​ Eğitimde verimlilik uygulamalarına duyulan ihtiyaç / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '08

 
Kategori
Eğitim
 

Eğitimde verimlilik uygulamalarına duyulan ihtiyaç

Eğitim faaliyetlerinin amacına ulaşması eğitim sisteminin kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesi anlamına gelmektedir. Tersine amacına ulaşmayan her faaliyet de eğitim sisteminin boşa işlediğinin, toplumun eğitim alanına aktardığı kaynaklarının boşa harcandığının işareti olarak sayılabilir.

Günümüzde örgütsel yapıları işletenler üretim sürecinin sonunda yapılacak bir değerlendirme sonrası sistemde yeniden düzenleme çalışmalarının yapılmasını çok geç olarak kabul ettikleri, kaynakların heba olmasının artık tahammül edilmez bir durum olduğu görülmekte ve bu durumun önüne geçecek yeni yönetsel anlayışlar ortaya atılmaktadır. Artık kaynakları heba etmeksizin tam ve doğru uygulamaların bir defada yapılmasını sağlama yolları araştırılmaktadır. Verimlilik kavramı her türlü örgütsel yapılar, kurumlar için çok önemli bir hale gelmiş durumdadır.

Eğitim sistemimizin de bu anlamda yeni baştan ele alınması, elden geçirilmesi, değerlendirilmesi, düzenlenmesi gerekmektedir. Eğitim faaliyetlerinde verimlilik kavramının sistem yöneticileri tarafından mutlak surette ele alınması, işleyişin verimlilik ilkeleri doğrultusunda düzenlenmesi için acil önlemlerin alınması gerekmektedir.

Fabrika üretimi benzeri faaliyetlerde sürecin her aşamasını adım adım gözlemek, sürecin sonunda istenmeyen hususlar, durumlar, ürünler, çıktılar varsa sistemi yeni baştan dizayn ederek yeni baştan işe koyulmak imkanı varken eğitim faaliyetinde böyle bir imkandan yoksunuz. Eğitim faaliyetlerine konu olanlar insanlardır. Özellikle de yetişmekte olan insanlar konu olduğunda bu durum çok daha büyük bir öneme sahiptir. Öğrenci okula geldiği andan itibaren eğitim öğretim faaliyetlerine dahil olur. Bu faaliyetlerde öğretmenin can alıcı önemi vardır. Öğretmen uzmanlık bilgisini kullanarak öğrencilerde bilgi, beceri, tutum, davranış, alışkanlık, değerler geliştirmeye çalışır. Eğitim faaliyetinin sonunda yapılacak değerlendirmede öğrencide istenen hususlar gerçekleştirilmemişse öğrencinin yeniden başa döndürülerek yeniden aynı süreçten geçirilmesi mümkün değildir. Eğitim öğretim faaliyetleri eğitim sisteminde yıllık faaliyetler şeklinde düzenlenir. Öğretim yılı sonunda öğrencinin durumuna ilişkin bir değerlendirme yapılabildiği takdirde öğrencinin o yıl için istenen şekilde yetişip yetişmediğine yönelik bir değerlendirme yapılabildiği halde gecikmiş bir değerlendirme olarak nitelenirken bir de öğretim kademesinin sonunda veya birkaç öğretim kademesi geçtikten sonra yapılacak değerlendirme sonrası geri dönüşün imkansızlığı daha da büyüktür. Oysa eğitim sistemimizdeki uygulamalar bakıldığında öğrencilerin eğitim öğretim yılı sonundaki durumlarına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığını, yapılamadığını görmekteyiz. Öğrencilerin durumlarına ilişkin bir değerlendirme eğitim sistemimizin hemen hiçbir aşamasında yapılmamaktadır. Sadece üst öğrenime geçişte fazla talep olan okullara yönelik olarak sıralama amaçlı sınavlar yapılıyor. Bu sınavlar ise sadece üst öğrenime girişte nitelikli diye düşünüldüğü için herkesin talep ettiği okullara kimin girip kimin giremeyeceğine karar vermede kullanılıyor. Bu yönüyle bu sınavları bir durum değerlendirme aracı olarak kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla eğitim sistemimiz içinde verimlilik açısından, eğitim öğretim faaliyetlerinin istenen nitelikte yapılıp yapılmadığını görme açısından bir değerlendirmenin yapıldığını söyleyemiyoruz. Bu durum eğitim sistemimiz içinde eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik, öğrencinin aldığı eğitim faaliyetlerinin niteliğine yönelik verimlilik odaklı bir yaklaşımın olmadığını göstermektedir.

Eğitim öğretim faaliyetlerinin, bu faaliyetleri bünyesinde barındıran eğitim kurumlarının, kurumlarda görev yapan tüm personelin verimlilik ilkeleri yönünden değerlendirilmesi eğitim alanında yapılan her türlü harcamanın, yatırımın gerçek anlamda yerine ulaşıp ulamadığını belirleme açısından önem taşımaktadır. Bu değerlendirme eğitim sistemini yönetenlerin topluma karşı da önemli bir sorumluluğudur. Toplum da bu konularda bilgilendirilme hakkına sahiptir.

Eğitim sistemi üretim yapan, topluma hizmet sunan bir örgüt olması yönüyle de bu tür bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Eğitim faaliyetinin sadece belirlenmiş programların sınıflarda öğretmenler tarafından öğrencilere yönelik olarak kendi kişisel becerileri ölçüsünde uyguladıkları çalışmalar olmaktan çıkması, çıkarılması gerekiyor. Bunun sağlanabilmesi ancak okul, sınıf, sistem düzeyinde süreç, personel ve faaliyetlerin verimlilik ilkelerine göre değerlendirilmesi ile mümkündür.

Bu çalışmalar ise ancak sistemin üst düzeyinde bulunanlarda bu yönde bir iradenin ortaya konması ile yapılabilir. Eğitim sistemini yöneten, işleten, geliştiren, değerlendiren bakanlık merkez teşkilatında bu yönde bir anlayışın gelişmesi bu iradenin ortaya çıkmasında en etkili unsurların başında gelmektedir. Bu yönde ilk adımı bakanlık merkezinin atması gerekiyor. Yasal düzenlemeler olmaksızın böyle bir uygulamayı sistemin içinde birilerinin kendiliğinden yapabilmesi mümkün değil.


Soru, görüş ve önerileriniz için…

Ali Hikmet DEMİR

ahdiron4@hotmail.com

 
Toplam blog
: 147
: 1198
Kayıt tarihi
: 26.09.08
 
 

Öğretmen olarak başladığım meslek hayatıma yönetim ve denetim konusunda aldığım yeni eğitimler sonr..