- Kategori
- Gündelik Yaşam
E-günlükte bugün...
Merhaba e-günlüğüm.
Tamam hafif kırgınlık var ama iyiyim, nazar falan değmedi...
Gittiğim yerler de herkes hasta. Bir salgındır gidiyor ve gittikçe de artıyor. Kesin bana da bulaştı ama ben de tıkanır kalır bütün virüsler:) "Bana bir şey olmaz" sözü tam bana göre. Evliya soyuyuz ya, bir şey olmuyor.
Oğlum kapmış şifayı ki, güçlüdür kendisi. (ona da bir şey olmaz) Ben de kalmadığı için ilk müdahaleyi yapamadım. Doktora gitmişler hemen. Malum bir sürü ilaç. Daha sonra bana geldi. Bütün hastalanmaların da aynı şey oluyor. Doktora gidiyor, bir sürü ilaç yazılıyor, sonra o ilaçları alıp bana getiriyorlar ve ben de çöpe atıyorum. Anneanne ve Babaanne den kalan yöntemlerimiz nesil aktarımı ile bana da bulaştığından, cerrahi müdahale gerektirmeyen bütün güncel hastalıkları iyi ettiğim bilinir. Doktorlar, diyetisyenler ve sağlıklı yaşam zırvalarından oldukça uzak dururum.
Neyse bizim oğlan rahatsızlanmış ve gece ateşlenmiş. (ateşlenmesi iyi) Dün gece bana geldi ve hemen ilk müdahale yapılıp yatırıldı. Ateş düştü, kendine geldi ve ertesi gün (bu sabah) tarafımdan babaannesinin yanına (Akçakoca'ya) gönderildi. Bugün sabahtan bu yana babaannesinin denetimin de ve şu anda sokak da arkadaşları ile top oynuyor.
Sevgili günlük, biliyorum. "o kadar biliyordun da neden Akçakoca'ya gönderdin, sen baksaydın ya" dediğini duyar gibiyim.
Açıklayayım: Akçakoca'ya göndermemin sebebi, bildiklerimin ve uyguladıklarımın bir kısmı İstanbul ve İstanbul gibi yerler de (havasın da oksijen olmayan yerler)hiç bir işe yaramıyor. Doktorlar sürekli ilaç yazıyorlar ama, acaba o ilaçların da büyük bir kısmının, oksijen yokluğundan işe yaramadığının, diğer organlarımızı tahrip ettiğinin farkındalar mı? Neyse yine beni ve seni ilgilendirmeyen konulara girmeyelim. Kısaca oğlum cuğum bir gün için de iyileşti ve bunu senle paylaşayım dedim sevgili günlük cüğüm.
Bu yüzdendir ki dün gece fazla bir aktivitem olmadı ama yine köşem de rakımı içip biraz dinlenebildim.
Bugün de iş yerin de bütün çayları limon ve karabiber ile içiyorum. Ben de şifayı kapmadan tedbirimi alayım ki, kendime güldürmeyeyim çevredekileri.
Her yer de böyle güçlü güçlü konuştuğum için, insanlar dört gözle benim hastalanmamı bekliyorlar:) İnat değil mi hastalanmayacağım işte... Ben ne zaman hastalanacağımı bilirim:) Eğer herkes benim gibi olsaydı hiç doktor, hastane gibi şeyler olmazdı:)
Günlüğümü de haberler gibi, önem sırasına göre yazıyorum:)
Bugün balon dağıtmaya başladım. Çocukların gülücüklerini ve gözlerinde ki teşekkürü anlatmak olası değil. (daha önceleri de dağıtmıştım) Nasıl bir enerji salıyor, nasıl bir mutluluk saçıyorlar tarif edemem. Ben de çok seviniyor ve mutlu oluyorum. Başkalarını mutlu etmek beni de mutlu ediyor.
Yani bugün, çocuklar gibi şendim:)
Sevgili e-günlükcüğüm, bugünlük de bu kadar. Seni seninle başbaşa bırakıyorum.
Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum. Suya, sirke katıp içmeyi, nane limon içmeyi ihmal etme sakın:)
Biliyor musun? Açık bir gece de çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkünmüş...
Güzel söz: "İnsanlara karşı besleyeceğin güzel niyetler de cömert ol. En kötü barışı, en haklı kavgaya tercih ederim..." CICERO