Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Gülçin Balcı Gürbüzer

http://blog.milliyet.com.tr/guguyaziyor

01 Şubat '18

     
    Kategori
    Eğitim
     

    Eğitimde Toplumsal Cinsiyet

    Eğitimde Toplumsal Cinsiyet
     

    Cinsiyet kavramını günlük hayatımızda sıklıkla kullansakta, toplumsal cinsiyet kavramı son zamanlarda yaygınlık gösteriyor. Televizyonlarda, kitaplarda, söyleşilerde, okullarda sık sık duyuyoruz artık ‘’toplumsal cinsiyet’’ kavramını. Hatta bir çok bakanlık bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyor, üniversiteler kadın çalışmaları bölümleri açıyor. İyi de nedir bu toplumsal cinsiyet? Neden toplumsal cinsiyet? Toplumsal cinsiyet eşitliği denilince neden kadın çalışmaları birden hızlandı?

    “Cinsiyet” kişinin kadın ya da erkek olarak gösterdiği genetik, fizyolojik ve biyolojik özellikleri olarak tanımlanmaktadır. “Toplumsal Cinsiyet” kavramı ise, kadının ve erkeğin sosyal olarak belirlenmiş kişilik özelliklerini, rol ve sorumluluklarını ifade etmektedir. Yani demek oluyor ki cinsiyet bizim yaradılışımızdan gelirken toplumsal cinsiyet toplumun bize yüklediği cinsiyet özellikleridir. Örneğin; erkekler ağlamaz, yemek ve ev işlerini kadın yapar, kadının yeri evidir, erkek eve para getirmek zorundadır, kadın akşam dışarı çıkmaz gibi söylemler cinsiyetlere birer kimlik vermektedir. Hatta birçok kalıplaşmış sözlerimiz, deyimlerimiz atasözlerimiz bile bu rolleri desteklemektedir.’’ Bilim ADAMI, sözünün ERİ, ERKEK sözü, KADIN kısmısı, KIZ başına, insan OĞLU, ERKEKLİK öldü mü; yuvayı DİŞİ kuş yapar, elinin hamuruyla ERKEK işine karışma, kalıbının ADAMI ol, beş kız bir oğlanın yerini tutar mı, kızını dövmeyen dizini döver ve daha birçoğu… Bu söylemler tabii ki durup dururken oluşmamıştır ve uzun yıllardır kullanılarak cinsiyet üzerinde belirli sorumluluklar, kısıtlamalar getirmiştir. Yani cinsiyetler üzerinde bir kimlik oluşturmuştur.  Bu kimliklerde günümüzde cinsiyetler arası eşitsizliği gündeme getirmektedir.

    İlk yazımı bir öğretmen olarak eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine yapmak istedim. madem bir eğitimciyim ve aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği uzmanıyım o halde birbirinden ayrılamayacak bu iki kavram üzerine yazmalıyım.

    Bir toplumda ancak bireylerin birlikte hareket etmesiyle kalkınma gerçekleşir. Kadınların ve erkeklerin toplum hayatına eşit ve etkin katılımı toplumun güçlenmesine katkı sağlar. Eğitim ise kadın ve erkeğin toplumda birlikte yer almasında büyük rol oynar. O halde eğitim sektöründe durum nedir? Gelin bir bakalım.

    Türkiye'de örgün eğitimdeki yaklaşık 890 bin öğretmenin yüzde 55'inin kadın olmasına karşın yönetim kademelerinde kadınlar azınlıkta ne yazık ki. Okul yöneticilerinin sadece yüzde 11'i kadın. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, 62 bin 333 okul yöneticisinden sadece 6 bin 701'i kadın. Üst yönetimlere çıktıkça sayı daha da azalıyor. 81 il milli eğitim müdürü içinde sadece 1 kadın var. 718 ilçe milli eğitim müdüründen sadece 3'ü kadın. 255 il milli eğitim müdürü yardımcısından 8'i kadın. Onlar da asil değil vekil. Eğitim ve öğretime son derece önem veren ilimiz Kırşehir’de de maalesef sonuç değişmiyor. İl ve İlçe milli eğitim müdürlerinin hepsi Erkek. Bunları yazarken beni yanlış anlamayın rahatsızlığım erkek olmalarından yana değil, kadınların da erkekler kadar bu yönetim yerlerinde yer alamamalarında.

    Hal böyleyken öğrencilerde durum doğal olarak daha kötü. Okuma yazma bilmeyen kadın sayısının okuma yazma bilmeyen erkek sayısına oranı tam olarak beş!  Yani okuma yazma bilmeyen kadın sayısı erkek sayısından beş kat fazla. Bu oran yaş yükseldikçe yükseliyor. Hatta lise ve üniversite mezunlarına baktığımızda da cinsiyet açıcından ne yazık ki sonuç aynı. Erkek oranı her zaman daha fazla.

    Verilen yasal verilere göre gördüğünüz gibi net bir eşitsizlik var. Peki bu eşitsizliğin temel nedeni nedir? Hepinizin yine birçok alanda olduğu gibi ‘’ eğitim’’  dediğini duyar gibiyim. Eğitimde de durum böyle işte. Ben derim ki bir öneri olarak gelin baş tacı yaptığımız, ayaklarına cennetin uzandığı kadınlarımızın yüklerini biraz hafifletelim. Hafifletelim ki onlarda hedeflerinin peşlerinden gidebilsinler. Onları da birer yönetici, müdür, bakan, başkan olarak görebilelim.

     

     
    Toplam blog
    : 1
    : 847
    Kayıt tarihi
    : 01.02.18
     
     

    Merhabalar, Sayfamda ağırlıklı olarak Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yazacağım. Varolduğumdan beri a..