Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
304
 

Eli silahlı “Kültür" Festivali(!?)

10 Ağustos 2008 tarihli gazetelerin manşetlerinde, bir sürü eli tabancalı insanımızı görünce; “Hah, olanlar oldu! Gürcistan ile savaşan Güney Osetya olayına müdahale edip, Gürcistan’ı bombalayan Rusya, yanlışlıkla bizim oraları da mı bombaladı acaba? Cesur insanımız da, karşı hücuma geçti zaar?” diye düşünmüş, durduk yerde savaşın içine girdiğimizi zannetmiştim? Resimlerin altını okuyunca, endişelerim dağıldı, moralim yerine geldi: Meğerse, “Sivas- Hafik İlçesi Kültür Festivali” açılışından fotoğraflarmış bunlar. Vallahi yüreğim serinledi; açılıştaki herkesin, havaya ne güzel ateş açan kahraman Türk insanlarımızın ellerindeki ‘erkeklik simgesi (!)’ o öldürücü tabancaları görünce, atalarımızın; “Bir Türk dünyaya bedeldir” sözü aklıma geldi. Birden kendimi güvende ve huzur içinde hissettim!.. Böyle vatan evlâtları oldukça, bu yüce milletin sırtı yere gelir mi? Düşman yan gözle bile bakabilir mi? Gürcistan’ın başına gelenler, hiç bizim başımıza gelebilir mi? Düşman bilmez mi bizi ve “Altaylardan attığımız okların, Kafkasları aştığını; havaya sıktığımız maganda kurşunlarının, Irak Savaşı’nda sıkılanları bile solladığını; çocuklarımızın boğazlarından kısıp da aldığımız bu mermi paralarının bir boka yaramayıp, zararının kıçımıza kaçtığını herkes bilmez mi!?

Herkes bilir de; büyük / küçük hiç kimse, bu aptalca ve ilkel işten bir türlü vazgeçmezler!..

Kültür: Bir toplumun veya halkın sahip olduğu düşünce, sanat eserleri ve yaşatılan güzel geleneklerin tümüdür. Bu sözcük; Fransızca’da “Culture” diye geçer ve Osmanlılar zamanında dilimize girmiştir.

Silâh ise; ‘Saldırmak veya savunmak amacıyla kullanılan araç’ demektir. Genelde ateşli, kesici ve delici araçlardır bunlar. Bu sözcük de, Arapça’dan dilimize girmiş bir sözcüktür.

Ateşle/ barut, iki dargın/ düşman insan, kedi ile fare birbirlerinden uzak durup, nasıl biraraya gelemezlerse; biraraya geldiklerinde de, nasıl kıyametler koparsa; “Kültür” ile “Silâh” da, asla birlikte olamazlar, biraraya gelemezler!.. Bunu, AKP’nin Ordu vekilleri de bilirler…

Ancak, gazetelerde gördük ki; Sivas-Hafik İlçemiz insanları bunu başarmışlar. Fotoğraflarda görünen bütün merteklerin ellerinde silahlar vardı ve hepsi de havaya ateş ediyorlardı! Hatta birisi, koltuk değneklerine dayanmış; vatan ve milletin bekâsı içün, festivalin renkli ve faideli etkinliklerle geçmesi içün ve bilhassa Allah rızası içün silah çekiyor; birisi de, halk oyunlarında oynayan kızının tepesinden ateş ediyordu… E bunu gören dost /düşman herkes, verahlarından göğsü kabarmış, herkese bunu anlatmış ve hakkımızda destanlar yazmışlardır belki? Belki de, şair Abdürrahim Karakoç gibi, şöyle bir dörtlük döktürüvermişlerdir, kim bilir: “Memleket baştan başa hıyar tarlası gardaş/ Bu toprakta yetişir, hıyarın hası gardaş/ Tazelendi bilcümle hıyarların şerefi/ Ne mutlu ki bizlere, tutturduysak hedefi…”

Kültür Festivali’ni düzenleyen Belediye Başkanı’ndan, meclis üyelerinden, mahalle muhtarlarından esnafına, halkına kadar herkes; atının üstünden, arabasının içinden, koltuk değneklerinin arasından, kız çocuğunun başının üstünden ateş ediyordu ya? Bu müstesna “Kültür Festivali”ni izlemeye gelen Japon turistler, korkunç manzara karşısında “Anneee Türkler!.. Yandım Allah, kurtarın bizi!” diye feryat/ figan ederek, Türk rehberlerinin ceketleri altlarına saklanmışlar ya? Korkak ve kültürsüz Japonlar işte, ne olacak? Nedense; birden, şu bizim Şahan’ın “Recep İvedik” filmi aklıma gelivermesin mi? Ne alâka ise artık…

Sahi; açılışını hafif silahlarla yaptıkları bu dillere destan “Kültür Festivali”nin kapanışını nasıl yapmayı düşündüler ki? Benim bir fikrim var: Hafik Dağı’nın en tepesine “75 x 50 cm” ebadında ve üzerinde “Hafik Kültür Festivali” yazılı bir hedef dikip; uzak mesafelerden, önce uzun menzilli “Kanas” marka ve dürbünlü suikast tüfekleriyle ateş etmeliler. Sonra, havan topları ile hedefi vurmalı; en sonra da, ağır uçaksavar mermileriyle, festivale katılan herkese; “Bu festival hedefini vurmadan, kültüre katkı yapmadan ve bu etkinliğin içine etmeden gitme vatandaş!” diyerek, el birliği ile bilcümle kapanışı yapmalılar!? Ne dersiniz, bunlara yakışmaz mı? Bize özgü “Kültür Festivalleri” zati böyle yapılmaz mı, ha!?

Sakin KOŞAR. (10.08.2008).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sakin Bey MB ailesinde sizi de görmektem mutlu oldum. Hoşgeldiniz. Güzel yazılarınızı buradan takip edeceğiz artık. Selam ve Sevgiler Coşkun Karabulut Fethiye

Coskun Karabulut 
 11.09.2008 12:01
Cevap :
Sayın Coşkun Karabulut; Övgülerinize layık mıyım, bilemiyorum? Ama beni çok mes'ut ve bahtiyar ettiniz, çok teşekkür ediyorum. Hoşçakalın, Milliyet Blog'da kalın sağlıcakla... Sakin KOŞAR...  14.09.2008 11:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 742
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster