- Kategori
- Siyaset
EN DOĞRU SEÇİM YORUMU BUDUR
Sayın okurlar dün akşam NTV' de Sn. Can Dündar' ın sunumunda seçim yorumlarını dinledim. Sonra bu sabah başta Hürriyet gazetesinin 13 mesajı ile diğer mesaj yorumlarını bir miktar dinledim okudum. Lütfen beni bağışlayın ama ben anlayamıyorum. Toplumumuza çok önemli kavramlar atfediyoruz. Mesaj verdi diyoruz vb vb. Ne verilen bir mesaj var ne öyle çok karmaşık ülkemizin geleceğine yönelik düşünceler tercihler var. (İnanamadığım tek bir istisna var. Onu da yazacağım bir başka gün.)
Bakın dünde yazdım, ülkemizde tercih yaklaşık 70-30 bandındadır. Bu 70 bandı çeşitli nedenlerle biraz inip çıkabilir. 30 Bandı sadece iner çıkmaz. 30 Bandının tercihlerin solu! olduğunu bir kez daha belirtmeme gerek yok sanırım. Bizim toplumumuz sol! taraftan her yöne (belirli bir kemik grup dışında) oy verebilir, ama sağ tarafta sadece kendi bandı içinde yer değiştirir. Bir başka deyişle toplumumuz bu garip sağ sistemden bunca yıl bir sonuç alamadık hadi bir sola yönelelim, en azından boş oy atalım demez. (Boş oylar sol taraftandır.)
Şimdi dünkü seçimin sonucunu her neresinden değerlendirirseniz değerlendirin Allah aşkına yukarda yazdığım bantlarda bir değişim oldu mu? Tamamen farklı bir platformda tercihlerin yapıldığında herkesin mutabık olduğu % 5,5 DTP oyunu çıkartırsanız sağ partilere ne kalır bakın? DSP, CHP ve diğer başka varsa sol partiler toplamına bakın ne kalır ? Ayrıca unutmayın Şanlıurfa' yı AKP' nin kaybetmesi bu eğilimin kaybetmesi anlamında değildir. Matematik veriler bu kadar açıkken ve geçmiştede bu kadar açıkken Tanrı Aşkına biz hangi mesajı konuşuyoruz. Kuşkusuz ki MHP' si ben AKP' den farklıyım diyecek. Hatta Saadet partisi bile ben farklıyım diyor AKP' den. Kesinlikle de nüanslarda fark vardır. Ama ben genel mantaliteden bahsediyorum. Sağ partiler arasındaki nüanslar hiç bir zaman bizim toplumumuz için belirleyici bir faktör değildir. AKP' ni eleştiren bir seçmen CHP veya DSP dönmez. Sağdaki bir başka partiye yönelir. (Ör: 24 Haziran 2007 tarihli Seçim araştırmaları yazımı lütfedip okursanız çok memnun olurum)
Bu seçimde ve gelecekteki bütün seçimlerde Türkiye' de bu mantıkla kalmaya mecburdur. Çünkü bu toplumdan ancak bu siyasi kurumlar çıkıyor. Doğal olarak toplum tam da kendi içinden çıkanı seçiyor. Örneğin hemen tüm batı sahil bandının CHP' de olması, CHP' nin projeleri ve yönetim anlayışı için mi, yoksa çok açık bir şekilde Bağdat caddesinin, Alsancak' ın AKP toplumsal yaşam biçimi anlayışına katılmadığı için mi? Bu bant AKP ve benzeri eğilimler ile aynı mantıkda değil o nedenle tercihi farklı. Ayrıca CHP' nin kazanamasa da kendi genel oy ortalamasının üstüne çıktığı her yer -Ör: İstanbul- bu yaşam tarzı farklılıklarını içeriyor. Ama İç Anadolu ise mevcut eğilim ile aynı paralelde. Yarın herhangi bir nedenle AKP' nin bu eğilimin bir temsilcisi olmadığına karar verirse bir başka AKP çıkaracak ve seçecek.
Kuşkusuz ki uzun bir zaman dilimine yayılmakla beraber sağ eğilim biyolojik nedenlerle (doğum oranı bildiğiniz gibi sol! eğilimde düşüktür) tüm ülkede tek hakim görüş olacaktır gelecekte. Ülkemizde sağ eğilimin tek hakim görüş kalması da çok rahatsız edici olmayabilir. Ama orada da çağdaş sağ olamayışımız gerçeğini unutmamamız gerekiyor.
Şimdi o zaman ne yapmalıyız? Ya yeni bir sol çıkaracağız , ya mevcut sol değişecek. Bunun için öncelikle başarı anlayışımız oy sayı ve oranına odaklı olmaktan çıkacak en az üç dönem. Sonra çok açıkça nüfus nicelik / nitelik yapımızı nasıl bu coğrafyaya uyduracağımızı, uydurmamız gerektiğini anlatmaya başlayacağız. Eğitim sisteminden (örneğin her ile Üniversite açma fikrinden vazgeçeceğiz), kentleşme (örneğin AVM yapımına izin vermeyeceğiz) anlayışımıza kadar günlük hayatımızın her anını değiştirecek projeler oluşturacağız. Kabuğumuzdan çıkıp dünya ölçeğinde karbon salımına kadar her konuda yeni kriterleri biz yaratacağız. Hemen yarın bu projeler için gölge kabinemiz oluşacak. Bu kabineye engelli sorunları, su, deniz bakanlıklarını ekleyip çalışmaya başlayacağız. Ve tüm bunlar herkesin kısa vadeli çıkarlarına istesenizde istemeseniz de dokunacak. Şu anda o beğenmediğimiz % 20-30 bandının da kaybedilme olasılığı da başlayacak. Ama bu ülkede umut da filizlenmeye başlayacak. Biz bunu yapabilirmiyiz ? Aklınız kesiyor mu?
Bakın dünde yazdım, ülkemizde tercih yaklaşık 70-30 bandındadır. Bu 70 bandı çeşitli nedenlerle biraz inip çıkabilir. 30 Bandı sadece iner çıkmaz. 30 Bandının tercihlerin solu! olduğunu bir kez daha belirtmeme gerek yok sanırım. Bizim toplumumuz sol! taraftan her yöne (belirli bir kemik grup dışında) oy verebilir, ama sağ tarafta sadece kendi bandı içinde yer değiştirir. Bir başka deyişle toplumumuz bu garip sağ sistemden bunca yıl bir sonuç alamadık hadi bir sola yönelelim, en azından boş oy atalım demez. (Boş oylar sol taraftandır.)
Şimdi dünkü seçimin sonucunu her neresinden değerlendirirseniz değerlendirin Allah aşkına yukarda yazdığım bantlarda bir değişim oldu mu? Tamamen farklı bir platformda tercihlerin yapıldığında herkesin mutabık olduğu % 5,5 DTP oyunu çıkartırsanız sağ partilere ne kalır bakın? DSP, CHP ve diğer başka varsa sol partiler toplamına bakın ne kalır ? Ayrıca unutmayın Şanlıurfa' yı AKP' nin kaybetmesi bu eğilimin kaybetmesi anlamında değildir. Matematik veriler bu kadar açıkken ve geçmiştede bu kadar açıkken Tanrı Aşkına biz hangi mesajı konuşuyoruz. Kuşkusuz ki MHP' si ben AKP' den farklıyım diyecek. Hatta Saadet partisi bile ben farklıyım diyor AKP' den. Kesinlikle de nüanslarda fark vardır. Ama ben genel mantaliteden bahsediyorum. Sağ partiler arasındaki nüanslar hiç bir zaman bizim toplumumuz için belirleyici bir faktör değildir. AKP' ni eleştiren bir seçmen CHP veya DSP dönmez. Sağdaki bir başka partiye yönelir. (Ör: 24 Haziran 2007 tarihli Seçim araştırmaları yazımı lütfedip okursanız çok memnun olurum)
Bu seçimde ve gelecekteki bütün seçimlerde Türkiye' de bu mantıkla kalmaya mecburdur. Çünkü bu toplumdan ancak bu siyasi kurumlar çıkıyor. Doğal olarak toplum tam da kendi içinden çıkanı seçiyor. Örneğin hemen tüm batı sahil bandının CHP' de olması, CHP' nin projeleri ve yönetim anlayışı için mi, yoksa çok açık bir şekilde Bağdat caddesinin, Alsancak' ın AKP toplumsal yaşam biçimi anlayışına katılmadığı için mi? Bu bant AKP ve benzeri eğilimler ile aynı mantıkda değil o nedenle tercihi farklı. Ayrıca CHP' nin kazanamasa da kendi genel oy ortalamasının üstüne çıktığı her yer -Ör: İstanbul- bu yaşam tarzı farklılıklarını içeriyor. Ama İç Anadolu ise mevcut eğilim ile aynı paralelde. Yarın herhangi bir nedenle AKP' nin bu eğilimin bir temsilcisi olmadığına karar verirse bir başka AKP çıkaracak ve seçecek.
Kuşkusuz ki uzun bir zaman dilimine yayılmakla beraber sağ eğilim biyolojik nedenlerle (doğum oranı bildiğiniz gibi sol! eğilimde düşüktür) tüm ülkede tek hakim görüş olacaktır gelecekte. Ülkemizde sağ eğilimin tek hakim görüş kalması da çok rahatsız edici olmayabilir. Ama orada da çağdaş sağ olamayışımız gerçeğini unutmamamız gerekiyor.
Şimdi o zaman ne yapmalıyız? Ya yeni bir sol çıkaracağız , ya mevcut sol değişecek. Bunun için öncelikle başarı anlayışımız oy sayı ve oranına odaklı olmaktan çıkacak en az üç dönem. Sonra çok açıkça nüfus nicelik / nitelik yapımızı nasıl bu coğrafyaya uyduracağımızı, uydurmamız gerektiğini anlatmaya başlayacağız. Eğitim sisteminden (örneğin her ile Üniversite açma fikrinden vazgeçeceğiz), kentleşme (örneğin AVM yapımına izin vermeyeceğiz) anlayışımıza kadar günlük hayatımızın her anını değiştirecek projeler oluşturacağız. Kabuğumuzdan çıkıp dünya ölçeğinde karbon salımına kadar her konuda yeni kriterleri biz yaratacağız. Hemen yarın bu projeler için gölge kabinemiz oluşacak. Bu kabineye engelli sorunları, su, deniz bakanlıklarını ekleyip çalışmaya başlayacağız. Ve tüm bunlar herkesin kısa vadeli çıkarlarına istesenizde istemeseniz de dokunacak. Şu anda o beğenmediğimiz % 20-30 bandının da kaybedilme olasılığı da başlayacak. Ama bu ülkede umut da filizlenmeye başlayacak. Biz bunu yapabilirmiyiz ? Aklınız kesiyor mu?