​ E-günlük halinden memnun / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

E-günlük halinden memnun

“Öyle korkunç olaylarla karşılaşıyorsunuz ki insanlığınızdan, erkek olmaktan utanıyorsunuz. Çocuklara, kadınlara yapılanlar; profesyonel olmaya çalışsanız da üzerinizde büyük etki bırakıyor. Psikiyatri profesörü olsanız da önünüzden geçen dosyaları gördüğünüzde ‘Bu nasıl olur?’ diye kendinizi sorguluyorsunuz. ‘Bunlar benim ülkemde mi oluyor?’ diye düşünüyorsunuz.  

Merhaba e-günlüğüm; Bu sözler, Adli Tıp Kurumu'nda cinsel istismar dosyalarına bakan 6. İhtisas Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bayram Mert Savrun'a ait. (Üzmez'i tutuklatan Adli Tıp Başkanı)
Onunla kısmen aynı fikirdeyim. Ancak ne "insan" olmaktan, ne de "erkek" olmaktan hiç bir zaman utanmadım. Utanması gerekenler "insan" ve "erkek" olmanın, (hatta kadınları da bu işe katalım) "kadın" olmanın vasıflarını yerine getiremeyenlerdir. Onlar utansın ki (utanma duyguları varsa) ben alnım açık, göğsüm dik yaşayayım. Bir de onları yetiştirenler, bizim içimize salanlar, kollayanlar, yönetenler utansın. Utansınlar ki doğru insanlar, doğru kadınlar, doğru erkekler ayırt edilsin... Her zaman olduğu gibi, kuru'nun yanında yaş'da (bu "yaş" Yüksek Askeri Şura değil, bildiğimiz yaş odun) yanmasın... 6. İhtisas kurulu başkanı Prof. Dr. Bayram Sert, onurlu bir davranış sergileyip istifa etmiş... İnsan olmanın, erkek olmanın vasıflarından birini yerine getirmiş. O'da, alnı açık, göğsü dik bir biçimde yaşayabilir... 

Top oynama kavgası faciaya dönüş müş. Batman'da çocuklar arasında futbol topu yüzünden çıkan kavgaya aile büyükleri karışınca 3 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. (ntvmsnbc) "Oha!" diyorum başka bir şey demiyorum. Yine "b.k yoluna gitti niyazi" görüntüsü. Çevik kuvvet ekipleri panzerlele olaya müdahale edebilmiş... Bu insanlar, yaralılar hastaneye götürülünce orayı da savaş alanına çevirmişler.

Eveeet şimdi bu insanlara 3G teknolojisi içeren telefonlar verelim, eğitmeye gerek yok. Lüks arabalar satalım, play station, nintendo wii verelim, lcd, plazma televizyonlar verelim. Hiç eğitime gerek yok. Teknolojiyi takip etmelerini sağlayalım yeter. Her şey düzelir... 

İşimize bakalım e-günlüğüm. Bakalım biz de her şey yolunda mı?

Dün seni yayıma yolladıktan sonra çok eski bir arkadaşım geldi. (çocukluk arkadaşım) Bol bol sohbet ettik, görüşmeyeli neler değişmiş, neler olmuş, kimler sağ kalmış gibi konuları kurcaladık. O'nu görüyor musun, bu'nu görüyor musun gibi arkadaş sorgulaması yaptık. Tabi sohbet uzayınca Boss'un yemeği de gecikti ve beni azarladı. Neyse, arkadaşım gitti, ben eve gittim, Boss'un yemeğini verdim, dışarı çıkardım, rakımı koydum ve bahçe keyfimi yaptım.. Ev de bazı tamir tadilat işleri var dı onları yaptım. (hiç bitmiyor ki) Gençlerin odasının ışığı, mutfağın musluğu, tuvaletin borusu vs. Hepsini hallettim.
Gece yarısı kısa süreli çok güzel yağmur yağdı ve uyanıp o'nun sesini dinledim, toprak kokusunu içime çektim ve yine yatıp uykuma devam ettim.

Sabah kalktığımda toprağın kokusu her yeri sarmıştı. Linda ile mutlu mesut işe geldik. Sabah geç başlayan siparişler erkenden bitti. Ortalıklarda kimse yok ki... Öğlene doğru güzel bir yağmur bastırdı ve "kaçan namussuzdur" deyip altında durdum. İnsanlar bana "dei" diye baktılar ama esas deli onlar. Ilık ılık yağan ve mineral dolu yağmurdan kaçıyorlardı. Bir saat sonra ben de kurudum, asfalt da kurudu. Yine güneş kendini göstermeye başladı.

Öğlen yemeğimi yedim ve yine servislerime devam ettim. Servisten çok sohbet gezisi gibi. Her uğradığım yer de sohbet ediyoruz. Konu hep aynı. (sanki ilk defa yaşıyorlarmış gibi) "ya işler çok durgun, sende de öyle mi?" "heee ben de de öyle" Her sene bu zamanlar piyasa aynı oluyor zaten. Kıvranıp duruyoruz. Piyasanın bu durgunluğundan daha çok içki ve sigara içmeyenler etkileniyor.  

Akşam yemeğimi, akşam tatlımı yedim, akşam çayımı, akşam sigaramı içtim. "akşam" bana o'nu böyle karşıladığım için saygılarını sundu. Şimdi gidiyorum ve pazartesi gününe kadar yokum. Yine herkes gidiyor bir yerlere. Evde de ben yalnızım. Sen de yalnızlığın tadını çıkar e-günüğüm. Hoşçakal 

Biliyor musun: Ağustos ayında doğan toplam kişi sayısı: 6, 846, 126 imiş...
Çirkin söz: ''Bir kadınla konuşurken o'na gülümse, fakat dinleme..." Ly-Kin
Güzel söz: "Bir insan parmağını başkasına uzatınca, üç parmağın da kendisine uzandığını unutmamalıdır..." Louis Nizer 

 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..