Eğitim sisteminin düşündürdükleri / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '12

 
Kategori
Eğitim
 

Eğitim sisteminin düşündürdükleri

Eğitim sisteminin düşündürdükleri
 

Kurtuluş Savaşı başarı ile tamamlandıktan sonra sıra Cumhuriyet rejiminin ruhuna uygun yasaların düzenlenmesine gelmişti. Ülkemizi çağdaş uygarlıklar düzeyine çıkarmak için, peş peşe devrim yasaları uygulamaya konmuştur.

Bunlardan en önemlisi, Türk toplumunu bilimin aydınlığında hak ettiği yere çıkarmak için 1924 yılında yürürlüğe konulan “Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) yasasıdır. Günümüze kadar kıyısından köşesinden kırpılmaya çalışılan bu yasa tam uygulanabilseydi ülkemizin bir Avrupa ülkesi konumunda olması söz konusu olacaktı. Bu yasa o yıllardan başlayıp günümüze kadar geçen süreçte insanımızı “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” nesiller olarak yetiştirilmesini amaçlamıştır.

Şu günlerde yasalaşan yeni eğitim kanunu pedagoglara danışılmış mıdır? Toplumda uzmanlarınca yeterince tartışılmış mıdır? Toplumun büyük bölümünün yasa ile getirilmek istenen değişikliklerin yeterince farkında olmadığı anlaşılıyor. Toplumun değişik kesimleri ile yapılan görüşmeler bunu gösteriyor demek abartı olmasa gerek.

Eğitim sendikalarının yasa ile ilgili görüşleri irdelendiğinde yasanın getirileri daha iyi anlaşılmaktadır. Çünkü ilgili sendikaların eğitimde uzman kadroları böyle bir eğitim sisteminin dünyanın hiçbir gelişmiş demokratik ülkesinde olmadığını söylüyorlar. Eğitim-Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız “Artık Tevhidi Tedrisat yok hükmündedir. Eğitimi bir bütün olarak dinselleştirmenin yasal adı kondu” değerlendirmesinde bulunuyor. Eğitim- İş Genel Başkanı Veli Demir, düzenleme için “Tüm okulları İmam Hatipleştirme operasyonu” şeklinde konuşuyor.

Her iki eğitim sendikasının yetkililerinin söyledikleri okullarda gerçekleşir mi?

Yeni eğitim düzenlemesinde ortaokul ve liselere “Kuran-ı Kerim” ve “Hz. Peygamberimizin hayatı” adıyla seçmeli ders konulması kız ve erkek öğrencilerin bir arada olduğu karma eğitimin sekteye uğrayacağı konunun uzmanlarınca dile getirilmektedir. Çünkü Kuran dersinin seçmeli olarak alındığı bir okulda kız öğrenciler “Kuran elimizde iken dinimiz gereği başımızı kapatmak istiyoruz”  diyebilecekleri gibi velilerde “kızımın Kuran okuduğu yerde bir erkeğin olması doğru değildir” diyebilecektir.

Bu anlamda başını örtenler örtmeyenler ya da Kuran-ı Kerim dersini seçmeli alanlar almayanlar şeklinde bir ortam oluşabilecektir. Ortaokullarda da seçmeli Kuran derslerinde türban takılması gündeme gelebilecektir. Ayrıca Kuran dersinde öğrencilerin İslami değerler gereğince “abdestli” olmaları yönündeki gereklilik de okullarda “abdesthane” alanlarının olmasına ve “mescit” gibi ibadethanelerin kurulmasını gündeme getirebilecektir.

Dünya genelinde toplamda 177 ülkenin eğitim sisteminde çocukların okula altı ya da yedi yaşlarında başladığı dile getirilmektedir. Dünyada toplamda 193 ülkenin olduğu düşünülürse okula başlama yaşının çocukların duygusal, fiziksel gelişiminin ancak o yaşlarda istenen düzeye geldiği gerçeği karşımıza çıkıyor. Yeni yasa ile ülkemizde ise bir çocuğun okula başlama yaşı 5 olacaktır. Beş yaşında ilk 4’ü tamamlayan öğrenci 9 yaşında ikinci 4’e başlayacak. Liseye ya da son 4’e ise 13 yaşında başlayacaktır. Lise eğitimi açık öğretim şeklinde yapılabilecektir. Meslek liselerine yönlendirme öğrencilerin becerileri dikkate alınarak yapılacağından bir çocuğun hangi liseye yönlendirilmesi gerektiğine o çocuk 13 yaşında iken karar verilecektir. ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkelerde öğrencilerin 16 yaşından önce eğitim programları arasında seçim yapmadıkları bilinmektedir.

 
Toplam blog
: 210
: 910
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..