- Kategori
- Gündelik Yaşam
E-günlükte "erektil disfonksiyon"
Dünya üzerinde ki bütün kadınları, meme kanseri, rahim kanseri, cilt kanseri gibi varsayımsal hastalıklarla korkutup kendinize çektiniz, hepsini parmakladınız, şey pardon, muayene ettiniz, bitirdiniz, şimdi sıra erkeklerde mi? Bildim bileli Jinekologların işleri çok iyidir ve hiç krizlerden etkilenmezler. Harika bir sektördür. Ne var ki, ürologlar oldum olası sinek avlamış ve çoğu zaman iki araba, iki kat almaktan öteye gidememişlerdir. Şimdi sıra onlarda. Erkeklerin de kadınlar gibi bu haberlerle korkutulup (prostat kanseri yeterince korkutmadı) ürologlara akın etmesi sağlanacak. Hadi hayırlı olsun, rast gele, hayırlı işler, vs. vs. Valahi ben de çok korktum, yarın hemen gidip (ürolog'un orta yaşlı ve güzel bir bayan olması şartı ile) muayene olup en az beş yüz tl katkıda bulunacağım... (kim bilir kaç cihaza gönderir. Hasta değilsem bile o kadar cihaza girince kesin cinsel hayatım kayar)
Merhaba e-günlüğüm; Her 10 erkekten 1’ini etkileyen ve sertleşme kaybı olarak bilinen erektil disfonksiyonun, 2025 yılında sadece Avrupa’da 42, 8 milyon erkeği yatakta mutsuz edeceği öngörülüyor. (ntvmsnbc) Bu bildiğimiz sertleşme sorunu... Her yaşta, ailevi, çevresel, ve akla gelmedik, bilumum sebeplerden karşımıza çıkan olay... Avrupalı erkekler bu konu da ne kadar bilinçliler bilmem ama, bu olayın binlerce sebebi olduğunu ve soğanın cücüğünü yiyerek ortadan kalkacağını bizim erkeklerimiz bilir... İşin doğrusu mu? Ben bu konu da ülkeleri yöneten kişilerin problemi olduğunu düşünüyorum. (Olmert, Bush, Sarkozy ve AB'ye girememiş ülkelerin liderleri) Hatta bu araştırmayı yapanların, Bu araştırmayı yapan kuruluşun başındakilerin... Baksanıza her işi ağızlarına, yüzlerine bulaştırıyorlar. Demek ki, özel yaşamlarında belirgin bir erektil disfonksiyon sorunları var... Üzülmesinler bazan ben de de oluyor, sonra geçiyor. (neden olduğunu buralara yazamam ama beyinle ve partnerle alakalı olduğu konusunda ip ucu verebilirim)
Bütün bunlar yazılıp çizilirken, ABD porno sektörü, hükümetten sektöre, beş milyar dolar yardım aktarmalarını istemiş. (ntvmsnbc) Eğer bu haber doğru ise, gerçekten kriz geliyor derim... Ekonomik sıkıntılar nedeniyle insanların cinselliğe ilgilerinin azaldığını belirten Larry Flynt, (hustler dergisi yayımcısı) Kongreye “Amerikan halkının cinsel iştahını yeniden açmak için" (demek ki kapanmış) bir an önce harekete geçmeleri çağrısı yaptı. Yok kardeşim o sıkıntılardan değil, "erektil disfonksiyon" hastalığı. Bilmiyorsan e-günlüğümü oku, öğrenirsin... Cahiller ne olacak.
Değerli e-günlüğüm; bak üç gün önce ne yazmışım: Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy "İsrail ve Filistin yönetimi ateşkesi kabul etti" demiş. Dikkat! açıklamayı Sarkozy yapmış. Bu yüzden bu habere biraz mesafeli duruyorum çünkü, Sarkozy ülkesinde ve özel hayatında Nesrin Topkapı'dan daha başarılı biri... Savaş tüm hızı ve vahşeti ile devam ediyor. İsrail ateşkes yanlısı olmadığını açıkladı. Sarkozy bu; kesin erektil disfonksiyon rahatsızlığı var!!! İsrail, Filistin savaşı, kuşatması, işgali, her neyse, Obama'nın göreve başlamasını bekliyor. O güne kadar İsrail, yaptığını kar sayıyor. Obama bir konuşacak, savaş duracak ve Obama dünya kamuoyundan ilk olumlu tepkileri toplayacak. Övgüler, tebrikler, alkışlar gırla gidecek." İşte Başkan dediğin böyle olur" adında film bile yaparlar... Ne senaryo ama...
Dün gece Köpeklerimin yemeğini ocağa koyup, Boss'u doyurdum ve saldım. Bahçe de rakı içmeye devam ettim. Hava sıcaklığı -2 imiş haberim yok. Zaten sabah iş yerine geldiğimde sokak köpekleri, kediler ve kuşlar için dükkanın önünde duran su kabı yarım santim donmuştu. Bir gün ben de öyle olacağım zaten. Ne zaman üşüyeceğim bilmiyorum. Hele bir -10 olsun, belki o zaman üşüyebilirim.
E-günlüğüm; Bilindiği üzere dün gece aynı zaman da Uluslararası Geleneksel Gençlik Gecesi var dı. Sayıları azalmış gençlerin. Mitoz bölünme yaşamışlar. Olur böyle şeyler gençlik de. Arkadaşlar, mekanlar hep değişir. Önemli olan niyetlerinin olumlu gelişmesi ve değişmemesi. Yine beş kişi toplandılar ve "batak" oynadılar. İyi sarmış bu oyun onları. Keyifleri yerinde, hayatları tıkırında. Türkiye'de olanlardan da haberleri var. Uzaktanda olsa haberleri takip etmeleri güzel. Yakından takip etmelerini tavsiye etmiyorum zaten. Psikolojileri bozulur. Henüz düzgün işleyen, dünya şartlarından etkilenmemiş, (yavaş yavaş etkilenmeye başlayan) Davranışları, dengeleri, rasyonel yapıları bile bozulabilir...
Yine trafik çok kötü. Hafta sonları genelde böyle oluyor. Herkes kendini dışarı atıyor ama, araba ile birlikte atıyor.
Ne işkence ama... İyiden iyiye mazoşistleştik.
Apartmandan, sağdan, soldan aşure yağıyor. Her yer aşure oldu. Yoksa aşure ayında mıyız? İyi oluyor, yemeklerden sonra tatlı niyetine iki, üç kase aşure yiyorum. Yaın da iki öğün aşure yerim. Nasılsa tek başıma olacağım.
E-günlüğüm; akşam yemeğinde çorba ve kabak yemeği vardı. Peşinden ne yedik bilemezsin. Aşure Linda canı sıkılmış olacak ki içeri girmek istemedi. Bana soğuk hava antrenmanı yaptırıyor her halde. Hani "bu havalara alış, daha soğuklarda dışarı da oturacaksın" demek istiyor gibi.
Eh bu gününde sonuna geldik sayılır. Hayat herkesin gönlünce olsun. Tabi senin de e-günlüğüm. Yarın değil ama, pazartesi yine yazışacağız. Şimdilik hoşçakal (ufff amma geç kalmışsın.)
Biliyor musun: AB'deki her inek için verilen günlük 2, 50 dolarlık sübvansiyon, Afrika'nın %75'inin günlük geçimi için gerekenden daha fazla...
Çirkin söz: "Eğer karın güzel ise, Ne işin var düğün evinde, Düğün senin evinde Gir oyna çık oyna.
Eğer karın çirkin ise Ne işin var ölü evinde Ölü senin evinde , Gir ağla çık ağla..." Anonim
Güzel söz: "Anlamını kavrayamadığımız kelimeleri çok kolay söyler ve tüketiriz. Örneğin; "seviyorum, aşığım" gibi..." HZS - BBY (Bu Blogların Yazarı)