Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
877
 

Emek, demokrasi ve özgürlük blok'u

Emek, demokrasi ve özgürlük blok'u
 

Bdp ve Sol Partilerin katılımıyla oluşan Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blok'u


Korkularıyla yüzleşemeden bu zamana kadar gelen bir devlet anlayışının yetiştirdiği bireyler olarak, bize iktidar sahipleri tarafından kabullendirilmek istenen her düşünce bir korku ortamı yaratarak bizleri çaresizlik içinde bırakmıştır. Devletin benimsediği ideolojiyi muhalefet edenler, fişlenme ve işkenceyle başlayan bir sürecin devamında, birçok kesimin hayran olduğu idam sehpalarında, son bulduğunu biliyoruz. 

12 Haziran seçimlerine hazırlıklar sürerken kendisini Türkiye’nin ilerleme ve demokrasi lokomotifi olarak gören AKP’nin referandum zaferinden sonra takındığı milliyetçi tavırla bu trenin özgürlüklere yol almasından ziyade gelecek dönemde “ustalıklarını“ sergilemek adına suya sabuna dokunmayan bir iktidar partisi izlenimi sergilediğine tanık olduk. Özgürlükler ve yeni anayasa konusunda ezberinin dışına çıkamayan AKP’ye muhalefet müdavimi CHP ise her kesimden bir aday anlayışı ile yeni mecliste sandalye sayısını arttırarak değişimin inandırıcılığını gösterme mücadelesi içinde. 

Gerçekten halkın sorunlarını çözmek adına bu partiler geride bırakılan dönemde neler yaptılar? Her konuda Ak kara tartışması içinde ülkenin en büyük sorunları olan Kürt sorunu, inanç özgürlüğü, azınlık sorunu ve demokratik sorunlara karşı nasıl bir çözüm önerdiler? Halkın işsizlik sorunu başta olmak üzere işçinin emekçinin gençlerin hangi sorununu meclise taşıyıp, çözmek için bir irade gösterdiler ? Partilerin siyasi ideolojisine dönüşmüş bu tutumların arkasına gizlemek istedikleri, halkı çaresiz olarak göstermek ve alternatiflere kapalı olmayı öngörmektir. 

12 Haziran seçimlerinden sonra meclisin ilk yapacağı iş, yeni anayasa taslağı belirleyip bunun inşasını yapmak. Bunu yaparken bile demokratik olduğunu belirten bu partiler neden seçim barajını indirmedikleri sorusuna bir cevap verememektedirler. Anlayış olarak 1982 anayasasının değişmesi bile tartışılmayacak maddeleri üzerinden bir anayasa inşa etmeye çalışan partilerin gözetiminde sadece ismi yeni olacak anayasanın devletin milliyetçi, dogma kabul edilen ideolojisini benimseyeceği bir gerçektir. Meclisteki partilerin benimsedikleri milliyetçi, tek düze, geçmişten kopamayan ideolojileri arasından toplumun tüm kesimi kapsayacak eşitlik ve demokrasi adına beklentilere cevap verebilecek bir anayasa yapılması umudu bir ütopyadır. 

Emek Demokrasi ve Özgürlük Blok'u 

Halkını bu kadar çaresiz bırakmış, uzlaşmadan uzak bir ideoloji ile seçimlere hazırlanan partiler bu düzenin bekçileri olduklarını göstermektedirler. Halkın farklı kesimlerinden insanların mecliste temsil haklarını ellerinden alan, görmezden gelen bu partilere eşitlik ve demokrasi yolunda en iyi cevabı Emek, Demokrasi ve Özgürlük Blok'u oluşumunun vereceğini düşünüyorum. 

Halkının seçimlerini görmezden gelen, sandalye kapma kavgasına dönüşen, parti başkanlarının iki dudağı arasından milletvekillikleri belirlenen adayların halkın iradesini temsil etmesi mümkün değildir. 

Seçim barajı ile meclise girmelerinin önüne kocaman set çekilen eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesinde olan 16 parti halkın sesi ve çaresizliğine cevap olarak bir araya gelmişlerdir. Kimseye aidiyet zorunluluğu olmayan halkın sesinin mecliste yankılanması taleplerinin dile getirilmesi için yola çıkan Emek Demokrasi ve Özgürlük Blok'u görmek istenmeyen sorunların çözümü için bir araya gelmiştir. Yıllardan beri halkı parçala-böl- yönet taktiği ile peşinden sürükleyen partilerin oyununu bozmak, çaresizlik içinden bir umut olmak için 16 Parti Emek Demokrasi ve Özgürlük Blok'u çatısı altında toplanmıştır. 

Başta medya olmak üzere yaratılmak istenen iki başlı siyasetin iki dönemden beri halk için bir çözüm üretmediğini, kendisi gibi düşünmeyeni dışladığını yaşayarak gördük. Devletin tepesinde oynanan bu oyuna dur demek, gerçek halkın temsilcilerini mecliste bizleri temsil etmesi adına, oyum boşa gider anlayışını geride bırakarak, korkularımızla yüzleşmek için Emek Demokrasi ve Özgürlük Blok'una destek olunmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli arkadaşım, bin bir emekle yazdığın blogunda siyasetin iki dönemdir halk için bir çözüm üretmediğini ve kendisi gibi düşünmeyeni dışladığını ileri sürüyorsun. Evet siyaset halk için çözüm üretmez ve her iktidar kendisi gibi düşünmeyeni de dışlar. Siyasetin bir kuralı vardır ve o da "bal tutanın parmağını yalamasıdır". Sen çok gençsin ve bana inanmayacaksın ama bugüne kadar hiçbir iktidar halk için çözüm üretmemiştir. Yani sorun sadece iki dönemin sorunu değildir. Demokrasi budur ve bu sistem devletin malı deniz, yemeyen domuz zihniyetindeki insanları daima iktidar yapacaktır. Ezberleri bozmayacağını biliyorum ve sana allahtan uzun ömür dilemekten başka bir şey yapamıyorum. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 04.05.2011 13:34
Cevap :
Mustafa bey cevabınız için teşekkür ederim. Yazımda belirtmek istediğim sadece son 2 dönemlik periyotta değil onun öncesinde de halkının sorunlarına, taleplerine yüz çevirmiş, görmezden gelen bir devlet ideolojisinin olduğudur. Fakat değişen dünyada artık her halk kendi özlük halklarını devletten istemeye talep etmeye başladıkları dönemde bizlerin ise demokratik ve özgürlük anlamında ayak sürümenin "siyasi salvo" olduğu kanaatindeyim. Bununla birlikte artık kaybedecek zamanımız kalmadığını, insanları sadece 3 partinin eline teslim eden sistem ve medyanın görmek istemediği farklı bir altenerifinde bu seçimle birlikte ortaya çıktığını belirtmek istiyorum. Değişim isteyen insanlar olarak öncelikle kendi tercihlerimizde ve siyasi anlayışımızda bir değişik yapmamız gerektiğini görmemiz gerekmektedir..  05.05.2011 8:28
 

Edebiyatçı kimliğimden olsa gerek, her okuduğum yazıyı öncelikle "tarzı" ile yorumluyorum. "Korkularıyla yüzleşemeden bu zamana kadar gelen bir devlet anlayışının yetiştirdiği bireyler olarak...", ne kadar doğru, ne kadar özet bir cümle. Tarzınız da çok hoş, kesinlikle okuyucu yormuyor. 1980'li yıllarında sonlarında, İstanbul'da bir sinemada (Bahçelievler Ünverdi sinemasının yakınındaki sinema, adını hatırlamıyorum), bir panel düzenlenmişti. Panele İlyas Salman'da konuşmacı olarak katılmıştı. İlyas Salman'ın orada ne işi olduğuna çok anlam verememiştim o zaman. Salonda sivil polisler olduğundan emindim. Ama henüz lise 2.sınıfa gittiğim bu dönemde, solcu kimliğim beni hiç bir şeyden alıkoyamazdı. Sağcılık - solculuk, ne kadar anlamını yitirdi o günlerden sonra. "Gülünün Solduğu Akşam"ı okurken gözyaşlarımı tutamadığımı hatırlıyorum o günlerden. Emeğinize sağlık, farkında olmadan geçmişe sürüklediniz beni. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Murat Çakmak 
 24.04.2011 2:05
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Ben edebiyatçı değilim ama yazmaya ve okumaya ilgim var diye tanımlayabilirim kendimi. Tarzım olduğunu söyleyemem şu dönem sadece yazma yeteneğimi geliştirmek adına çalışmalar yapıyorum. Ne mutlu ki, edebiyatla yakından ilgili insanların yazılarımı beğeniyor olmaları... Geçmişteki solculuk adına ise söylemek isteğim ise, herşeyi yarıda bırakmış evrimini tamamlamadan kendi kabuğuna ve sorunları arasında sıkışmış bir kesim olarak nitelendirebilirim. Ama demokrasi adına yeni başlayan süreç solun gerçek anlamda neler yapması ve neleri savunması konusunda bizlere yol gösterecektir.  25.04.2011 11:34
 

Bir Düşe soyunmak ne güzeldir.Davet etmek Uçan kuşu; eşitliğe,kardeşliğe ve sevgiye...Emeğinizi selamlıyorum.

GÜNEŞİNSULARI 
 20.04.2011 1:15
Cevap :
Ülkemize barış ve demokrasi gelecekse bunun ilk şartı herkesin eşitlikçi bir düzen içinde yaşamasını sağlamaktır. bunun için verilen her mücadelenin destekçisi olmamız gerektiğini düşünüyorum. Gelecek nesillere kavga ve savaş içinde bir ülke bırakmamak için herkese Eşitlik ve Demokrasi talebimizi dile getirmeliyiz..  20.04.2011 13:18
 

yürekten destekliyorum.

Yapukay 
 13.04.2011 11:23
Cevap :
Desteklerinizle hayalini kurduğumuz eşitlikçi ve demokrat bir ülkenin temellerini atacağız..  20.04.2011 13:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 821
Kayıt tarihi
: 12.03.09
 
 

29 yaşındayım Adanada yaşıyorum. Kendime ait bir kırtasiye dükkanım var. Aynı zamanda İşletme mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster