​ Eğitim sistemimiz göçük altında / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '09

 
Kategori
Eğitim
 

Eğitim sistemimiz göçük altında

Eğitim sistemimiz göçük altında
 

Gençlerimizin Kaderini Çizen Sınavlar


İnsanlığın kendini bilmesi çok önemli bir erdemdir. Kendini bilen insanlık ve topluluklar zaman içerisinde yaptıkları yanlışları görebilir ve bunu düzeltmek için çaba sarf ederler. Hatalardan kurtulmak, doğruyu bulmak doğanın bir gereğidir, eğer bulamazsanız durmadan hatalarınıza yenilerini ekler, daha sonrada yanlışlarınızla birlikte kaybolup gidersiniz. Peki ya devletler hatalarını, yanlışlıklarını düzeltmek için nasıl bir çaba sarf etmemeliler. Yoksa klişe söylevlerin içinden ” Benim devletim hata yapmaz” gibi yıkılmaz tabuların arkasına mı saklanmalıyız?

Türkiye’de Eğitim sistemi son yapılan SBS ve ÖSS sınavıyla yıkılmıştır. Ortaya çıkan tablolar içler acısı. Yani siz birey olarak emanet ettiğiniz çocuklarınızı eğitim sisteminin içinde yok olup gittiğinin kanıtıdır. Görmezden geldiğimiz eğitim sorunları sonrasında sınavlara giren öğrenciler, toplamda ülkemizin eğitim konusunda ne kadar geride kaldığını bize net bir şekilde gösterdiler.

Öncelikle sizlerle ülkemizde yapılan sınavların listesini paylaşmak istiyorum. Benim de ismini ve ne amaçla yapıldığını bilmediğim bazı sınavlar da var. AİONYS, DBPGYS, DİBPYBYS, DMS, EMİGMPGY, GYS, İMYYS, KBYS, KPSS, MTSAS, MYSS, OKS, ÖSS, ÖYOOGS, PÜD, PYBS, PGY, SBS, YÖKYKGMGYS (http://egitek.meb.gov.tr/Sinavlar/index.asp) (1)

Geleceğimiz Sınavlarda Gizli

Eğitim ve öğretim bir toplumun gelişmesi, refah seviyesi yüksek diğer ülkelere yetişmesi, aynı zamanda onlarla tıp, bilim gibi dallarda mücadele etmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Fakat ülkemizdeki eğitim sistemini kısaca özetlemek gerekirse ezbere dayalı, tek tip insan tipi yaratmayı amaç edinmiş, nota dayalı, yaratıcılıktan uzak bir sisteme sahibiz. Durup düşünelim; İlköğretim yıllarından itibaren sınavlarla tanışan öğrencilerimiz, (çoğu ne için bu sınavlara girdiğinin farkında değil) habersiz olarak eğitim sistemi içinde bir süzgeçten geçiyor. Öğrencileri bir yarışa odaklayan bu sistem, notun bilgiden daha önemli olduğunu, o notu almak için başvurulan yolun meşru olduğunu bu küçük beyinlere kazınmasına neden oluyor. Öğrencilerimizin girdiği sınavlarda yer alan bazı milliyetçi, politik ve profesörlerin bile anlam veremediği sorular olduğuna geçmiş günlerde hepimiz medya sayesinde tanıklık etmiştik.

Eğitim Sistemimiz Göçük Altında

Eğer bu ülkede yürütülen eğitim politikasını anlatmam gerekirse, Öncelikle kendimden ve benim gibi yok sayılmış, hakkı elinden alınmış, kaderine terk edilmiş kuşaktan başlamak isterim. 1980 yıllarda köyünden gelip ilkokul mezunlarının Türkiye’nin en büyük fabrikalarında dolgun ücretlerle işe başlayıp daha sonra emekli olduğu kuşağın iş anılarını dinlerken, bizlerde en kötüsü lise mezunu olup bir fabrikada iş buluruz düşüncesine sahip olabilirdik. Ama 80 den sonra çok şey değişti bu topraklarda. Herkes okumak için kolları sıvadı. Evinden kaçanlar, hiç bilmediği cemaatler içinde yer alıp okumaya çalışanlar, veliler ise ceketini satıp çocuğunu okutmaya çalışıyorlardı. Benim gibi girilmesi ve mezun olması zor olan meslek liselerindeki (O zamanlar çok zordu.) nice arkadaşım Türkiye’de hala çözülememiş siyasi ideolojiler yüzünden mühendis olma hakkımız, imam hatip öğrencilerine hak tanınmaması için elimizden alındı. Bizlere sadece ataması yapılmayan öğretmenlik yolu çizildi. Bu zorlamayı kabul edenler dört yıl boyunca okudular ama hiçbiri öğretmen olamadı. Bu dayatmadan uzak hayat süren bana benzeyenler ise hayat içinde hemen yer kapma telaşı içinde buldular kendilerine.

Bugünler de ise Öss sınavında sıfır çeken, sonuçlarının evine postalanmasında bile utanılacak bir neden görülen 30 bin arkadaşımız var. Bana kalırsa bu puan alamamış arkadaşlarımız devletimizin eğitim sisteminin ayıbıdır. Bu postalanmayacak sonuçları devletimizin “utanç tablosunun” en üst tarafına asılmalıdır. Geleceğimiz dediğimiz insanları yetiştirememek, onların hayatına yön verememek bir insanlık suçudur. Anne baba tarafında dökülen o kadar para boşa gitmektedir.

Öyle bir eğitim sistemine sahibiz ki, okullarımızda öğrencilerimize verilen bilgiler üniversiteye girmek için yetmiyor. Okul müfredatındaki derslerin çoğu bu sınavda yer almıyor. Bunu anlamak ve başkalarına açıklamak o kadar zor ki. Düşünün ki; SBS ve ÖSS sınavların da baraj yok denilecek seviyede. Her sınava giren başarılı kabul edilebilir. Anadolu lisesine girmek için 3-5 net, üniversiteye girmek için de 12 net yeter hale getirildi. Bu rakamların başarılı olarak kabul edilmesi sadece kendimizi kandırmak anlamına gelmiyor mu? Eğitime bu kadar yatırım yapılsın, veliler ceplerindeki son kuruşa kadar dershane, özel derslere harcasınlar, sonra da bu rakamlarla öğrencilerimizi başarılı kabul edelim.

Sonuç olarak ülkemizdeki amacının ne olduğu bilinmeyen eğitim sistemimiz kendini bitirdi. Eşitsizliğin illere göre değiştiği, parası olanın kolaylıkla vakıf ve özel üniversitelere girmeleri kolaylaşırken, belirli puan aralığına sıkışmış çoğunluk üniversiteye donanımsız olarak girip, sonrada yok olup gidecektir. Barajın yok denecek seviyeye inmesi eğitim sektöründen para kazanan zenginlerimizin işine yarayacaktır. Birinci öğretim harçların %8 ikinci öğretimin ise % 100 artığı ama kaliteden uzak eğitim sistemimiz bu zamlarla yine fakirden alıp, zenginin cebini doldurmak da ısrar etmektedir.

Bu ortadaki gerçekler sonrasında insanımızın nasıl bir tepki vereceğini bilemiyorum. Ama ortada görmezden gelinen, içi boş bilgilerle yetiştirilmeye çalışılan ve daha sonra geleceği garanti altında olmadan gençler olarak sokağa atılan bireyleri görebiliyorum. Sistem her zaman olduğu gibi parası olanın yanında.

1 : Radikal İki 14/06/2009 tarihli Sayın Baskın Oran’ın yazısından bir alıntıdır.

 
Toplam blog
: 32
: 823
Kayıt tarihi
: 12.03.09
 
 

29 yaşındayım Adanada yaşıyorum. Kendime ait bir kırtasiye dükkanım var. Aynı zamanda İşletme mez..