​ Emperyalizm tek devlettir / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Temmuz '10

 
Kategori
Güncel
 

Emperyalizm tek devlettir

Emperyalizm tek devlettir
 

Önce birkaç görüntü ve fotoğrafı tasvir edeyim:

Görüntü:1

Yer Irak. Amerikan askerleri işgal ettikleri Irak’ta onlarca öğretmeni kahpece öldürdükten sonra Dicle nehrine atarlar. Bir zaman sonra öğretmenlerin cesetleri şişer ve su yüzüne çıkar. Nehrin sularında yaşayan sazanlar cesetleri yiyerek şiştikçe şişer. Küçük köpekbalıkları gibi cirit atarlar, Dicle’nin kanlı sularında. Ve müftülük, Dicle’nin sularındaki sazanların yenilmemesi için fetva çıkarmak zorunda kalır.

Fotoğraf:1

Yer Lübnan. Bir askeri kaçırıldı, diye İsrail, Lübnan’ı bombardımana tutar. Amerika’nın Ortadoğu’daki aşağılık uşağı İsrail askerleri; bırakın sivil büyükleri, küçücük çocukları hatta bebekleri bile hedef dairesinin içine alır. Bu ateş çemberinin içinde bir fotoğraf büyür, bir babanın ellerinde. Daha yürüyemeyen bir Lübnanlı bebek, İsrail askerleri tarafından öldürülmüştür. Fotoğraf daha da belirginleşir: Lübnanlı baba, öldürülmüş zıbınlar içindeki bebeği havaya kaldırır. Zıbın, kanlar ve toz toprak içindedir.

Fotoğraf:2

Yer Afganistan. Afganlı bir anne, Amerikan emperyalistlerinin ateşinden, öldürülmek korkusundan çocuğu ile kaçarak mesafeleri aşmıştır. Fotoğraf yine büyür: Bir lokantanın camından içeriye bakmaktadırlar. Açlık, Knut Hamsun’ın “Açlık” romanındaki kurgu açlık değildir.

(Bir not: <ı>Sözüm ona Usame Bin Ladin’i yok etmek için Afganistan’ı işgal eden Amerika ve babası için, İngiltere’de yaşayan Usame Bin Ladin’in oğlu Ömer Bin Ladin, Alman ''Frankfurter Rundschau'' gazetesinde yer alan bir röportajında, babasının yoğun bir şekilde arandığına inanmadığını söyledikten sonra, Amerika'nın Orta Doğu'daki savaşını haklı gösterebilmek için onun serbestçe dolaşmasına izin verdiğini belirttikten sonra alaycı bir şekilde ekliyor, “Belki babam, sıkça yer değiştiriyordur. Belki de, Amerikalılar’ın şaşırtıcı derecede çabuk buldukları Saddam Hüseyin'den daha kurnazdır.'' diyor.)

Metin:1

Filistinli Kızın Ağıdı’ndan

<ı>Baba! Sen suçlu değilsin... <ı>Baba! Neden tutukladılar seni? <ı>Baba! Seni benden neden esirgediler? <ı>Beni bir kez öpmeden, <ı>Annemin gözyaşlarını silmeden.... Amerikan ve işbirlikçisi emperyalistlerinin gerçekleştirdikleri katliamları, en masum insanları bile acımasızca öldürdüklerini, onlara işkence yaptıklarını çok somut belgeleyen görüntü ve fotoğrafları o kadar çok ki… Âkif’in bir mısraı aklıma geliyor da elim varmıyor yazmaya…

Ne garip değil mi:

Bu kirli, aşağılık kıyımı – daha doğrusu Müslüman kıyımı- mensubu bulunduğu ülkenin askerleri yaparken, gazetecileri de bol bol görüntü yayıyorlar dünyaya. Tıpkı 2.Dünya Savaşı’nı yine bu batılı emperyalist ülkeler çıkardıktan sonra , başarıyla(?) en ses getirici filmleri de kendilerinin çektiği gibi… Çektikleri fotoğraflardan ödül alanlara ne desem bilmem ki?... (<ı>Not:Gazetecileri bile o kadar ikiyüzlüdür ki 1. Körfez savaşı sırasında karaya vuran, siyah petrole bulanmış bir kuşu çekmişlerdi de sonradan, o fotoğrafın Irak suları ile hiçbir ilgisinin olmadığı ortaya çıkmıştı.)

Şimdi daha iyi anlıyor insan: Emperyalist batı için bu görüntüler sadece sıradan bir video görüntüsü, ya da “iyi” yakalanmış “çarpıcı” birkaç fotoğraf karesi. Çünkü emperyalist batının vicdanı asla olmamıştır. Merhameti yoktur, gözyaşı bilmez. Bakmayın siz o ülkelere mensup bir grup insanın, kilise önlerinde mum yakarak, alaca karanlıkta sözüm ona ağlanmalarına. En bilinen deyimle, timsah gözyaşlarıdır onlar.

Sömürülen kaynaklarla oluşturulan bütçeler, o ülkelerin insanlarına millî gelir olarak dönüyor. <ı>(Not: Amerika’nın körfeze yaptığı ikinci alçakça saldırı süresi boyunca harcadığı paranın trilyon doları çoktan geçtiği söyleniyor. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenir mi?) En kısa bir ifade ile emperyalist batı, tek devlettir. Onu tanımlayan tek kelime vardır: zulm. Açın bakın 19. yüzyılı gösteren sömürge haritalarına. Sonra da batılı devletleri sayın: Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya….Hatta Hollanda. Sömürdükleri ülkelerle eşleştirin. Alçakça saldırdıkları, gözü dönmüş hayvan derecesinde katliam yapıp insanlarını yok ettikleri ülkelerin zenginlik kaynaklarını nasıl ele geçirdiklerini, kullandıklarını görün. Kültür emperyalizmi yaptıkları da cabası. (Not: Çad’ın resmi dili Fransızca’dır. Fransa nere Çad nere varın siz düşünün.)

Burada şunu da belirtmekte fayda var: Batı bir coğrafyanın adı değildir. Farklı kıtalarda yaşayabilirler, farklı dilleri konuşabilirler, farklı renklerde olabilirler. Ortak tek sıfatları vardır:Emperyalist. Engerek gibidirler. Kan emici ve kan içicidirler.Vahşidir. Kanun, kural tanımazlar. Kalleştirler. İkiyüzlüdürler. Hedeflerine ulaşmak için her türlü yolun mübah olduğunu savunan Machivelli zihniyetinin tilkilerini kafalarında gezdirmekte hiçbir beis görmezler. Amaç için her yolu denerler. Bakmayın siz barıştan, kardeşlikten, insanlıktan, hürriyetten yana duruş sergilediklerine. O, yüzlerindeki iğrenç bir maskedir sadece. Her türlü acının kaynağı, bu emperyalist batı beyninin arka tarafındadır. Aldırmayın hümanizm kavramını yücelttiklerine.

( Not: Bu konuda 13. yüzyıl Anadolu’suna bakmak yeterli. Kaynağını Allah’tan alan dervişim Yunus “Yaratılanı severim, Yaradan”dan ötürü” derken o zamanlar ağaç kavuğu kemiren şimdiki emperyalist batının insan sevgisinden, hümanizmden haberi bile yoktu.)

Özetle; batıyı bugün güçlü ve akabinde de saldırgan, emperyalist, insanlık dışı yapan iki şey vardır: Sömürdükleri ülkelerin zenginlik kaynaklarına kahpece el koymaları ve sanayi inkılâbı. Şom ağızlarından çıkan diğer süslü kelimelerin hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Irak’a; demokrasi götüreceğim, iddiasıyla giren Amerika’nın böyle bir derdi olsaydı 1.Körfez Savaşı sırasında koruduğu Suudi Arabistan’a, o zamanlar, demokrasi pastasından bir dilim vermez miydi?

<ı>Bize kıssadan hisse:<ı> Emperyalizm, hangi renkte ve mekânda karşımıza çıkarsa çıksın tanıyabilmeliyiz, emperyalizmle her türlü şartta, millî duruş sergileyerek “istiklal-i tam” kavramının ruhumuzdaki ateşini sürekli yanık tutarak mücadele etmeliyiz.

Zulm payidar olmamalı. Kahrolsun emperyalizmin her türlü rengi ve şekli…

 
Toplam blog
: 300
: 1022
Kayıt tarihi
: 13.06.10
 
 

Tarih, edebiyat, şiir, dil ..