​ E-günlüğün "barış" konseri ve tanıtım reklam önerileri / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

E-günlüğün "barış" konseri ve tanıtım reklam önerileri

Devrim Meydanı'nda 1 milyon kişi...

Küba'nın başkenti Havana'da yüzbinlerce kişi barış konserinde biraraya geldi.. (ntvmsnbc.com) Tabi ki şarkıların ortak mesajı her zaman olduğu gibi barış...

Sadece araya bir maydanoz karışmış. Amerikan Başkanı Barack Obama, konseri, ''Çok güzel" diye nitelemiş.

Sayın Obama, yorumuna devam etmiş, Ancak Havana ile Washington arasındaki ilişkileri etkileyeceğini sanmadığını belirtmiş... Küba'nın da çok şeker kamışındaydı Washington... Elli senedir Amerika'sız, mutlu, huzurlu, terörsüz ve ekonomik krizsiz yaşayan bir ülke ile ilişkileri bozuk olanlar utansın... Yak bir küba purosu keyfimize bakalım...

Merhaba e-günlüğüm; Bizim derdimiz daha büyük. Senelerdir yurt dışına ülkemizi tanıtamadık bir türlü... İş başına geçen her bakan kendince mücadele ediyor ama bir türlü tanınmıyoruz. Bir yerlerde yanlışlık yaptığımız muhakkak.

Dansöz, lokum ve fesle nereye kadar?

Kültür Bakanı Günay, "Turkish lokum, kafada kırmızı fes ve dansöz, bıyıklı, şalvarlı ve palalı erkekler... Türkiye imajıyla ilgili bir yanılsama var'' dedi. (ntvmsnbc.com)

Kesinlikle Sayın Bakanımıza katılıyorum. Biz hiç bir zaman bu ve benzeri haberlerle anılmıyoruz ki, bu imajla bir yere varalım... Nelerle, hangi haberlerle dünya gündemine oturduğumuzu belirleyip ona göre tutarlı ve çekici bir reklam kampanyası yapalım...

Benim önerilerim var:

Afişlere Pipa Bacca'nın resimlerini koyup. "İşte biz Türkler Barış elçilerine bile böyle tecavüz eder ve böyle öldürürüz.." diye yazalım.

Silahlı bir peşmerge resmi koyup, altına "Türkiye'de askerleri bile en iyi biz öldürürüz.. öldürülmek için bizim Ülkemize gelin...

Son sel baskınlarının fotoğraflarını koyalım ve "en iyi, en çabuk öldüren seller sadece bizim ülkemizde" yazalım...

Üzmez resimleri koyup; "Küçük çocuklara en iyi cinsel istismarı biz yaparız..." yazalım.

Yüzü parçalanmış bir kadın resmi ile altına; "kadını en iyi biz döveriz, tatillerinizde bizi tercih edin, en sert erkekler bizde" yazabiliriz.

Münevver resmi koyup; "parçalara ayırarak ve çöp'e atarak, profesyonel ölümler biz de gerçekleşir ve ceza almanız söz konusu değildir..." Yazalım.

Otel, restoran fiyatlarına değinip; "En iyi biz kazıklarız, bizi tercih edin kazıklanmadan ülkenize dönmeyin..." gibi bir slogan kullanılabilir.

Yerde zevkten dört köşe olmuş yatan bir turist kadın resmi koyup; "isteseniz de istemeseniz de en iyi turist tecavüzleri bizdedir..."

Yanan ağaç resimleri koyabilir ve altına "her yaz orman yangını gösterilerinin en iyisi biz de..." yazabiliriz...

Daha neler neler... En iyi tinerci çocuklar, en iyi toplu bebek ölümleri, en antik alt yapı ve eğitim sistemi, emekli maaşı kuyruğunda ölenler, yolda yürürken kafasına cam, kiremit düşenler, meşhur töre cinayetlerimiz, namus cinayetlerimiz, işkencelerimiz, faili meçhul cinayetlerimiz...

Örneğin, trafik kazalarında ölümler de dünya birincisiyiz. Bunu kullanabiliriz.

İçinden farelerin bile zor geçtiği alt yapılarımız var...

On dokuz miyon, milyarderimiz, "Türk malı" olmadığı hal de üzerinde "Türk Malı" yazan binlerce ürünümüz var...

Dünya'nın en iyi kaçakçıları, hortumcuları, soyguncuları, hırsızlarına sahibiz...

Yok yok en iyisi tanıtım afişi şöyle olsun: Önde yürüyen, cüppeli, kara sakallı, kara giysili, elleri arkada kavuşmuş, şalvarlı, göbekli bir Türk erkeği ve yedi adım ötesinde, erkeğini takip eden, kara çarşaflı, gözleri bile zor görünen bir kadın, ortalarında boy sırası ile üç çocuk... Slogan da şöyle: Bizi tercih edin, tatil dönüşü sizin de üç çcuğunuz olsun...

Lokum, dansöz, fes neymiş? İlk defa duydum...

Değerli e-günlüğüm; dün akşam iş yerini bir saat erken kapatıp, (telefonu yönlendirip) eve gittik. İyi ki erken kapatmışız, kimse aramadı zaten. ABD salatası siparişim var dı, erkenden o'nu hazırlayıp, Boss'un yemeğini verdim. Oturdum yerime sükut içersinde bahçe keyfi yaptım. saat 20:30'da "yabancı" (kirpi) çıktı ve bahçenin bir tarafından diğer tarafına pıtı pıtı, pıtı pıtı hızlı adımlarla geçti. Hemen içeriden havuç alıp yanına gittim ve bıraktım. Artık rahatça dolaşıyor. Boss'da bir şey yapamayacağını anlamış olacak ki, hiç ilgilenmiyor...

Linda'da tatil yapmak istiyor artık. Sabah yine söylene söylene iş yerine geldik. Yine ortada kimsecikler yok. Anladım, insanlar yer altına çekilmişler. Yani koloniler kurmuş ve orada yaşamaya başlamışlar. Veya yer altına inip "yer altı örgütü oluşturuyorlar. Bir süre sonra hükümeti devirip sistemi değiştirmeye çalışacaklar...

Sabah erkenden siparişlerim geldi. Kamyonu boşalttıktan sonra servislere çıktım ama her yer kapalı. Hava az bulutlu ve güneşli. Dün'e göre bu gün biraz daha fazla insan ve araba gördüm.

Enginde yavaş yavaş günün minesi soldu, Derdim bana arkadaş, bu gün de akşam oldu...

Demek ki akşam olmuş, yemekler tatlılar yenmiş ve yola çıkıyoruz. Hadi e-günlüğüm, anca gidersin. Yarın yine yazışır koklaşırız. Hoşçakal...

Biliyor musun: Türkiye, ''Koşulların işçi istihdam etmeye uygunluğu'' bakımından 183 ülke içinde 145. durumda bulunuyor muş...

Çirkin söz: ''Kadın, istediği sürece melekten farksız, elde ettikten sonra da
şeytandan beterdir..." Decourcelle

Güzel söz:
"Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına tac olmaktan iyidir..." Mevlana

 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..