Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
554
 

Düşünüyorum, öyleyse yarışmacıyım

Düşünüyorum, öyleyse yarışmacıyım
 

Rodin'in düşünen adam şeysi


2009 senesi bereketli geldi dostlar. Dokuz günde beşince yazı bu, görülmüş şey değil. Hızlıyım yani. Biliyorsunuz; Celal Çelik arkadaşımıza yetişmem lazım.(En çok okur şeyinde.) Kerem Oğuz ve Ali Gülcü ensemdeler. Dürtükleyip duruyorlar! Onların da arkasında Mustafa Mumcu Ağabeyim var. O ne yapıyor bilmiyorum ama boş durmadığı kesin! Fena kapıştık, sizin anlayacağınız.

Niyetimiz; hayran sayımızı artırmak tabii. Yeni üye olan arkadaşlar bilmezler. Biz eskiden de kapışırdık.(Bir buçuk sene önce.) Gece saat 24 olmadan birer yazı yazıp yayıma verirdik Ondan sonra da kendi yazımızı tıklardık. Allah’ı var, Mustafa Mumcu Ağabey katılmazdı bu yarışmalara. Editörlerle didişmekten pek fırsatı olmazdı. Celal de uykuya yenik düştüğünden meydan biz gece kuşlarına kalırdı.

O zamanlar kendi sayfamıza her girdiğimizde bir tık kazanırdık. Sistem böyleydi yani. İlk başlarda acemiydim ben. Kendi yazdığım yazıyı baştan aşağı okur, sonra önceki yazıya geçerdim. O bitti mi diğerine. Sonraları uyandım. Yazımı okumam şart değildi. Aptal mıydım ben? Okumadan da tık alabiliyordum nasıl olsa, yeter ki sayfa değişsin! İnanmıyor musunuz? İşte ispatı efendim, lütfen okuyun. Benim ağzımda bakla ıslanmaz, işte size link şeyi. (Yorumlarını da okuyun lütfen.)

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=34202

Yarış pistimiz “Bugün en çok okunanlar” bölümüydü tabii. Sabahlara kadar sürerdi yarışma. Gözlerimize kan otururdu, kendi sayfalarımızı tıklamaktan. Yarışma sabahlara kadar sürerdi ve yarışmacılar her gün değişirdi. Ne maçlar kazandım bir bilseniz.

Sabah saat 9 oldu mu listeden düşerdik. Günde makineli tüfek gibi 10’ar yazı yazan arkadaşlar yerimizi kaparlardı hemen ama pek dert etmezdik.

Ne var ki bir gün yakalandık işte… Hayır, editörlere değil, onlar memnundu gidişattan. Sitemize bol bol tık kazandırıyorduk çünkü. Bizi, Sevgili Aydın Tiryaki Bey yakaladı.(Bugün vicdanen rahat mıdır bilemem, kendisine sorun lütfen!) Blog üstüne blog yazarak, biz tıktıkçıların yegâne eğlencesi olan bu oyunlara son verdirdi. Artık sayfamıza girdiğimiz zaman “tık” alamıyorduk.(Bence site adına büyük kayıp.)

O günden sonra tadı tuzu kaçtı güzel blogumuzun! Sayın Tiryaki’nin eline ne geçti bilmiyorum ama bizler elinden oyuncağı alınmış bebelere döndük. Yarışmacı arkadaşları teselli etmek bana düştü. Elimden geleni yaptım ama ben de etten kemikten “yaratılmışsım” birader! Yazı yazma hevesi kalmadı tabii. Ayda 15 yazı yazarken 4 yazıya düştük. Heyecan kalmadı işte… Gelen yorumlar bile tatsızlaştı…

“Sayın yazarım, kutlarım!”

Sen beni kutlarsan ben seni on bin defa kutlarım, Sayın yazarım!

Allah’tan geçen gün akıl ettim de “Raporlarım” şeyindeki, Bay/Bayan okur bölümüne baktım. Sadece bakmakla yetinmeyip ince hesaplar da yaptım. Rakamların olduğu yerde didişme de vardır dostlar, yarışma da vardır! Biliyorsunuz; önemli olan para değil, miktarıdır! Öyle ya, “90–120–90” da rakamdır ama “90–60–90” la bir olur mu hiç? Sorarım size; ikisi de aynı şeyi mi ifade ediyorlar Allah aşkına?

Bence bu “En çok okur kimde var?” şeyi oldukça çekişmeli geçecek. Mustafa Mumcu Ağabeyimle anlaştık. Birbirimizin sayfasını günde 20’şer kere ziyaret edeceğiz. İkimiz de Milliyet Com tr üyesi olduğumuzdan Bay/Bayan şeyimizde ister istemez artış olacak. Ne yapalım, editör kankamız yok ki her yazdığımız yazıyı “şaaaak” diye “öneriler” bölümünde yayımlasın! Bol keseden reklamımızı yapsın! Öksüz oğlan misali kendi işimizi kendimiz göreceğiz; hemşeri dayanışması işte.

Listede yer alan diğer arkadaşlara gelince… Bundan kelli aramızda belirli bir mesafe olacak. Peşin peşin söyleyeyim, tık, yorum falan beklemeyin… Düşmana cephane vermek niyetinde değilim şahsen! Lamı cimi yok! Sizler de elinizden geleni ardınıza komayın!(Bu lafım özellikle “C.Ç…K.O ve A.G” arkadaşlaradır)

İnanıyorum ki mübalağa cenk olacak!

Centilmenliği de kimselere bırakmam tabii…

Yarışmacı arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim!

Değerli Editörlerimize Not: Raporlarım sekmesindeki “Bay/Bayan okur” verileri sayfalarımızda yansıtılmalı. Şeffaflık iyidir ve bu konuda editörlerimize büyük görevler düşüyor. Tamam! Angarya bir iş ama her seferinde Kerem’e, Celal’e veya Ali’ye “Kaç okurunuz oldu?” diye soramam ki! Hem sonra ne malum doğruyu söyleyecekleri? Ben şahsen ser verip sır vermem bu konuda. E, onlar da vermezler haliyle. En kısa zamanda “Skor tabelası” istiyoruz efendim, mümkünse sayfalarımızda…

Önemli Not: Arzu eden arkadaşlar bu yarışmaya katılarak bizlerle bu yarışmanın heyecanını “paylaşabilirler” tabii. Biliyorsunuz; paylaştıkça “çoğalıyormuşsuz”!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızdaki bir cümleye parmak basabilir miyim? Demişsiniz ki; Mustafa Mumcu ağabeyimle birbirimizin sayfasını 20 şer kez tıklayacağız ki bay/bayan şeyimiz artsın. Bence bu eyleminizin sonucunda bay/bayan şeyiniz değil sadece bay şeyiniz artacaktır. Yanılıyor muyum?

Nilgün Akad 
 11.01.2009 22:55
Cevap :
Parmak ne demek Nilgün Hanım? Elbette basabilirsiniz. Ve hatta alın hançeri vurun! Gıkım çıkarsa namerdim:) Sadece "Bay" şeyimizin artacağı doğru ama toplamda fark etmeyecek tabii. Sevgilerimle:)  11.01.2009 23:14
 

Değerli dostum, yazıya tıklamamı,yoksa yazının insanları tıklamasımı diye düşündüm yazınızı okuyunca.Şahsım adına yazılarınızı keyifle okuduğumu söylemeliyim. Sevgiler saygılar

Cansın erol 
 10.01.2009 20:54
Cevap :
Teşekkürler Cansın Hanım. Ben de bunu vurgulamaya çalışıyorum zaten ama dinleyen kim? Okuru tıklamak(sarsmak, ilgisini çekmek), okurdan tık almaktan daha güzel ve anlamlı. Güzeldi yorumunuz, tekrar teşekkür ederim. Selamlar, saygılar:)  10.01.2009 21:42
 

bu yüzden ben de bu yorumu yazmıyorum. :)

Mustafa Tayfun 
 09.01.2009 16:04
Cevap :
Yorum yazmamanıza tek bir "gerekçe" gösterin, pılımı pırtımı toplayarak bu siteyi terk edeceğim:) Sözüm söz.  10.01.2009 4:37
 

tıklayıp durdunuz, vay hızırlar sizi vay...

Ruksan İLDAN 
 09.01.2009 12:51
Cevap :
Yok öyle bir şey tabii:) Ama ben bir gece sabaha kadar kendi kendimi tıkladım(125 tık). Oldukça yorucuydu valla. Gözlerim bozulmuştu. Daha sonra kaldırdılar. Selamlar, saygılar Ruksan Hanım:)  10.01.2009 4:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1650
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster