örgütlenmiş olan ve İstanbul'daki merkeze bağlı bulunan Pontus Cemiyeti hiç bir engelle karşılaşmadan kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor.

Milli Kuruluşların Siyasi Amaç ve Hedefleri

Yukarıdaki oluşumlara karşı kurulmuş olan diğer kuruluşların amaçları ve siyasi hedefleri hakkında kısaca bilgi vermek uygun olur görüşündeyim.

Trakya - Paşaeli Cemiyeti'nin ileri gelenlerinden bazılarıyla daha İstanbul'da iken görüşmüştüm. Bunlar Osmanlı Devleti'nin çökeceğini , çok kuvvetli bir ihtimal olarak görüyorlardı. Osmanlı vatanının parçalanma tehlikesi karşısında , Trakya'yı mümkün olursa , buna Batı Trakya'yı da ekleyerek ve bir bütün olarak , İslam ve Türk topluluğu halinde , kurtarmayı düşünüyorlardı. Fakat bu amacı gerçekleştirmek üzere o gün için akıllarına gelen tek çare , ingiltere'nin bu mümkün olmassa Fransa'nın yardımını sağlamaktı. Bu maksatla bazı yabancı devlet adamları ile temas kurmak ve görüşme imkanları da aramışlardı. Amaçlarının bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu.

Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti 'nin kuruluş amacı da (tüzüklerinin 2. maddesi) , doğu illerinde oturan bütün halkın dini ve siyasi haklarının serbestçe kullanılmasını sağlayacak meşru yollara başvurmak , bu illerdeki müslüman halkın tarihi ve milli haklarını gerektiğinde medeniyet dünyası karşısında savunmak , doğu illerinde yapılan zulüm ve cinayetlerinin sebepleri ile bunları işleyenler ve sebep olanlar hakkında tarafsız soruşturma yapılarak suçluların hızlıca cezalandırılmalarını istemek. Yerli halk ile azınlıklar arasındaki anlaşmazlığın giderilmesine ve eskiden olduğu gibi iyi ilişkilerin sağlamlaştırlımasına gayret etmek , savaş durumunun doğu illerinde yarattığı yıkım ve yoksulluğa , hükümet şartlarında faaliyetlerde bulunarak elden geldiğince çare aramaktan ibaretti.

İstanbul'daki yönetim merkezinden verilmiş olan bu direktife uygun olarak , Erzurum Şubesi , doğu illerinde Türk'ün haklarını korumakla birlikte , Ermeni göçü sırasında görülen kötü davranışlarla halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını , Ermeni mallarının Rus İstilasına kadar korunduğunu , buna karşılık müslümanlara pek gaddarca davranıldığını ; hatta verilen emre aykırı olarak göçten alıkonan bazı ermenilerin koruyucularına karşı yaptıkları kötülükleri , güvenilir belgelerle medeniyet dünyasına duyurmaya ve doğu illerine dikilmiş olan hırs yüklü bakışları hükümsüz bırakacak çalışmalar yapmaya karar veriyor.(Erzurum Şubesinin basılı bildirisi)



Devam edecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 731
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1994 Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat bölümü mezunuyum. Aynı üniversitede Genel İktisat Polit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster