​ En çok küfür edilen ancak en çok evlenme teklifi alan yapımcı/Anadolu magazin / Magazin / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '08

 
Kategori
Magazin
 

En çok küfür edilen ancak en çok evlenme teklifi alan yapımcı/Anadolu magazin

En çok küfür edilen ancak en çok evlenme teklifi alan yapımcı/Anadolu magazin
 

Yalçın Çakır 30 yıllık gazetecidir.

Kendisinin 'Anadolu magazin' diye tabir ettiği programlar yapıyor.

Flash TV'de Pazartesi günleri 22.10’da yayınlanan “Yalan Testi” adlı program da onun yapımlarından biri. Programda 'insan uzmanı' olarak duyurulan 2 emekli polis ile bir avukat sorgu yapanlar konumunda.

Konuklar programa telefonla başvuranlar arasından seçiliyor. Programda aklınıza gelen her konu yalan testine tabi tutulabiliyor.

Kumaş yeme hastalığı olan adamdan Aziz Yıldırım’ı rüyasında gördüğü için 11 erkek çocuk isteyen koca’ya, 60 yaşındaki kocasını erkekliği yok diye terk eden kadından, sürekli mesir macunu yiyen adama kadar çeşitli konuların işlendiği programda konuşulan dilde seviye aramak haliyle boşuna bir çabaya dönüşüyor.

Birkaç yıl önce vajinusmus sorununu ilk kez ekrana taşıdığında bu sorunu yaşayan ya da yaşadığını sanan tam 300 bin yurdum kadını kendisine başvurmuş.

Şu anda bahse konu programa katılmak için sıra bekleyen tam 13 bin kişi var. Katılımcıların herhangi bir maddi beklentileri yok. Tam aksine Kanalın kapısından girdiklerinde, belki birçok şeylerini kaybederek çıkacaklarının bilincindeler.

Anlaşılan pek aldırış etmiyorlar.

Yalçın Çakır da en az onlar kadar buna aldırış etmiyor.

Çünkü Çakır, Türkiye’nin en çok küfür edilen sunucusu olmanın yanı sıra artık en çok evlenme teklifi alan yapımcı unvanıyla da tam bir fenomen haline gelmiştir.

Burada asıl bahsedilmek istenen, yine onun programlarından biriyle ilgilidir. Programda öyle bir karı-koca vardır ki, konuşmalarından onlarca sosyolojik sonuç çıkartılabilir.

***

Aile Güneydoğuludur.

Kadın kocasının kendisini sevdiğini iddia etmektedir.

Koca ise sevmediğini.

Bu yüzden karısından ayrılmak istediğini belirtmektedir.

Konuşmaların bir yerinde kadın: “sevmiyorsan her gün eve gelerek beni niye rahatsız ediyorsun” der.

Adam cevap verir; “gelmeyeyim de harama mı gideyim?”

***

Karı ile kocanın bu kısacık diyaloglarını masaya yatırdığımızda bile ortaya bir dolu sonuç çıkıyor. Nedir bunlar:

Bir kere kadın adamı kesinlikle sevmek, ancak adam kadından deyim yerindeyse nefret etmektedir.

Adam kadınla her gün “bir araya” gelmektedir. Kadınsa bunu “rahatsızlık verme” olarak nitelemektedir. Ama durumdan da memnundur. O zaman bu anladığımız türden bir rahatsızlık verme değildir.

Adam ihtiyaç sebebiyle kadınla beraberdir. Çünkü koca için başka bir kadın haramdır. O zaman adam dindardır. Harama gitmemektedir. Buna rağmen şu anda haram olan bir başka kadın vardır.

İnsanımız bunları televizyonda konuşacak kadar kendini aşmıştır.

***

Buradan yola çıkarak Yalçın Çakır halk ilişkisini de inceleyebiliriz.

Yalçın Çakır halkı sevmektedir. Halk Çakır’dan nefret etmektedir. Çünkü bu programı “rahatsızlık verici” olarak nitelemektedir. Ama Yalçın Çakır’la her pazartesi 22.10’da “bir araya” da gelmektedir. O zaman durumdan memnundur. Anlaşılan bu bizim anladığımız türden bir rahatsızlık verme değildir. Çünkü seyretmektedir. Üstelik Çakır ihtiyaç duyulduğu için bu programı yapmaktadır. ”Anadolu magazin” böyle bir türdür.

Türk insanı bunları televizyonda izleyecek kadar kendinden geçmiştir.

Çıkartılacak sonuçlar, Yalçın Çakır’ın kim olduğuna ilişkin bilgi verebileceği gibi, kendi kimliğimizle ilgili ipuçlarına da bizi ulaştırabilecektir.

 
Toplam blog
: 340
: 1591
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..