Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
227
 

Eller taşın altına

Eller taşın altına
 

Güzel yarınlara yelken açmanın hayaliyle selamlar…

İnsan olarak ne kadar kayıptayız?

Farkında mıyız?

Farkında değilsek vahim ama, farkındaysak ve görmemezlikten geliyorsak facia!

Dünyadan gidiş bileti isterim diyorum hep ya, dönüş biletine gerek yok ki! Dönecek bir dünya olmayacak nasılsa.

Emperyalist güçlerin sömürgecilik oyunlarının en son perdesi sergileniyor. İnanın hem de en acımasızı.

Siyasetteki etiksizlik, ekonomideki tutarsızlık nefes aldırmazken milletime, öyle sinsi bir zehirle zehirleniyor ki geleceğimiz, gençlik ve çocuklarımız…

Toplumsal dejenerasyondan bahsediyorum dostlar!

İlköğretimden, üniversiteye kadar , batağın içinde yavrularımız.

Çocuklarımızı, gençlerimizi kurtlar sofrasına yem yapıyoruz , biz büyükler? Sorunlarını dinlemekten aciziz.

Kulaklarımız sağır, gözlerimiz görmez olmuş.

İnanın, öyle şeyler duyuyorum ki, artık ruhum iflasta. Büyüklerde de almış başını gidiyor. En yakınındaki komşusu bir yana, akrabasına bile yardım eli uzatılmayan ortamda, insanlığımızdan söz etmek ne mümkün!

Türk ulusunun en büyük özelliğidir keşke demek. Zararın neresinden dönsek kardır zihniyeti içinse çok geç olabilir.

Bıçak sırtı gezmeyi ben hiç sevmem, sizlerin de sevmeyeceğini biliyorum.

Çok geç olmadan…

Düşmanın, sinsi olması kadar tehlikeli olanı yoktur.

Bu güne kadar da; kılıçla, topla, tüfekle yapamadıklarını sinsi entrikalarla başaran düşman yine iş başında.

Türk milletinin aslına dönmesi şart.

Siyasetçiler; şapkalarını önlerine alıp, düşünmek zorundalar.

Millet; şapkasını önüne alıp, düşünmek zorunda.

Eğer; bir ülkede genç nüfusa yatırım yapılmıyorsa, eğer Allah’ın bütün bereketi o ülke üzerinde olduğu halde onu kurutmak için insanüstü caba gösteriliyorsa…

Ve eğerler listesi alıp başını gidiyorsa…

Anaların buna artık dur demesi gerekiyor ; tüm zorluklara göğüs germesi beklenen onlar.

Her konuştuğum, insanüstü cidden kapalı yazdığım bu konulardan muzdaripken ve her ne hikmetse sessiz kalmaya özen gösterirken, artık bu ulusun kadınlarının, gelecek için mücadeleye girmesi şart oldu.

Dünyanın en şerefli milletini bu halde görmeye, benim yüreğim dayanmıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar Türk milletini oluşturuyor. Laz olmuş, Çerkez olmuş, Türk olmuş, Kürt olmuş Alevi olmuş, Sünni olmuşlarla işimiz yok artık.

Anlayın artık!

Düşmanlarımızın bıyık altından gülmelerine artık dur demenin vaktidir.

Konuşmak değil, bir şeyler yapma zamanı. Ben ne yapabilirim tek başına demeniz yerine, bir çevrenizdeki yaşama gören gözlerle bakmanız kâfi.

Herkes kendi evinin önünü süpürse misali…

Olmuşla ölmüşe çare yok, en azından olacağı ya da öleceği kurtarmaya çare olabilirsiniz. Tek başına derken bir bütün oluruz, güçlü oluruz. Sinsi düşmanların böl parçalarsına tokat gibi cevap oluruz.

Eleştirmenin zamanı değil.

Birlik olmanın zamanı.

Dip not: artık kuraklık, küresel ısınma eyvah! Kapıda diyeceğimize bunların nedenlerini araştırmak için harcayacağımız zamana yazık diyelim ve ne yapabilirize kafa yoralım. Tabi bir de kalan her toprak parçasına bir ağaç dikelim.

Çok geç olmadan…

Saygı ve sevgiyle kalın.



Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 224
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 454
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

Yaşama değer veren bakış açısıyla biraz antika sayılabilecek düşüncelere sahip bir insanım. Geçmişte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster