​ Emre'ye saldırmanın dayanılmaz hafifliği / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '09

 
Kategori
Futbol
 

Emre'ye saldırmanın dayanılmaz hafifliği

Emre'ye saldırmanın dayanılmaz hafifliği
 

EMRE, BÜTÜN GÖZLER ÜZERİNDE!


Emre, Fenerbahçe’ye transfer olduktan sonra, Galatasaray kesiminden epeyce övgü (!) aldı.

Bir kısım kalemler de, “Galatasaray’a para kazandırmadan İnter’e gitti.” diye, zaten onu çoktan defterden silmişti.

Emre öfkesi, Emre’nin her yanlışı ile katlandı. Emre’nin her olumsuz hareketi mercek altında alındı/ alınıyor. Maçlarda Emre’yi sakatlamaya/ top oynayamaz hale getirmeye yönelik sert fauller nedense göz ardı ediliyor.
Varsa yoksa Emre’nin yaptıkları.

Kayserispor-Fenerbahçe maçında, saha dışında tedavisi sürerken, sakatlanmasına yol açan Kayserisporlu futbolcuya yaptığı “Sen bittin!” hareketi ile Emre yeniden gündeme oturdu. Kimi kalemler, Emre’nin ceza alması için öyle bir çaba gösteriyor ki, sormayın. Hızını alamayanlar ise, her maçtan sonra, Fenerbahçe’den “şu atılmalı bu atılmalı” muhabbeti ile beyin yıkamaya devam ediyor, kimi futbolcuları hedef gösteriyorlar.

Emre’nin, son maçtaki hareketi ile ilgili savunma yakınmalarla doluydu:

" ... iki kişinin arasında geçen diyaloglar var. Bunları kimse duymadı ve bilmiyor.(...) rakip takım oyuncularıyla girdiğim diyaloglar ve bana yapılan benzer hareketler var. Sadece bana ait görüntüler mercek altına alınıyor.(...) Bir de rakiplerimiz neler yapmış acaba? İncelensin ve ortaya çıkarılsın. O zaman medyada daha adaletli yorumlar yapılır belki."

(Kimi siyasiler, meydanlarda ağza alınmayacak sözleri söylerken susanlar/ o sözleri iltifat gibi algılarken, “gözde futbolcu”ların “küfürleri”, kimi yanlış haretleri büyük bir kusur sayılıyor. Yayıncı kuruluşumuz da işine geleni, işine geldiği gibi göstererek işini yapıyor!)

Eskiye uzanırsak, Emre’nin bir hareketi var ki...
Emre denince akla hep o gelir:
Hareket çekmek!...
Emre, bu “hareket çekme”siyle günlerce dile dolandı; Emre’nin ne ahlaksızlığı kaldı, ne de adamlığı...“Atış serbet!” olduğunu için versaysın edildi.
Emre’nin o davranışından hareketle bir yazı yazmıştım.
Bu yazı, “MİLLİ TEMSİLCİ” KAPTAN EMRE başlığı ile Gazeteport’ta (07.12.2007) yayımlanmıştı. O yazıyı olduğu gibi, izniziyle, yayımlamak istiyorum:

*****
Türkiye-Macaristan milli maçı.
İşler iyi gitmiyor; herkes sıkıntılı, sinirli; barut fıçısı gibi.
Kalecimiz oyundan atılacağına, Macaristan penaltı kazanacağına, bir oyuncusunu yitiriyor.
Ve...
Beklenmedik bir anda, beklenen goller geliyor.
Gel de sevinme!
Elbette, en çok, sahadaki oyuncular sevinecek.
Kaptan Emre kaptanlığını gösteriyor, milli temsilciliğe soyunuyor.
Örnek (!) bir hareketle, futbolun görselliğine görsellik katıyor.


Kıyamet bundan sonra koptu.
Gazeteler, Emre’nin üstüne çullandılar; kınadılar Emre’yi...
Kınamakla kalmadılar, o “hareket”in fotoğrafını, ilk sayfalardan “poster” niyetine kullandılar.
Akıllarına gelmedi.
Gelseydi...
Bilmem kaç kupon karşılığında “bize yabancı olmayan o hareket”i simgeleyen “heykelcik”ler veririlerdi.
“Dört Büyükler”in renklerine uygun “heykelcik”ler...
....
Şimdi soralım:
Emre, “bize yabancı olmayan o hareket”i çekmeyip de ne çeksin?

Telgraf mı çeksin?

( Memlekette telgraf mı kaldı?. Değiştik, geliştik. Sen de değiştir şu kafanı!)

Sevda mı çeksin?
( Bu, gönül işi. Çekerse sevda, atlar uçağa, gider dünyanın öbür ucuna.)

Nutuk mu çeksin?
(O görev, Fatih Terim’in... Terim, puan maçı olmadığı zaman ne güzel konuşuyor, nutuk atıyor! Tavırlarındaki “babacan”lık, sözlerindeki “bilge”lik ne hoş! Gerçekten “ders” veriyor.)

Sorguya mı çeksin?
(Kim, kimi sorguya çekecek? Üstelik, sorguya çekme, Fatih Terim’in işi.)

Silah mı çeksin?
( Maç sonrası yapılan sevinç gösterilerinde “Silah çekmeyin!” denmiyor mu?
Üstelik, Fatih Terim, futbolcusunun eline silah vermez.)

Dert mi çeksin?
( Amma adamsınız! İnsan, düşmanı için bile istemez, düşünmez bunu! Ayakların dert görmezin, deyin!)

Kopya mı çeksin?
( Orada top oynanır; orası sınıf değil!
Siz, herhalde kendi dışınızda kalanları, memur alma sınavı için toplananlar sandınız!)
....
Kala kala ne kaldı “çekmek”le ilgili?
Milli maçın havasına uygun hareket:
Türk usulü hareket çekmek....

....
Futbol bir şovdur, görsel bir oyundur, diyen siz değil misiniz?
İşte size görsellik!
İşte size şov!...


http://arsiv.gazeteport.com.tr/NEWS/GP_120747

 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..