- Kategori
- Gündelik Yaşam
Elin kiri para
Kâğıt paraların kâğıttan değil de pamuktan yapıldığını, belki de çoğumuz bilmiyoruzdur. Oysaki pamuk ve keten karışımı bir maddeden üretilmektedir kullandığımız paralar. Ülkemizde ne yazık ki parayı saklamayı ve muhafaza etmeyi bir kültür haline getirmediğimiz gibi çocuklarımıza da bunu aşılayamadık. Cebimizde kırıştırıp, buruşturduğumuz, şekilden şekle koyduğumuz, yırtığımız, yıprattığımız paraların alım gücü değeri daha çok ilgilendiriyor bizi.
Paraların basılmasındaki zorluklar nelerdir, ne kadar enerji gerektirdiği, ne kadar masraf gerektirdiği, ne kadar keten ve pamuk harcandığı, ne kadar maden eritildiği, ne kadar boya harcandığı ve milli ekonomimize ne kadar külfet verdiğini kimse düşünmez bile. Bizim için cebimizde o an da var olan ve alış veriş yapmamıza yarayan bir araçtır para.
Avrupa ülkelerinin birçoğunda büyük-küçük herkes parayı cüzdanlarında taşırken; ülkemizde cüzdan kullananların sayısı Avrupa ülkelerine göre çok azdır. Avrupalı parayı bilinçli kullanıp muhafaza ederken, bu bilinç ülkemizde ne yazık ki pek yerleşmemiştir, gelişmemiştir.
Bilimsel verilere göre; kâğıt para üzerinde yaklaşık olarak 26.000 bakteri ve mikrop barınmaktadır. Yeni paralarda bu oranın 2500 civarında olduğu söylenirken, eski yıpranmış paralarda ise bu oran 26000’e kadar çıkmaktadır.
Bilim adamları kâğıt ve madeni paralarda dışkı yoluyla çıkıp, ağız yoluyla bulaşabilen bütün mikropların barındığını söylemektedirler. Para sayarken tükürükle elimizi ıslatıp, sonra paraya atmamız, sonra yine elimizi ağzımıza atmamız, birçok mikrobun vücudumuza girmesine olanak sağlamış oluyor. Aslında para ile temas eden elin, hemen yıkanması gerekiyor, hem vücudun herhangi bir yerine sürülmemesi gerekiyor; ama bunu ne yazık ki kimse yapmıyor.
Para yoluyla bulaşan hastalıkların, tifo, hepatit A, dizanteri, çeşitli ishaller, grip gibi bir takım hastalıklar olduğu ve bunlarında el temasıyla kişiden kişiye kolayca bulaşabildiğinden sıkça söz etmektedir bilim adamları.
Bunca tehlikesine karşı toplum olarak bu konuda bilinçlenmemiz gerekiyor. Sadece tehlikesine karşımı, paranın basılıp cebimize girinceye kadar olan serüveni de göz ardı edemeyiz.
Peki, bu konuda neler yapılabilir?
Ya da neler yapmamız lâzımdır?
Naçizane fikrim bu para konusunu, okullarımızda öğrencilerimize detaylı bir şekilde anlatılmalı, halkımızı bu konuda daha çok bilinçlendirmeliyiz ve en önemlisi de paralarımızı cebimizde, cüzdanların içinde muhafaza etmeliyiz ki, hem doğayı korumuş olalım, hem de cebimize ve milli ekonomimize katkıda bulunabilelim.