- Kategori
- Güncel
Ekmeleddin isminin anlamı ve mesajı

Sn.Ekmeleddin İhsanoğlu
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor ve yakın bir süre önce Ekmeleddin İhsanoğlu Cumhurbaşkanlığı için adaylığını koydu. Herkes kendisinin geçmişini konuşuyor, onu anlamaya, tanımaya çalışıyor. Zira siyaset sahnesinde yepyeni bir yüz.
Ben de her insanın isminin anlamını ve o isimdeki güzelliğin ne olduğunu merak eden birisi olarak Ekmeleddin isminin anlamına kısaca bir göz attım. Bu ismi hiç duymamıştım. Acaba bu isimdeki güzellik ne olabilirdi? Bu ismin böyle bir dönemde bizlere bir mesajı olabilir miydi?
Bulunca şaşırdım, tebessüm ettim ve paylaşmak istedim.
Anadolu ve Doğu fültürlerinin bir çoğunda çocuğa verilen isim o çocuğun o ismin anlamını hayatında yaşaması için verilir. Kaan, Samet, Ahmet, Zeynep vs... Güzel Anadolumuzda her ismin bir anlamı vardır ve her aile çocuğuna o ismi belli bir amaç ile verir; o isim anne babadan kalsa bile.
Ekmeleddin ismine geri dönersek... İsmin kaynağı EKMEL yani pek kamil, mükemmel ve kusursuz olan demek. En uygun, en eksiksiz demek. Hatta Ekmel-i Enbiya olarak da geçiyor. Ekmel-i Enbiya ise nebilerin en mükemmeli, dinimizde Allah’ın tüm isimlerini üstünde barındıran, canlı Kur’an olan Hz.Muhammed (s.a.v.). Nebi, veliler arasından görev almış olan demek.
Bu noktada Ekmel, Allah’ın tüm isimlerini üstünde barındırmak ile alakalı ve bu mana çok önemli. Bu aynı zamanda her tür insanı, her tür kültürü, her düşünceyi yani farklılıkları kendi bünyesinde barındırabilen de demek bana göre. Zorla değil, sevgiyle, güzellikle, zarafetle. Ve tam bu zamanda, dünyamızın ve ülkemizin aradığı şey.
Zira, dünyamızın ve güzel ülkemizin içinde bulunduğu duruma baktığımız bilim ne denli ilerlese de hala insanoğlunun bilgelikten ve birlikten çok uzak olduğunu görüyoruz.
Akıl ve hikmet bizleri hakikate taşımak için var. Doğru olanı yapmak, iyi ahlaklı olmak, iyi, faydalı ve yararlı bir insan olmak için var.
Birlik ise Allah’ın birliğini anlamak, herkesin O’ndan geldiğini ve O’na döneceğini anlamak, her Yaradılan’nın O’nun farklı yüzleri, farklı tezahürleri olduğunu anlamak, farklılıkların bir sorun değil zenginlik olduğunu anlamak, zıtlıkların birliğini anlamak ve O’na giden farklı yollar olduğunu anlamak demek. Sadece anlamak da değil, olduğu gibi KABUL etmek demek.
İDRAK etmek, sonra KABUL etmek ve en son da İZİN vermek ile alakalı... Tabii ki herkesin özgürlük sınırının bir başkasınınkine tecavüz etmemek olduğunu bilerek.
İşte bu kısım en zor olanı. Her savaş, mücadele, sorun buradan çıkıyor. Kendi doğrusunu insanoğlu başkalarına dayatmak istiyor. Bazıları bunu zorbalığa, zulme kadar götürüyor.
Her insan, her kültür bir değer, bir zenginlik, bir tarihi miras. Hepsi insan için ve binlerce yıllık Anadolu tarihinde binlerce farklı kültür ve inancın yeşerdiği bu güzel toprak parçası üstünde herkesi “severim Yaradandan ötürü” diyerek birleştirmek mümkün. 600 sene önce Anadolu Rönesansı yaşamış, neden bu tekrar olmasın. Farklılıkları önce KABUL ederek ve sonra anlayarak herkese kol germek mümkün. Ama herkesin haddini bilmesi kaydıyla. Adalet, hak ve hukuk kavramlarını gözetmesi şartıyla.
En büyük insan ihtiyacı fizyolojik ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra ANLAŞILMAK ihtiyacı.
İşte farklı insanları ve kültürler aynı noktada toplamak ama buna rağmen herbirindeki farklılıkları bir zenginlik olarak koruyabilmek işin özü. EKMEL isminin anlamı işte bizim için burada gizli. Bunu yapmak için de AKIL ve HİKMET gerekli ve bunu GÜZELLİK ve ZARAFET ile süslemeli.
Sevgiler,
Kenan
https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday
http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday/
BAKINIZ...
Hz.Mevlana ve Anadolu Rönesansı http://blog.milliyet.com.tr/hazreti-mevlana-ve-anadolu-ronesansi/Blog/?BlogNo=440965