​ Ege Okulda / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Ege Okulda

Ege Okulda
 

Ege okulda ama ...


Heyecandan gece uyuyamadı. Erkenden kalktı. Giyindi. Alelacele ekmekten, peynirden ısırdı, bir yudum çayından aldı, koşarcasına ayakkabılarını giydi. Kendini dışarı attı. Okulun bahçesine, arkadaşlarına koştu…

Zil çaldı. Sıra oldu.”<ı>Rahat – Hazır ol!” komutuna uydu.

İlköğretimin önemini anlatan uzun konuşmaları güneşin altında, ter içinde dinledi. Çok susadı ama belli etmedi, dayandı. Merdivenleri bitkin çıktı.

Yeni sınıfına doğru yürüdü, koridorda gezinen onlarca annenin, babanın ve arkadaşının arasından yılan gibi sıyrılarak geçti. Sınıfın kapısından kendini zor bi hal içeri attı.Oturdu.

Akşam ,’’ <ı>Günün nasıl geçti oğlum?’’ sorumu, omuzlarını kaldırıp indirerek cevapladı !?

******

Yaklaşık 15 milyon öğrencisi olan ülkemizin okullarında; tartışma, drama, örnek olay, problem çözme, beyin fırtınası, gezi ve gözlem, deney, gösterip yaptırma, sosyal sorumluluk projeleri, grup tartışması, ilgi kümeleriyle çalışma, tümdengelim, tümevarım Öğrenme -Öğretme Yöntem Ve Teknikleri kullanılır.

Aslında kullanılmaz !

Bizim eğitim sistemimiz, bağış sorunu ile başlar, soyut ve ezbere, kalabalık sınıflarda, bezgin öğretmenler ve çocuğa uygulanan; “ <ı>yap - yapma, koş- koşma, oyna – oynama, konuş – konuşma, git – gel, yaz – oku –ver –al “ emirleri arasına biter.

Bu durumdan en fazla eğitimciler şikayetçidir. Ama değiştirmek için ellerinde bir sihirli değnekleri yoktur. (Hoş olsa da, değneği nasıl kullanacaklarını bilen çok azdır.)

Eğitim idarecileri, “ Plansız eğitim olmazzzz !” diyerek öğretmenlerden sadece plan isterler. Oysa süreç içinde, eğitim ile “ istendik davranışlar” gerçekleştirmesi istenen öğrencinin, –hatta velinin - bu plandan haberi bile yoktur.

Plan – program, amaca ulaşmada sadece bir yol haritasıdır.

Gereklidir.

Sorun; eğitimcinin çocukta istendik davranışları gerçekleştirme isteğinde samimi, gerçekçi, hayatın içinden, bilimsel, hoşgörülü ve dürüst olmasındadır.

Bir okulda; “<ı>Dayanışma, İşbirliği, Tutum, Hoşgörü, Demokrasi; Küçüğe Sevgi, Büyüğe Saygı; Cumhuriyetin Açtığı Yolda; Atatürk’ün Gösterdiği Hedefte Doğruluk ve Çalışkanlık” yoksa istediğiniz planı yapın, ülkenin eğitimden hedeflediği sosyoekonomik büyümeyi gerçekleştiremezsiniz. Nitekim kişi başına düşen mevcut, Gayri Safi Milli Hasılamıza bakarak gerçekleştiremedik de…

Oysa; dünyanın hiçbir yerinde kalkınma malla başlamadı.

Gelişmiş dediğimiz tüm ülkelerin kalkınma tarihlerine baktığımızda, kalkınmanın insanla ve O’nun eğitimi, örgütlenmesi ve disiplini ile başladığını görüyoruz.

Ancak; eğitim de, örgütlenme de, disiplin de adım adım evrim geçirmek zorunda...

Kalkınma Politikaları’nın temeline eğitimi koyan hükümetlerin en önde gelen işi; – özellikle bizim gibi ülkelerde- bu evrimi hızlandırmak ve asla unutulmaması gereken bu üç ilkeyi; (Eğitim -Örgütlenme ve Disiplini) sadece minicik bir azınlığın –eğitimcilerin - değil, tüm toplumun mülkiyetinde kılmasıdır.

Eğer bugün kalkınmaya gerçekten ihtiyacımız varsa; uygulanan örgün ve yaygın eğitim modellerimizi gözden geçirip, eko-ekolojik bir temele oturtmalıyız.

 
Toplam blog
: 272
: 734
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..