- Kategori
- Blog
Ebedi Barış

Başlık Kant'tan çalınmıştır. Baştan söyliyeyim.
Ne şanslıyım ki bloglarda bir ilham perim var. Sayesinde yazı yazabiliyorum. Bakın bu bile uzatılan zeytin dalına bir adımdır. Şimdi gelelim barış pazarlıklarına. İyi bir arabulucu ve sıkı bir pazarlıkçıyımdır. Hatta iyi bir konuşmayıcımdır. İnanmayanlar www.usatolyesi.org adresini ziyaret edebilirler. Aralık ayı felsefe tartışmalarında konuşmacı olarak davet edilmiştim.
Neyse konumuza dönelim. Önce karşı tarafın şartlarına bakalım:
Şart 1: Yazıların önerilmesi kolay iş. Ben barış zamanını öneririm. Karşılığında da benim bir yazımın önerilmesini isterim.
Şart 2: Kral olmak, nobel almak sorun değil. İlk oy benden.
Şart 3: Editör seçkilerine yazılarının alınması için editörlere her gün en az yüz mail gönderir, onları kımıldayamaz hale getiririm. Kendi adıma ikinci şartta olduğu gibi bir beklentim yok.
Sıra geldi benim şartlarıma:
1. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter, laik, ulus olma özelliğine, tek ve resmi dilinin Türkçe olduğuna, TSK'nın üzerinde oynanan oyunlara karşı tek bir ağızdan hareket etmeye ve yeter demeye, türbanın sanki dinin temel bir özelliği gibi gösterilmesine hayır demeye ve kurumsal alandan çıkarılması gereken neyse yapılmasına söz veren herkesle ebedi olarak barışmaya hazırım.
Tabii bir de liboşluktan vaz geçen ve iki kadeh içince sapıtmayan herkese kapım sonsuza kadar açıktır.
Bende fazla şart yok. Tek bir şart yeter.
NOT: Bazı yorumlar Editör sansürüne uğramıştır. Yorumların silinmesiyle hiç bir ilgim olmadığını buradan duyururum. Kaldı ki bazı yorumlar bazı kişilerin gerçek yüzünü göstermesi açısından son derece eğiticiydi. Saygılarımla.