​ Emekçi değil eylemci kadınların günü / Özel Günler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '13

 
Kategori
Özel Günler
 

Emekçi değil eylemci kadınların günü

Vira Bismillah!

Bazılarının bana düşman kesileceğini bilerek alıyorum kalemi elime.

Kazamız mübarek ola!

 

Kadınlar Günü kutlaması adı altında, kadına yakışmayacak hareketler sergileyen tek ülkeyiz!

 

Sokaklarda bağıra çağıra slogan atmalar, sokağın ortasında oynamalar... Kurulan bariyerleri yıkmaya çalışmalar, arada kalan polisi hallaç pamuğu gibi itip kakmalar... Her eylemde gördüğümüz ve artık bağışıklık kazandığımız diriniş gösterileri... Kendini haklı polisi dünyanın en haksız insanı ilan etme çabaları...

 

Hangisi yakışıyor kadına?

 

Kadınlar Günü'nü tüm kadınlar el ele verip, kadınlıklarını unutarak kutladılar. Hiç hoş manzaralar çıkmadı ortaya... Akşam haberlerinde kendilerini izlerken utandılar mı acaba? "Rezillik" kavramı ne kadar gelişmiş kadınların, nasıl bir hanımefendiliktir bu?

 

Hepsini geçtim işin en acı tarafı, aralarında kalıp yere düşen bir polisin yakasını paçasını çekiştirmeye devam etmek...

 

Dövülen kadınlar, sövülen kadınlar, öldürülen kadınlar... Artık dövülmesin, artık sövülmesin, artık öldürülmesin. Ağızlar "şiddete hayır" diye haykırıyor ama tüm kadınlar maşallah elleri maşalı barikatı açmak için, polise karşı...

 

Gözaltına alınanlar da olmuş, eminim "kadına polis şiddetine hayır" diye görürüz meydanlarda...

 

Şiddet karşıtı eylem yaparken görevli memura ufak çaplı şiddet eylemi uygulamak, nasıl bir duygu acaba? Demek böyle bir şey, ağzı bal satarken yüzü sirke satmak...

 

Yakışmadı, hiç biri yakışmadı... İlla kutlama yapacaksanız meydanlarda hem cinslerinize karanfil dağıtsaydınız, mesela... Sessiz sakin, kimseyle çatışmadan atışmadan... Kadın olmak üzerine söyleşiler düzenleseydiniz kafelerde, restorantlarda... Tüm kadınlar toplanıp eylem yapacağınıza, polise sataşacağınıza tiyatroya-sinemaya-sergiye gitseydiniz, örneğin... Yada bir meydanda toplanıp dertleşseydiniz...

 

Bu ülkede eylem yapmaktan başka kutlama şekli, anma töreni bilinmiyor. Tersini iddia ediyorsanız bile görülen manzara bu...

 

Hepsini bir tarafa bıraktım, açın bir haberi izleyin baştan sona. 8 Mart Kadınlar Günü'nde eyleme katılan kadınların hangisine yakışıyor yaptıkları? Sorsanız, onlar en şık en asil hanımefendiler...

 

Kadınlar hep dayak mı yiyor bu ülkede?

Sevgililerimiz, kocalarımız bizleri dövüyor, diyor meydanlarda... Ne sevgilimden ne babamdan ne de başka bir erkekten dayak yemedim bugüne kadar. O toplanan kadınların hepsi gerçekten mağdur ve dayak yemiş kadınlar mıydı acaba? Daha çok taşkınlık için fırsat kollayanlara benzettim ben onları... Çünkü gerçekten mağdur olanlar, kocalarından ölüm tehditleri alanlar şu anda sığınma evlerinde, ailelerinin yanlarında yada bir yerde aşçılık-bulaşıkçılık yada temizlikçi olarak çalışarak hayatlarını idame ettirmenin peşindeler...

 

O meydanda toplananlar zaten özgür olan kadınlar... Özgür olmayanlar ise köşelerine çekilmiş, sessiz sedasız kaderlerine boyun eğmiş durumdalar. Çünkü gerçekten korkuyorlar! Kocalarından veya sevgililerinden... Belki de babasından...

 

Kadınlar Günü'nün aslı nerden gelir, diye sorsaydım keşke o meydanda muhabir olarak bulunup... Kaç kadın soruma cevap verecekti çok merak ediyorum. Ama çorbada bir tuzum olsun, ben anlatayım nerden icat olmuştur 8 Mart Kadınlar Günü...

 

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Internationaler Frauentag" (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

 

Neden kadınlar günü başlığı altında, dayaktan ölüme özgür yaşamadıklarına kadar bir sürü nedenle slogan attılar da bu kadınları anmadılar? Hiç bir yerde adı geçti mi acaba, bu yanarak can vermiş kadınların...

 

8 Mart EMEKÇİ Kadınlar Günü, olarak geçiyor. EYLEMCİ, değil...

Acaba, bu eylemler 8 Mart kutlamaları(!) için amaç mıydı yoksa bazı amaçlar için araç olarak mı kullanıldı?

 

Şunu söylemeden bitiremeyeceğim satırları, bu dünyada kadının kadına yaptığını hiç bir erkek yapmaz...

 

Şimdi sıra Kadınlar Günü'nü meydanlarda değil de, tarlada çay toplarken, sınıflarda küçücük bedenlere ders anlatırken, dikiş makinesi başında dikiş dikerken, pazar tezgahında slogan için değil de satış için bağırarak geçiren nice kadınlarımızın Kadınlar Günü'nü kutlamakta... Tüm gerçek EMEKÇİ kadınlarımızın Kadınlar Günü kutlu olsun...

 

8 Mart 1857 tarihinde tekstil fabrikasında yanarak can veren kadın işçiler... Rahmetle anıyoruz seni.

 
Toplam blog
: 37
: 219
Kayıt tarihi
: 05.10.12
 
 

Anadolu İletişim Meslek Lisesi & Radyo TV mezunuyum. Özel bir radyoda çalışmaktayım, köşe yazarlı..