​ Emekli olduğunuzda rahat edeceğinizi mi düşünüyorsunuz? / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Emekli olduğunuzda rahat edeceğinizi mi düşünüyorsunuz?

Emekli olduğunuzda rahat edeceğinizi mi düşünüyorsunuz?
 

Emeklilik ya da eski dilde tekaüt, iş hayatının yoğun stresinin olmadığı günlerin başlangıcı demektir.

Yaşı genç olanlar arasında bir emekli olsam da rahat etsem şeklindeki talepler ara ara dillendirilebilir, ancak sanıldığının aksine emeklilik, eğer etkin olarak değerlendirilemezse bir kâbusa dönüşebilir.

Emekliliğin ilk zamanlarında yılların verdiği yorgunluğun acısını çıkaracağını düşünen taze emeklimiz, gerçekten emekliliğin tadını da, yılların yorgunluğunun acısını da çıkarır.

Artık özgürdür çünkü.

Bu süre, kişiden kişiye değişmekle birlikte, belirli bir zaman sonrada sıkıntılar kendini göstermeye başlayacaktır.

Senelerdir çalışma hayatında olmaktan kaynaklanan, hep aynı saatte uyanma işi, artık tamamen kişinin tercihine kalmıştır.

Eğer kişi belirli belirsiz saatlerde kalkmaya, vâkitli vâkitsiz uyumaya başlarsa, hep aynı saatte kalkmaya alışmış vücuduna ait o biyolojik saatte aksaklıklar başlayabilir.

Taze emeklimiz eğer kendini kontrol edemezse ve hayatını bir düzene koyma konusunda bir çaba sarf etmezse bu emeklilik işinden kâr değil zarar edebilir.

Uyku düzeninde
başlayabilecek bir takım aksaklıklar, kişinin ya çok uyumasına ya da tam tersi şiddetli uykusuzluk çekmesine sebep olabilecektir.

Bir zamanlama kaosu yaşayan emekli, uyku düzeninde yaşanan bu aksamadan sonra, yeme düzensizliği şeklinde kendisini gösterebilecek sıkıntılar da yaşayabilecektir.

Genel olarak yeme bozukluğu olarak özetleyebileceğimiz bu durum, kişinin yaşamsal dengesini alt üst edebilecek etkili bir faktördür.

Emekli olmadan önce kişinin icra ettiği mesleği de, emeklilik sonrası yaşanan bu olumsuz durumu derinden etkileyebilecektir.

Halk arasında söylenegeldiği şekliyle, emekli askerlerin bazılarının yaşadığı sıkıntılı durumlar buna örnek olarak gösterilebilmektedir. Çünkü çalışırken görülen sosyal ilgi bir anda azalmıştır artık.

Bazen emeklilik henüz başlamadan, yani öncesinde de bir takım sıkıntılar baş gösterebilir.

*40-50 yaşlar arası, çocukların büyüdüğü ve aileden ayrıldıkları; onların evlenme ve işe bağlanma ile ilgili sorunlarının başladığı , emekliliğin yaklaştığı, yaşlanma ile ilgili kaygıların başladığı, sağlık sorunlarının sıklaştığı bir dönemdir.[1]

Hiç şüphesiz bahsini ettiklerimiz bir kader ya da kaçınılmaz son değildir.

Bilâkis tüm bu yaşanacak sürecin bilincinde olan bazı emekliler, profesyonel bir uğraşı ve yılların verdiği çalışma hayatındaki tecrübeyle, bu evreleri hiç yaşamadan ya da en az zararla atlatarak, hem kendilerine hem de çevrelerine maksimum fayda sağlayabilirler.

Böylece hayat, bir öncekinden daha da keyifli bir şekilde sürdürülebilir hale gelebilecektir.

Hülâsa; bahse konu sıkıntıların yaşanmaması için emeklilik sonrası planlı bir yaşam gerekmektedir ve bu planlı yaşam öyle koordine edilmelidir ki, emeklinin ikinci baharını çiçekler içinde geçirmesi mümkün olabilsin.

Sabrın sonu ile

Bibliyografya :

[1] Ruh Sağlığı ve Bozuklukları, Hekimler Yayın Birliği, Prof. Dr. M.Orhan Öztürk, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikyatri Ana Bilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi, 1997 Ankara, 7.Basım, sf. 239

 
Toplam blog
: 269
: 1885
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik (1992) Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak..