- Kategori
- Eğitim
E-Dinleme

Öğretmen Okullarının kuruluşunda
e-dinlenmeye!
e-Ne Diyorsunuz?
2007–20008 öğretim yılı birinci dönemi 25.01.2008 ‘de sona erdi. Yeni Öğretim yılında neler yenilendi? Neler yenil e-ndi düşündünüz mü? Bu yazıyı okurken biraz zorluk çekeceğiniz kesin. Size hemen bir tavsiye kararı çıkardım. Açık e-okul kayıtları başladı. e-sözlükten, e-başvuru şartlarını hemen okuyun. Bundan sonra yazı okurken bir e-sözlüğünüz olsun. Şimdi lafı uzatmanın sırası değil, Birlikte MEB ana sayfaya oradan da bir e-okula ziyaret yapalım.
Artık, Sudanda –Amerika’da, Amasya’da, Samsunda, Yalova veya Ankara, Sakarya’da olmanız bir sorun teşkil etmez. Yeter ki bir e-kahve bulabilesiniz. Oradan bir tık ile MEB sayfasına, yine bir tık ile de e-okula varıyorsunuz.
Sonra; Ziyafet başlıyor e-karne, haydi kolay gelsin. Notlar bütün derslerde 90 ve üzeri ise bir şey yok. Eğer Öğretmenlerimiz; Öğrencilere iş başarım notlarını (39–41–44…….) şeklinde vermişseler vay hallerine. Hem de nasıl?
Şimdiden bir e-baskıdır başladı gidiyor. Sonu nasıl olur bilinmez.
Notlar nasıl verilir, kime verilir, ölçüsü nedir?
Uzunluk ölçü birimi mi olsun
Sıvı ölçü birimimi olsun
Ağırlık mı ölçülsün
Hiç bunların tartışması yoktu. Ne zaman e-okul, e-not, e-muhabbet başladı bu işin de suyu çıkmadı mı?
Sınıf geçme ve sınav yönetmeliğinin “Ölçme değerlendirme Esasları ile ilgili “ bölümler yeniden gözden geçirilmeli mi?
Hem de en e-saslı biçimde olmalı,
Bu çocuk oyunlarını bırakalım,
Çocukların işine yeterince karışmıyor muyuz?
e-toplantının toplanan e-aydınları bir an önce e-sözlüğe bakmalı; e-n e –vvel şu “performans”lafı “İŞ BAŞARIM “ olarak acilen değiştirilmeli.
Okullarımızda kullanılan bütün yabancı kelimeleri acele TÜRKÇE ‘ye dönüşümü sağlanmalı
Affedersiniz
Biraz e-özür dilerim. Herhalde farkında olamayarak e-mir yazmış gibi oldum.
Olsun, birazda büyüklerin oyununa karışalım.
e-muhabbet olsun.
e-ne dersiniz?
Harika çocuklar çoktan harekete geçmiştir bile,
MEB e-okuluna nasıl girilir, notlar nasıl değişir.
Bu gidişle kullanıcı kodları ve şifrelerin pabucunu da dama atacak evlatlar yetişti.
Bu evlatlara şimdi zamandaş deniliyor. Artık, her şey e-değişim içinde
Öğrencilerimizden nasıl bir misilleme ya da nasıl yeni bir e- taktik gelecek merak ediyorum.
Bu konuyla ilgili duyumlar olsa da uygulama görülmeden yazılmamalı. Bekleyip görelim,
e-haberlerin ve yazarlarımızın bu haftaki görüşlerine bir e-örnek seçtim.
“Nazım ALPMAN” internet haber deki yazısında” Bakan Çelik “dayağın” okula sıkışıp kalmadığını anlatırken “kurumsal dayak” boyutlarını da alabildiğine açık dille ortaya serdi:
—Askerde ve cezaevinde de dayak vardır!
Evdeki anne-baba dayağı dönemsel bir travma olarak kalıyor. Çocuklar büyüyünce dayakçı anne-babaların elleri “boş” kalıyor. Ama “öğrencilik”, “askerlik” ve “cezaevleri” hayatın içinde kesintisiz olarak yer alıyorlar.
Şimdi de bir e-fısıltıdır gidiyor. Türban yasağı nedeniyle okulları ile ilişiği kesilmiş 800 bin öğrenciye af geliyor diye, hayırlı olsun.
Biraz da tatilimizi nasıl geçireceğimizi söylemek gerek
Öncelikle; Saygıdeğer Velilerimiz unutmamalı ki; çocukların en büyük ihtiyacı büyüklerini yanında görmek ve güzel hareketlerini onaylamaktır. Hiç yapılmayacak bir şey çocuklarınızı başkaları ile karşılaştırmamak. Yanlışları varsa, bu durumu yine sizlerin yardımı ile aşmasını sağlamak e-n uygun olanıdır. Kişilik düzeyleri daha yeni oturmaya başlayan çocuklara karnelerinde zayıf var diye; bağırıp-çağırmak, hakaret ederek aşağılayıcı davranışlarda bulunmak veya benzer davranışlar sergilemek, öğrencinin ileride daha başarısız olmasına veya bir hastalığa yakalanmasına, ya da çabuk yanlış yapmasına sebep olabilinir. Kesinlikle bu tür davranışlardan uzak duralım. Çocukları sevelim. Başarı ya da başarısızlıklarında yanlarında olduğunuzu göstererek yeni başarılara yol açalım.
Bütün eğitimcilere, Öğrencilere ve velilerine sağlık, başarı ve mutluluk dolu günler diliyorum.
Yeniden e-okulda görüşmek dileği ile hoşça kalın.